Yeni çıkanlar

Yeni çıkanlar
Yeni çıkanlar
Haber: ERKAN CANAN / Arşivi

ANNESİNİN KIZI
Güler Sarıgöl Köymen, Boyut Yayınları, yemek, 338 sayfa

Güler Sarıgöl Köymen ‘Annesinin Kızı’nda, kendi çocukluk hikâyelerini, annesinin yemek tarifleriyle okurlarına aktarıyor. Yazar, annesinden devraldığı geleneksel lezzet sırlarını anlatırken, çalışmasını kırk anne ve kızın öyküleriyle de zenginleştiriyor. Köymen, kitabının ilk bölümünde, İzmir’in Ödemiş ilçesindeki çocukluk anılarına ve annesinin geleneksel yemek tariflerine yer veriyor ve bunları, yörenin yerel özdeyişleriyle harmanlıyor. Yazar ikinci bölümde ise, kırk farklı anne-kızın sandıklarından çıkan yemek örtüleri ve yemek aksesuarlarıyla hazırlanan yemekleri, geçmiş dönem hikâyeleri eşliğinde sunuyor.

ELEŞTİREL PSİKOLOJİ
Dennis Fox, Isaac Prilleltensky ve Stephanie Austin, çeviren: Eda Erdener, Melih Barsbey, Güneş Kayacı Sevinç vd., Ayrıntı Yayınları, psikoloji, 592 sayfa

Üç yazarlı ‘Eleştirel Psikoloji’, verili adaletsizliği sürdüren ve bencilliği öne çıkaran toplumsal kurumları desteklediği için anaakım psikolojiyi eleştiren makalelerden oluşuyor. Kişilik kuramları, klinik psikoloji, sosyal psikoloji ve topluluk psikolojisi gibi, psikolojisi alanının tartışılagelen konuları ile psikolojinin tanımladığı şekliyle ırk ve ırkçılık, sınıf, toplumsal cinsiyet ve sömürgecilik gibi kavramları yeni baştan değerlendiren yazarlar, psikoloji ve toplumsal normlar arasındaki, güçlünün lehine, güçsüzün aleyhine olan kötücül işbirliğini ifşa ettiği gibi, özgürleştirici alternatifler de sunuyor.

ORGANİK BAHÇE REHBERİ
Gülnar Önay, İnkılap Kitabevi, hobi, 167 sayfa

Görsel zenginliği ve baskı kalitesiyle öne çıkan ‘Organik Bahçe Rehberi’, amatörler için organik bahçe hakkında bilinmesi gereken her şeyi anlatıyor. Kitapta, iklime göre bahçe düzenlemek, toprağın ihtiyaçlarını yerine getirmek, suyu ölçülü kullanmak, suya göre bahçe hazırlamak, bahçe atıklarını değerlendirmek, biyolojik çeşitliliği sağlamak, kimyasal ürün kullanmadan bahçeyi korumak gibi, bir doğal bahçe bahçıvanının ihtiyaç duyduğu birçok konuda öneriler yer alıyor. Çalışma, bahçesinin doğal olması için kolları sıvarken, insanlık için de iyi bir şey yapmaya hevesli doğa tutkunlarına ziyadesiyle hitap ediyor.

HİKÂYEN VARSA KAZANIRSIN
Peter Guber, çeviren: İclâl Büyükdevrim Özçelik, Boyner Yayınları, iş dünyası, 262 sayfa

Peter Guber, iş yaşamında karşıdaki insanı ikna etme konusunda, rakamları ve tabloları yetersiz bulmuş olacak ki, bu verileri isabetli hikâyelerle kurgulamak gerektiğini düşünmüş. Guber, hedef kitleyi ikna etmede işe yarayacak, onlarla duygusal ve kişisel bağ kurulmasını sağlayacak hikâyelerin nasıl anlatılabileceğini ele alıyor. Kitabın ilk bölümünde, hikâyenin neden önemli olduğu ve şirketlerin kendilerine ait hikâyelere neden sahip olması gerektiği konuları açıklanırken, ikinci bölümde de, hikâyeyi hazırlamak, kurgulamak, anlatmak, kısacası derli toplu bir hikâye kurmak için yapılması gerekenler anlatılıyor.

ZÜRAFANIN KURT İLE DANSI
Serena Rust, çeviren: Meltem Aslanoğlu, EME Yayıncılık, kişisel gelişim, 130 sayfa

Serena Rust ‘Zürafanın Kurt ile Dansı’nda, çiftler arasında iyi bir iletişimin nasıl kurulabileceği konusunda önerilerde bulunuyor. Çiftler arasında yaşanan tartışmaların, genellikle “haklı-haksız” veya “kazanan-kaybeden” ayrımlarıyla sonuçlandığını belirten Rust, nitelikli bir iletişim için tüm tarafların eşit değerlere sahip olması; zorlamadan ve hep haklı olma ısrarından vazgeçilmesi gerektiğini söylüyor. Rust, olumsuzlukların karşısına “şiddet içermeyen” iletişimi koyarak, empati ve anlayışa dayalı iletişimin nasıl kurulabileceğini, insanların duygularını, birbirini kırmadan nasıl ifade edebileceklerini anlatıyor.

MUSTAFA KEMAL’E MEKTUP
Celadet Alî Bedirxan, hazırlayan ve transkripsiyon: Mithat Kutlar, Avesta Yayınları, siyaset, 104 sayfa

Çağdaş Kürt düşüncesinin önemli entelektüellerinden Celadet Alî Bedirxan ‘Mustafa Kemal’e Mektup’u, 1933 yılında kaleme almış. Bedirxan mektubunda, bu dönemdeki baskı politikaları sonucunda Kürtlerin yaşadığı sürgün hayatını; Cumhuriyet’in Kürt aydınlarını hedef aldığı ve tarihte 150’likler olarak bilinen kara listeyi ve Kürt aydınlarına yönelik gündeme getirilen “af” söyleminin ne denli samimiyetten uzak olduğunu anlatıyor. Kürt sorununa dair sosyolojik ve siyasal tespitler barındıran Bedirxan’ın mektubu, Cumhuriyet’in ilk yıllarından günümüze, sorunun çözümü konusunda pek bir aşama kaydedilmediğini gözler önüne seriyor.

LAZURİ NOTKVAMEPE
Kâmil Aksoylu, Genesis Kitap , dil, 216 sayfa

Laz dili ve kültürü üzerine yapılan araştırmalar çok yeni sayılır. Zira Laz kültürü hareketi, 1993 yılında OGNİ dergisi süreciyle başlamıştı. Yirmi yıllık süreçte dil ve kültür alanında önemli çalışmalar yapılmış olsa da, bu alanlarda bilgi, kaynak ve arşivlerin oluşturulması konusundaki çalışmalar yetersiz. İşte Kâmil Aksoylu ‘Lazuri Notkvamepe’de, bu konuda değerli bir adım atıyor. Yazar, Türkiye’nin kadim dillerinden Lazcanın deyimlerini ve atasözlerini açıklıyor; Laz dili ve alfabesi ve Laz alfabesinin kullanımı gibi konularda okuyucularını aydınlatıyor. Kitapta, bin 200 civarında deyim ve atasözü yer alıyor.

TRANS ERKEK
yayına hazırlayan: Aras Güngör, Pembe Hayat LGBT Dayanışma Derneği Yayınları, cinsellik, 154 sayfa

Türkiye ve dünyada trans erkek, yani kadından erkeğe dönüşen insanların görünürlüğü daha az. Aras Güngör’ün yayına hazırladığı ‘Trans Erkek’, trans erkeklerin deneyimlerini okurlara sunuyor. Yedi tanıklığın yer aldığı kitapta trans erkekler, cinsel kimlikleriyle ilgili ilk bilinçlenme dönemlerini, ailelerinde ve toplumsal alanda bunu ifade etme konusunda yaşadıkları başlıca sıkıntıları paylaşıyor. Kitapta söz konusu tanıklıkların yanı sıra, trans erkeklerin tıbbi süreçlerini, trans geçiş sürecinin hukuki boyutlarını ve bilinen ilk trans erkek eylemi olan Jack Bee Garland’ın hikâyesini anlatan yazılar da yer alıyor.

HAVANA BİLDİRİLERİ
Fidel Castro, çeviren: S. Murat Şaşzade, Doruk Yayınları, siyaset, 152 sayfa

Doruk Yayınları’nın ‘Devrimler’ dizisi, bir ayaklanma döneminde merkezi rol oynamış kilit isimlerce yazılmış klasik metinlerden oluşuyor. Dizinin elimizdeki kitabı da, ABD’nin Küba üzerinde kurmaya çalıştığı muazzam baskıya karşı, Fidel Castro’nun Latin Amerika toplumunu harekete geçirmek için tasarladığı bir dizi konuşmayı, ‘Havana Bildirileri’ başlığıyla sunuyor. ABD’nin tezgahlarına yanıt veren buradaki bildiriler, barışçıl bir sivil mücadele için yapılması gerekenleri anlatıyor. Küba tarihi ve devriminin bir kronolojisinin de yer aldığı kitap, Tarık Ali’nin, Devrim’in Küba ayağına odaklandığı bir önsözle açılıyor.

ADALET SAVAŞÇISI
Doğan Yurdakul ve F. Cengiz Erdinç, Kırmızı Kedi Yayınları, anı, 256 sayfa

İki yazarlı ‘Adalet Savaşçısı’, Adnan Menderes’in avukatlığını üstlenmiş Burhan Apaydın’ın anılarından oluşuyor. Bilindiği gibi Burhan Apaydın’ın kardeşi Orhan Apaydın da, Barış Derneği’nin sanıkları arasındaydı. Ayrıca Apaydınlar, gazeteci Uğur Mumcu’dan Dündar Kılıç’a ve Kürt İdris’e, pek çok kritik davada savunma tarafında yer almıştı. Burhan Apaydın, kendisiyle birebir yapılan söyleşilerle ortaya çıkan bu kitapta, çocukluk yıllarını, babası Ağır Ceza Reisi Ali Rıza Bey’in bir faili meçhul cinayete kurban gidişini, eğitim yıllarını, Yassıada duruşmalarını, siyaset günlerini ve savunmasına katıldığı meşhur davaları anlatıyor.

TAHT ŞEHRİNDE ZAMAN
Erk Acarer, Sayfa6 Yayınları, roman, 485 sayfa

Erk Acarer, 17. yüzyıl İstanbul’unda geçen bu romanında, kaderini sorgulayan karakterleri üzerinden varoluşçu bir hikâye anlatıyor. 4. Murad’ın ölümünden sonra tahta çıkan İbrahim, öldürülme korkusuyla delirmiştir. İmparatorluğu yöneten Kösem Sultan ise, bu durumdan faydalanır. Yine bu esnada, imparatorluğun en korkulan kişisi Cellatbaşı Ali sürekli kelle almakta, şehri bir suç imparatorluğuna dönüştürmüş Sarı Ali de, yer altındaki sarayında işkenceler yapmaktadır. Fakat bu esnada, padişahın gözdesi cüce Behlül’ün yaşadığı bir olay, hem kendisinin hem de romanın diğer karakterlerinin hayatını tümüyle değiştirecektir.

SÜRYANCA DİLBİLGİSİ
Mehmet Çelik ve Mehmet Sait Toprak, Atılım Üniversitesi Yayınları, dil, 418 sayfa

Uzun soluklu bir akademik çalışmanın meyvesi olan ‘Süryanca Dilbilgisi’, aynı dil ailesine mensup Arapça ve İbranice’den yararlanarak Süryanca’nın gramatik kurallarını ortaya koyuyor. Süryani dili ve edebiyatının tarihi süreçteki evriminin anlatımıyla açılan kitapta, Süryani alfabesi, harf sistemi, telaffuz kuralları; Süryanca isimler, zamirler, ayrılmaz takılar, tümleç, sıfatlar ve son ekler gibi konular ele alınıyor. Kitabın devamında, Süryanca filler ile okurun fiil yapısını tam olarak kavrayabilmesi için hazırlanmış fiil çekim tabloları yer alıyor. Kitaba, Süryanca-Türkçe ve Türkçe-Süryanca bir sözlük de eklenmiş.

LEONARDO’DAN HEGEL’E BATI DÜŞÜNCE TARİHİ
, Jacob Bronowski ve Bruce Mazlish, çeviren: Elvan Özkavruk Adanır, Say Yayınları, tarih, 694 sayfa

‘Leonardo’dan Hegel’e Batı Düşünce Tarihi’, Batı’nın Rönesans’tan 19. yüzyılın başlangıcına kadar geçen döneminin düşünsel gelişim sürecini açıklıyor. Kitapta, Batı’nın Ortaçağ’dan silkinişi, muhalif düşüncenin gelişimi ve büyük devrimler çağı, Leonarda da Vinci, Galileo, Rousseau, Adam Smith ve Hegel gibi önemli düşünürlerin fikirleri üzerinden izleniyor. Batı düşünce tarihini dört yüz yıllık bir zaman diliminde izleyen çalışmanın, bu geniş tarihi, siyaset ve felsefe gibi tek bir düşünce alanıyla sınırlı tutmayarak düşünce evreninin başka alanlarını da kapsayacak şekilde irdelemesiyle özgün olduğunu söyleyebiliriz.

KADININ IŞIĞI
Romain Gary, çeviren: İsmail Yerguz, Agora Kitaplığı, roman, 127 sayfa

Romain Gary, ya da takma adıyla Emile Ajar ‘Kadının Işığı’nda, bir çiftin aşkından yola çıkarak kadın-erkek ilişkilerinin derinliklerine iniyor. Romanın merkezinde yer alan Yannik ile Michel, birbirlerine tutkuyla bağlıdır. Kısa süre sonra ikili, beraber yaşamaya başlar. Fakat Yannik ve Michel, kötü bir gelişmenin, acımasız bir doğa gerçeğinin ertesinde ayrılır. Şimdi ikisi de mutsuz, umutsuz bir hayat sürerken, kendilerini ayıran engelleri sorgulamaya başlayacaktır. İkili, aşkları için, çok zorlu ve trajik de olsa, onları birbirinden ayıran yazgıları ve doğanın baş edilemez çelişkileriyle yüzleşmeye koyulacaktır.

BİYOKAPİTAL
Kaushik Sunder Rajan, çeviren: Ayşe Deniz Temiz, Metis Yayınları, siyaset, 368 sayfa

Kaushik Sunder Rajan, ABD ve Hindistan’da genom araştırmaları ve ilaç geliştirme piyasalarına dair kapsamlı bir etnografya çalışmasıyla desteklediği ‘Biyokapital’de, biyoteknoloji ile piyasa güçlerinin, ya da yazarın tanımladığı şekliyle “bilim ve teknoloji kapitalizminin” çağdaş dünyayı nasıl şekillendirdiğini irdeliyor. Bunu yaparken, Foucault’nun biyo-politik kavramsallaştırması ile siyasal iktisat, emek, değer, meta biçimi ve mübadele süreçlerine yönelik Marksist yorumları harmanlayan Rajan, yaşam bilimleri ve sermayenin, farklı maddilik ve soyutluk düzlemleri arasındaki ilişkiler sonucunda meydana geldiğini savunuyor.

DÖNÜŞ YOLU
Erich Maria Remarque, çeviren: Burhan Arpad, Everest Yayınları, roman, 296 sayfa

Erich Maria Remarque, ünlü romanı ‘Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok’ ile savaşın yıkıp yok ettiği bireyi anlatarak güçlü savaş karşıtı metinlerden birine imza koymuştu. Remarque, bu romanın devamı olan elimizdeki eserinde ise, 1. Dünya Savaşı’ndan sonra ülkelerine dönen askerlerin, doğup büyüdükleri topraklara duydukları yabancılaşmayı, toplumla yaşadıkları uyuşmazlıkları anlatıyor. Savaşın yıkıcılığının izlerini taşıyan, onca ölüme tanıklık ettiklerinden yaşamın anlamını sorgular hale gelmiş askerler, toplumdan büyük bir kopuş yaşamakta, askerlikteki hiyerarşik düzenin sona erdiğini bir türlü kabul edememektedirler.

MARX’IN KAPİTAL’İNİN OLUŞUMU
Roman Rosdolski, çeviren: Cumhur Atay ve Münevver Çelik, Otonom Yayıncılık, inceleme, 604 sayfa

Roman Rosdolski ‘Marx’ın Kapital’nin Oluşumu’nda, Karl Marx’ın ünlü eseri ‘Kapital’deki politik ekonomi teorisinin ve yönteminin nasıl şekillendiğini araştırıyor. Rosdolski, ‘Kapital’de yer alan kavramları da, Marx’ın ‘Alman İdeolojisi’, ‘Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı’, ‘Artı-Değer Teorileri’, ‘Felsefenin Sefaleti’ ve ‘Grundrisse’ kitaplarından hareketle açıklıyor. Rosdolski, değer, artı-değer, sermaye, emek, ücretli emek, meta, değişim değeri, kullanım değeri, kriz, üretim, dolaşım, yeniden üretim gibi kavramların, Marx’ın eserlerinin hangisinde, nasıl ve hangi bağlamlar içinde ele alındığını da araştırıyor.

GELECEĞE YAZILMIŞ MEKTUP: 1968 DERBY İŞGALİ
Zafer Aydın, Sosyal Tarih Yayınları, tarih, 296 sayfa

Zafer Aydın ‘Geleceğe Yazılmış Mektup’ta, Türkiye işçi sınıfı tarihinin simgesel eylemlerinden biri olan ve 1968 yılının 4-10 Temmuz’u arasında gerçekleştirilen İstanbul’daki Derby Lastik Fabrikası işgalini anlatıyor. İşgalin amacı, Lastik-İş üyesi işçilerin, sendika seçme özgürlüğünü kullanmak için referandum yapılması taleplerinin yerine getirilmesiydi. Eyleme katılan işçilerin, sendikacıların ve eylemle dolaylı bir şekilde ilişkilenmiş gençlik hareketinden isimlerin tanıklıklarına başvuran Aydın, işgalin öncesi ve sonrasını kapsamlı bir şekilde anlatıyor; işgalin işçi hareketine kazandırdıklarını analiz ediyor.

RÜYADA TERAKKİ VE MEDENİYET-İ İSLAMİYEYİ RÜYET
Molla Davutzade Mustafa Nazım Erzurumî, çeviren ve hazırlayan: Engin Kılıç, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, anlatı, 366 sayfa

Türk ütopya edebiyatının erken örneklerinden olan bu anlatı, 1913 yılında yayımlanmış. Klasik edebiyatın türlerinden olan ‘Babnâme’ geleneğine uygun olarak rüya biçiminde kurgulanan kitap, kurmaca olmakla birlikte roman veya öykü gibi türlere dahil edilemeyecek denli çok konu çeşitliliği barındırıyor. Erzurumî, temel ideolojik yönelimi olan İslamcılığın izlerinin yoğun bir şekilde görüldüğü anlatısında, uykudaki “ben anlatıcı”sının rüyası aracılığıyla yirmi dördüncü yüzyıldaki İstanbul’a gidişini anlatıyor. Bir yandan şehri dolaşan kahramanımız, öte yandan burada hüküm süren “medeniyetin” gelişmişliğine tanık olacaktır.

BATI’NIN İNSAN DOĞASI YANILSAMASI
Marshall Sahlins, çeviren: Emine Ayhan ve Zeynep Demirsü, bgst Yayınları, antropoloji, 133 sayfa

Antropolog Marshall Sahlins ‘Batı’nın İnsan Doğası Yanılsaması’nda, her türden kültürel biçimi, doğuştan gelen rekabetçi eğilimle açıklayan ve şimdilerde Amerika’da çok rağbet gören genetik belirlenimcilikle hesaplaşıyor. Yazar esas olarak, Eski Yunan’dan modern çağa kadar süregelen Batı’nın “insan doğası” anlayışını sorguluyor. Sahlins, insanı menfaati için her şeyi yapabilecek, ihtiraslı bir varlık olarak tanımlayan Batılı anlamda “insan doğası”nı, ilkel toplumun insana bakışıyla karşılaştırıyor ve Batı toplumları dışında hiçbir toplumun böyle bir “insan doğası” anlayışına sahip olmadığını gözler önüne seriyor.

JUNKY
William S. Burroughs, çeviren: Gonca Gülbey, Altıkırkbeş Yayınları, roman, 261 sayfa

William S. Burroughs’un ilk romanı ‘Junky’, onun eroin deneyiminin ilk yıllarının bir kaydı olmasının yanı sıra, bir dizi farklı Amerikan yeraltı kültürünü hüküm sürdükleri alanlar ve alışkanlıklar çerçevesinden yansıtıyor. Bir uyuşturucu bağımlısının itirafları üzerinden ilerleyen kurgu, bağımlının eroinle ilişkisine, madde edinmek için başvurduğu yollara ve Amerikan yeraltı dünyasında yolunun kesiştiği sıra dışı tiplere uzanıyor. Romanın 50. yıl özel baskısının baz alındığı bu çeviride, Oliver Harris’in romana ilişkin tarihsel bir giriş yazısı ile Burroughs’un roman yayımlanırken çıkarmış olduğu bölümler yer alıyor.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ÜZERİNE
Karl Marx, çeviren: Önder Kulak ve Kurtul Gülenç, Dipnot Kitabevi, siyaset, 114 sayfa

Gazetecilik yönü de bulunan Karl Marx’ın, kendine has hümanizması ve diyalektik akıl yürütmesiyle yazdığı ‘Basın Özgürlüğü Üzerine’, sözünü sakınmayan üslubuyla gerçek bir polemikçi metin. Marx, özgürlük, basın özgürlüğü ve sansür gibi Türkiye’de bilhassa son dönemlerde yakıcı bir hal almış konuları, bize yüz elli yıl önceden seslenerek tartışmaya açıyor. Marx’ın tanımına göre basın, bireylerin kendi tinsel varlıklarını gözler önüne sermeleri için en genel biçimdir. Zira sadece özgür bir basın, halk tininin sahici bir ifadesi olabilir. Kitabın Türkçe çevirisi, Haluk Gerger ve Theodor Ozierman’ın yazılarıyla sunuluyor.

DÜŞLER, DÜŞLEMLER VE MASALLAR
derleyen: Nilgün Taşkıntuna ve Yeşim Korkut, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikanaliz, 195 sayfa

Psikanalitik Bakışlar-IV sempozyumunda yapılan konuşmaların derlendiği ‘Düşler, Düşlemler ve Masallar’, yerli ve yabancı analistlerin düşüncelerini bir araya getiriyor. Kitapta bir araya getirilen yazılarda, düşlerde aktarım; rüya analizinin öznelleştirici ayna işlevi; psikanalizin bazı para-mitolojik öncülleri; düşlem oluşturmada anlatıcının rolü; günümüz insan doğasını anlamada Gılgamış destanının işlevi; antik uygarlıkların rüyalarının araştırılmasında psikanalitik yaklaşımın ne gibi imkânlar sunduğu; masallardaki kardeş rekabeti ve bir terapötik direnç olarak Külkedisi düşlemi gibi ilginç konular irdeleniyor.

SENARYO ANATOMİSİ
John Truby, çeviren: Funda Uncu, Dharma Yayınları, rehber, 480 sayfa

Hollywood’da senarist ve öykü danışmanı olarak görev almış John Truby ‘Senaryo Anatomisi’nde, senaryoyu olay örgüsü, karakter, sembolizm ve diyalog gibi yönleriyle anlatarak, iyi bir öykünün nasıl işlediğini ve bunu yaratacak teknikleri açıklıyor. Yalnızca senaryo değil, roman, tiyatro oyunu, televizyon için piyes ve kısa öykü gibi farklı türler ortaya koymak isteyen okurları hedefleyen Truby, öykü yapısının temel yedi adımını, karakter oluşturmayı, hikâyede bulunacak ahlaki savı, öykünün geçtiği yeri, öykünün sembol dokusunu ve öykünün olay örgüsünü adım adım anlatıyor, ayrıca her bölümün sonunda egzersizlere yer veriyor.

MÜŞAVİR PAŞA’NIN KIRIM HARBİ ANILARI
Sir Adolphe Slade, çeviren: Candan Badem, İş Kültür Yayınları, anı, 496 sayfa

1853 yılı Ekim ayında önce Osmanlı Devleti ile Rusya arasında başlayan, devamında da İngiltere, Fransa ve Sardunya Krallığı’nın savaşa katılımıyla bir Avrupa savaşına dönüşen Kırım Harbi, birçok tarihçiye göre ilk modern savaş. İşte elimizdeki kitap, Kırım Harbi’nde Osmanlı’ya hizmet eden Sir Adolphe Slade’in ya da Osmanlı donanmasındaki adıyla Müşavir Paşa’nın bu önemli savaşa dair anılarından oluşuyor. Savaş boyunca hem hizmet ettiği Osmanlı donanmasında hem de karada birinci elden gördüklerini ve işittiklerini anlatan Müşavir Paşa’nın anıları, güçlü gözlemleriyle olduğu kadar edebi üslubuyla da dikkat çekiyor.