Yeni çıkanlar

Yeni çıkanlar
Yeni çıkanlar
Haber: ERKAN CANAN / Arşivi

İYİLERİN YANINDA
Vandana Shiva, çeviren: Çağrı Ekiz, Sinek Sekiz Yayınevi, ekoloji, 150 sayfa

Hindistanlı Vandana Shiva, kuantum fizikçisiyken, kariyerini bir yana bırakıp, hayatını tümüyle doğa için mücadeleye ayırmış. Bir doğa tutkunu olmasının yanı sıra, üniversitelerde ekoloji, feminizm ve küreselleşmeyle ilgili dersler veren Shiva, Time dergisi tarafından “Çevre kahramanı” olarak ilan edilmiş, Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilmişti. İşte bu kitap , Himalayalar’daki küçük bir köyden çıkarak ekoloji konusunda dünyanın önde gelen isimlerinden biri haline gelen Shiva’nın ilk ağızdan anlatımlarına dayanıyor. Shiva, otuz yıllık mücadelesini anlatırken, okurlarını da çevre öğretisi konusunda aydınlatıyor.

DOĞA FOTOĞRAFÇISININ EL KİTABI
Tarık Yurtgezer, Say Yayıncılık, fotoğraf, 112 sayfa

‘Doğa Fotoğrafçısının El Kitabı’, Tarık Yurtgezer’in yirmi yılı aşkın bir süredir yürüttüğü doğa fotoğrafçılığı çalışmalarının neticesi. Doğada fotoğraf çekmek için uzun mesafeler kat etmenin, okyanusları aşmanın gerekmediğini ortaya koyan Yurtgezer, bu alanda çalışmak isteyenlerin nereden başlayacağını pratik bir şekilde anlatıyor. Doğa fotoğrafçılığının hangi konuları kapsadığı; pozlama, ışık, objektif ve filtrelerin kullanımı; manzara fotoğraflarının çekimi; yakın plan çekiminin olmazsa olmazları; yabanıl hayvan fotoğrafçılığı konusunda öneriler ve kompozisyon konusunda ipuçları, kitabın ana konuların oluşturuyor.

ASİMETRİK VAKALARDA KIBLE TAYİNİ
Kenan Çamurcu, Destek Yayınları, siyaset, 694 sayfa

Kenan Çamurcu ‘Asimetrik Vakalarda Kıble Tayini’nde, günümüz Türkiye ’sinin muhafazakar atmosferini kapsamlı bir eleştiriye tabi tutuyor. 2008’de başlayan “yeni Türkiye’nin” inşasının, 2012 itibariyle tam bir kapalı rejime evrildiğini söyleyen Çamurcu, muhafazakar tek parti rejiminin, siyasî ve sosyal iradesini seferber ederek resmi görüş dışındaki farklı ve alternatif düşünce ve değerlendirmelerin kendini ifade etmesine sansür uyguladığını savunuyor. Çamurcu, bu tespitlerinden hareketle, Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu, siyaset, sosyoloji, din ve iktisat gibi farklı çerçevelerden değerlendirmeye koyuluyor.

İKRA
Mehmet Emin Güneş, Cinius Yayınları, roman, 207 sayfa

Uzun yıllardır hekimlik mesleğini yürütmekte olan Mehmet Emin Güneş, kanser tedavisi olan hastalarının ameliyatlarına da girmiş. Güneş, kimi insanların hastalıktan hayatlarını kaybettiklerine tanık olmuş; bunlardan bazılarının onun yakın akrabaları oluşu da, bu durumdan fazlasıyla etkilenmesine neden olmuş. Bu süreçte deneyimlediklerinden hareketle elimizdeki romanı kaleme alan Güneş, bu amansız hastalıkla boğuşan ve tedavi olmak için hastaneye gelen insanların psikolojisini, onların yakınlarının yaşadıklarını ve bu esnada bir hekim ve bir insan olarak giriştiği sorgulamaları tasavvufi bir çerçeveyle okurlarına sunuyor.

GİT KENDİNİ BECER
Elmas Türk, Babil Yayınları, deneme, 328 sayfa

Elmas Türk ‘Git Kendini Becer’deki denemelerini, “sezgisel ve yaşamsal tecrübelerinin” yardımıyla kaleme aldığını söylüyor. Türk, teknolojinin gelişimiyle doğallığın yok olduğunu, yapay dönüşümlerin tümünü yitirmekte olduğumuz insanlığımızdan kalanları da tehdit ettiğini söylüyor. Yazar bu duruma karşı, bireyin yapacağı tek şeyin de, en başta kendine karşı isyan etmek olduğunu savunuyor. Yaşanmakta olan yabancılaşmanın farklı veçhelerini denemelerine konu olarak seçen yazar, acı, akıl çağı, başarmanın erdemi, delilik, kendi olmak, toplumsal hoşgörü, umut, yalnızlık ve zamanın ruhu gibi kavramları kendi cephesinden yorumluyor.

VALİ
Güngör Aydın, İmge Kitabevi, anı, 270 sayfa

Güngör Aydın, yetmiş yılı aşkın yaşamı içinde kaymakamlık ve valilik gibi yönetsel görevlerin yanı sıra, Mülkiyeliler Birliği, Halkevleri ve İnsan Hakları Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarında, Demokrasi Kurultayı, Anayasa Kurultayı ve Aydınlar Dilekçesi gibi aydın girişimlerinde demokrasi ve insan hakları savaşımı vermiş bir isim. Güngör, 1978’de Elazığ valiliği yaptığı sırada, Alevileri katletmeye hazırlanan gerici kitleyi, yetkilerini zorlayarak engellemiş ve büyük bir katliamın yaşanmasının da önüne geçmişti. Onun anılarından oluşan eldeki kitap, bu mücadeleci kişiliğin hikâyesini ilk ağızdan vermesiyle önemli.

YOKSULLARI NE YAPMALI?
Zafer Yılmaz, Dipnot Yayınları, siyaset, 420 sayfa

Zafer Yılmaz elimizdeki nitelikli çalışmasında, on dokuzuncu yüzyıldan bu yana sosyal bilimlerin önemli araştırma konularından biri olan yoksullar ve yoksulluğa odaklanıyor. Bu alanda yapılan çalışmaların çoğunda görüldüğü gibi, yoksulluğun, ekonomi ve sosyoloji çerçevesinden ziyade siyasal bir bakış açısıyla incelendiği kitap, belirsizlik, güvencesizlik, risk gibi kavramların yoksulluğa ilişkin sorunsalı nasıl ve niçin belirlediğini, bu kavramlar aracılığıyla yoksullarla nasıl mücadele edildiğini ve çalışma ilişkilerini belirsizleştirici süreçlerin günümüzde nasıl ve niçin yaygınlaştırıldığını araştırmasıyla ilgi çekiyor.

AŞK PERİSİ’NE GÖZLÜK
Zerrin Soysal, Yitik Ülke Yayınları, roman, 279 sayfa

Zerrin Soysal, bir önceki romanı ‘Yedi Gün Duası’nda, iki aşığın yaşadıkları üzerinden, kadın-erkek ilişkilerinin kendine has yönlerini tasvir etmişti. Yazar, ‘Aşk Perisi’ne Gözlük’te de, yine kadın-erkek ilişkilerini, bu sefer evlilik kurumunu merkeze alarak irdelemeye devam ediyor. Romanın başkahramanları olan Mümtaz ile Nihan’ın yolları, ilk olarak iş yerinde kesişir. Roman, bu iki insan arasında yaşananlardan hareketle, aşkın ne olduğunu, ölene dek aşık kalmanın mümkün olup olmadığını, evlilik kurumunun çelişkilerini ve aşkın, önüne çıkan engellerin nasıl üstesinden geldiğini, mizahi bir üslupla kaleme getiriyor.

ARAYIŞ
Nahit Duru, İmge Kitabevi, anı, 280 sayfa

Ulus gazetesinde mesleğe başlayan Nahit Duru’nun gazetecilik macerası, Toplum dergisi, Hürriyet, Barış, 7 Gün dergisi ve Dünya gazetesi gibi mecralarda sürmüş. Duru, 12 Eylül’de Ecevit’in başyazarlığını ve yayın danışmanlığını yaptığı Arayış dergisinin yazı işleri müdürlüğü görevini de üstlenmişti. İşte bu kitap, darbe döneminde Duru ve arkadaşlarının, söz konusu dergiyi yayımlarken verdikleri demokrasi ve basın özgürlüğü mücadelesini anlatıyor. Duru, sıkıyönetim komutanlarından tehditler aldığı bu dönemi anlatırken, Bülent Ecevit, Ertuğrul Özkök, Oruç Aruoba ve Aydın Doğan gibi isimlerin çabalarına da yer veriyor.

GÖRÜNÜR ADAM
Chuck Klosterman, çeviren: Sevinç Kayır, İthaki Yayınları, roman, 252 sayfa

Chuck Klosterman ‘Görünür Adam’da, görünmez adam Y_ ile psikolog Victoria Vick’in görüşmelerinden hareketle, modern toplumun çelişkileriyle alay ediyor. Vick, yaptığı işten memnun olmayan, özgüven sahibi olmak konusunda sıkıntılar yaşayan bir psikologtur. Bir gün ofisine, ışığı yansıtıp kendisini görünmez kılan bir kostüm icat ettiğini iddia eden Y_ gelir. Y_, görünmezliği sayesinde, insanların yalnız kaldıkları anlarda ortaya koydukları gerçek kimliklerine tanık olmuş ve bu gözetlemeler onda suçluluk duygusu yaratmıştır. İkili arasında başlayan görüşme, Y_’nin insanların trajikomik hallerine dair gözlemleriyle devam eder.

BEN KAPICI SÜLEYMAN
Süleyman Yeter, Doğan Kitap, anı, 305 sayfa

Süleyman Yeter, en son Antalya’da bir apartmanda, on yılı aşkın bir süre kapıcılık yapmış. Yeter’in, Fikret Otyam’ın teşvikiyle yazdığı anıları, ilk başta sıradan gibi görünen olayları anlatırken, özünde onun zorluklarla dolu yaşamından ilgi çekici detaylar sunmasıyla dikkat çekiyor. Sekiz yaşında, tıp aleminde henüz tedavisi bulunmayan nörolojik bir hastalığa yakalanan Yeter, bu ağır hastalıkla inatla mücadele etmiş. Şimdi kırklı yaşlarında olan Yeter’in anıları, hem onun bir “engelli” olarak yaşadığı zor dönemleri hem de kapıcılık yaparken tanık olduğu ilginç insan hikâyeleriyle keyifli bir okuma vaat ediyor.

OSMANLI İMPARATORLUĞU’NDA MUHALLEFET VE MUŞRUİYETY
Florian Riedler, çeviren: Azize F. Çakır, Picus Yayınları, tarih, 192 sayfa

Florian Riedler elimizdeki çalışmasında, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemindeki çatışma ve muhalefet konularını ve bu doğrultuda Tanzimat döneminde, 19. yüzyılın ikinci yarısında vuku bulmuş birtakım komploları yakından inceliyor. Riedler, Fedailer Cemiyeti ve Kuleli vakası, Abdülaziz’e karşı yapılan başarılı darbe, Ali Suavi ve Çırağan baskını gibi komploları, bunları geri kalmış oluşumlar gibi ele alan daha önceki çalışmaların aksine, bu komploları meydana çıktıkları özel tarihsel bağlam içinde inceliyor ve bunların, süregelen Osmanlı siyasal kültüründeki muhalefet olgusuyla nasıl bir ilişkileri olduğunu irdeliyor.

FİKRET VE NEDRET
Güzide Sabri, Maya Kitap, roman, 282 sayfa

1886-1946 arasında yaşamış Güzide Sabri’nin, ilk olarak ‘Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi’ başlığıyla yayımlanan elimizdeki romanı, Fikret ve Nejat karakterleri arasındaki yasak aşkı anlatıyor. Genç kadın Fikret, doktor Nejat’a âşıktır. Fakat bu aşkın beraberliğe dönüşmesi, Nejat’ın evli ve iki çocuklu olması nedeniyle imkânsızdır. Bu aşk uğruna, bir ailenin parçalanmasına gönlü elvermeyen Fikret de, çareyi kaçmakta bulur. Fakat geçen günler, bu aşkın bir kader gibi onları izlediğini gösterecektir. Nejat ve Fikret’in aşkları, çocuklarına da miras kalacak ve bu güç sınavdan onlar da geçmek zorunda kalacaktır.

ACELESİ OLANLAR İÇİN 99 İCAT
Fredrik Colting, resimleyen: Marja Nyberg, çeviren: Aslı Kurtsoy Hısım, Say Yayınları, bilim, 100 sayfa

“790 bin yıl önce (hey gidi!), homo erektus demirle çakmak taşını birbirine vura vura ateş yakmayı başardı.” Fredrik Colting’in yazdığı, Marja Nyberg’in resimlediği elimizdeki kitap, ateşin nasıl icat edildiğini böyle anlatıyor. Adında da belirtildiği gibi kitap, dünya tarihinin en önemli 99 icadını, her birini tek sayfaya sığdırarak mizahi bir üslupla anlatıyor. Ok ve yay, dil, tekerlek, şemsiye, abaküs, dondurma, fırın, para, internet, matbaa, Google, sabır küpü, bebek bezi ve İngiliz anahtarı, bu icatlardan birkaçı. Kitabın, okurlarına bilgi vermesinin yanı sıra, makul mizah dozajıyla da onları cezbedeceğini söyleyebiliriz.

YETENEK YÖNETİMİ
Dinçer Atlı, Crea Yayıncılık, kişisel gelişim, 321 sayfa

Dinçer Atlı ‘Yetenek Yönetimi’nde, konunun akademik-kavramsal bir çerçevesini kurduğu kadar, çalışanlarının potansiyellerini açığa çıkarabilmek isteyen işletmelere de önerilerde bulunuyor. Yetenek yönetimi yaklaşımının ortaya çıkmasındaki faktörleri ele alarak kitabına başlayan Atlı, bilginin artan önemi, rekabet, küreselleşme, demografik değişimler ve çalışan profilinin değişiminin yetenek yönetimine etkilerini irdeliyor. Atlı devamında, yetenek kavramının psikolojik açılımını yapıyor ve örnek vaka incelemesi olarak Türk basın işletmelerindeki insan kaynakları bölümlerinin yetenek yönetimi uygulamalarını ele alıyor.