'Yeni Hayat' üzerinden Pamuk

'Yeni Hayat' üzerinden Pamuk
'Yeni Hayat' üzerinden Pamuk
'Okumanın Farkı' yapıbozumcu eleştirinin ışığında Orhan Pamuk'un romancılığının minyatürü 'Yeni Hayat'ı, dönemselleştirmeye gitmeden, doğrudan metnin kendisi üzerinden açıklamaya çalışıyor
Haber: CENGİZ ALKAN / Arşivi

Eğer iyi bir okur iseniz (ya da ‘Saf ve Düşünceli Romancı’yla aynı tarihlerde okurlara sunulan ‘Genç Bir Romancının İtirafları’nda Umberto Eco’nun tabiriyle ‘örnek okur’…), Orhan Pamuk’u beğenseniz de beğenmeseniz de Türk ve dünya edebiyatı tarihinde mühim bir yer tuttuğunu kabul edersiniz. İlle de karşılaştırma yapmadan, Tanpınar’ın, Kemal Tahir’in, Yaşar Kemal’in, Yusuf Atılgan ve Oğuz Atay’ın, Latife Tekin’in ve başka yazarların yanında değerlendirilebilecek bir önem bu. Her birinin yazarlığının farklı veçheleri öne çıksa da özellikle şu ‘kanon’ meselesinde pek tartışılır değiller. Benzerlik ve farklılıkları epey tartışılır ama kuşbakışı ortak yanları bu kadar önemsememize rağmen haklarında doyurucu nitelikte (özellikle de ‘nicelikte’) yeterli çalışmanın olmaması. Denebilir ki edebiyat eleştirisi özellikle romanın ‘bereketi’yle kıyaslandığında pek zayıf. Eh, yazmak isteyen kalem insanları için de pek ‘gelecek vaat etmediği’ malum. Yoğun bir emek istiyor, buna mukabil karşılığı pek zayıf.
Her şeye rağmen ‘eleştiri’ üzerinde diretenler de yok değil. Hiç olmazsa olana bakmalı. Ahmet Sait Akçay’ın ‘Okumanın Farkı’ adlı çalışması bu çabalardan biri. 

Yapıbozumcu eleştiri
‘Okumanın Farkı’, Orhan Pamuk’un 1994 yılında yayımlanmış romanı ‘Yeni Hayat ’ı merkeze alsa da hem Pamuk’un romancığı (ya da ‘Orhan Pamuk romanları’) hem de edebi metinlerin kültürel değeri yerine edebi ve biçimsel değeri üzerine yaptığı vurgu açısından da önemli. Orhan Pamuk özelinde daha belirgin olan edebi eleştirinin yönünü yazarın belirlemesine itiraz ediyor Akçay. Pamuk’un metinlerinin eleştirelliğine “kültürel bir değer atfederek, yakın tarih okumasına girişildiğini”, oysa bu metinlerin “ana yapısı kültürel sorunsallarla değil yazının sorunsallarıyla ilişkilendirildiğinde anlamlandırılabileceğini” söylüyor.
Türkiye’de edebiyat eleştirisinde ana yönelimin özellikle Eagleton’la birlikte daha fazla okurla buluşan ‘tarihselci okuma’ perspektifi olduğu düşünülürse postyapısalcı eleştirinin kendine yer açma çabasının ürünlerinden biri diye de değerlendirilebilir ‘Okumanın Farkı’. Açıkçası bu ‘yer açma çabası’nın da nesnel temelleri var: Yalnızca edebiyat değil daha genel olarak sanat yapıtının-ürününün açıklaması-eleştirisi yapıtın dışında aranmasının hâlâ ağırlıklı bir yeri var; eleştiri yapıtın-ürünün etrafında dolanıp duruyor ve çoğu zaman bir türlü ‘asıl mesele’ye gelmiyor. Sinema , müzik, (güncel) sanat…
‘Yeni Hayat’ sık sık kendisine referans veren döngüsel niteliğiyle Akçay’ın eleştiri yöntemi için epey olanak sunan bir metin. Yazarın çıkış noktası Barbara Johnson’ın Derrida’nın ‘fark’ kavramından yola çıkarak geliştirdiği ‘eleştirel fark’ kavramı: “Mevcut ayrımlar, tanımlar ya da konumlar arasında bastırılan farkların açığa çıkarılmasını hedefleyen bu okuma yöntemi en temelde ikili farkların yarattığı yanılsamalar üzerine kurulur.” Tabii yazarın kastettiği diyalektik karşıtlıkların bir senteze ulaşması değil, “bilakis karşıtlıkların yarattığı yanılsamalar içinde gelişen farkların izini sürmek.”
Malum, romanı okumamış pek çok kişinin de bildiği “Bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti” cümlesiyle başlar ‘Yeni Hayat’. Daha bu cümleden iki ‘farklı’ gerçeklik boyutu vardır romanın: Anlatıcının okuduğu kitabın ürettiği hayat ve roman boyunca deneyimlediği hayat. Akçay bu iki düzlem arasındaki ‘fark’ın metinde nasıl açığa çıktığını Roland Barthes’ın ‘okunur metin’ (okur tarafından tüketilen…) ve ‘yazılır metin’ (okurun bir üretici olarak metne katkı yaptığı işlem…) kavramsallaştırmasından yararlanarak açıklamaya çalışıyor romanı.
‘Okumanın kendisini sorunsallaştıran’ –pekâlâ da nahoş bir anlam atfetmeden ‘postmodern diyebileceğimiz metinlerden biri olarak ‘Yeni Hayat’ın bu kapsamlı eleştirel okuması, Orhan Pamuk romancılığını daha iyi anlamamız açısından oldukça kaydadeğer bir çalışma.
‘Okumanın Farkı’nı mutlaka okumak lazım.

OKUMANIN FARKI
Okumanın İmkânsız Alegorileri
Ahmet Sait Akçay
Pozitif Yayınları
2011, 120 sayfa
8.5 TL.