Yoksullukla eşitleyen sistem

Yoksullukla eşitleyen sistem
Yoksullukla eşitleyen sistem
'Kapitalizm Komada'da, hükümetlerin, şirketlerin taşeronu hâline dönüşmeleriyle birlikte oluşan adaletsizlik ve yıkım görünür kılınıyor
Haber: AYSEL SAĞIR / Arşivi

Hissizliğin, bencilliğin, yağma ve talanın altında kalan dünyadan güçlü sesler de duyuluyor. Bu sesleri, insanlığın yaşam alanlarını tek tek ellerinden alma konusunda bir hayli işgüzar gözüken büyük sermayeye karşı uyarı niteliğinde de algılayabiliriz. Alman Sol Parti Milletvekili, teorisyen Sahra Waganknecht, ‘Kapitalizm Komada’ adlı çalışmasında bu uyarıyı yapmıyor sadece, bir avuç ekonomi çetesinin milyonlarca insanın hayatıyla oynaması sonucu ortaya çıkan yıkımı da gözler önüne seriyor.
Kitap , Waganknecht’in 2002, 2003 yıllarını kapsayan makalelerinden ve inceleme yazılarından oluşuyor. Yazarın dokuz yıl önce sermayenin saldırganlığı sonucu –özellikle Ortadoğu ’da- oluşan tabloyla ilgili yaptığı öngörü de dikkat çekiyor. Zira Wagenknecht, 21. yüzyıl dünyasının oldukça görünür ama tanımlanmaya ihtiyacı olan halinin betimlemesini yapıyor. Yaklaşık iki yüz yıldır dünyaya hâkim olan kapitalist iktisadi yapının bugün geldiği nokta maalesef hiç de kolaycacık üstünden atlanacak bir tehlike olarak gözükmüyor. Söz konusu tehlikeyse, sömürünün, zulmün, adaletsizliğin neden olduğu ve olacağı felaketleri içeriyor. Bu tehlikeyi yaratanların tek tek isimlerini ise söylemeye gerek yok. Bu isimler kitapta icraatlarıyla birlikte sergileniyor. Tabii bütün mesele de azgınlaşan bir avuç sermayedarın tüm kamu alanlarını gasp etmesiyle eş zamanlı gelişen politik güçlerinde odaklanıyor. 

‘Sağ popülist demagoglar’
Küresel sermayenin milyonlarca insanın kaderiyle salt daha fazla kâr amacı için oynaması, onların açlığına, sefaletine, mutsuzluğuna neden olması Wagenknecht’ın yazılarının ana temasını oluşturuyor. Yazarın tespitleri ve analizleri sonucu ortaya çıkan görüntü ise yoruma gerek bırakmayacak kadar büyük bir netlik içeriyor. Teknik terimlerle gerçek anlamını saklayan ekonomik kararların, zorunluluk olarak dayatılan uygulamaların ardındaki tek gerçek ise bir hırsızlık olayı denilecek kadar basit bir nedene dayanıyor. Milyonların vergisini cebe indirerek onların kanını emen sermayedarların gerçeğine.
Başta Almanya olmak üzere diğer Avrupa ülkelerindeki ve Amerika’daki yönetimlerin uygulamalarından yola çıkan Wagenknecht, asıl olarak küresel sermayenin rolüne odaklanıyor. Zira tüm hükümetlerin uygulamaları sermayenin yönlendiriciliğinde hareket ediyor. Paranın gücü demokratik araçları kendi çıkarları doğrultusunda kullanırken, diğer satın alınan şeyler gibi seçim sonuçlarını da nasıl satın aldığı bir ayrıntı olarak öne çıkıyor. Gelişmiş Batı ülkelerinde gittikçe yığınsal bir gerçek haline gelen yoksulluğu, dağılan hayatları takip ettiğimiz kitapta, Batı ekonomisine bağımlı gelişmemiş ülkeler içinse ayrı bir parantez açılıyor. Ama yine de her iki ülkenin yoksulları için sonuç değişmiyor. Zira tüm kaynaklar üst düzeyde sermayedarların çıkarlarına hizmet ettiğinden, altlarda kalanlar birbirlerine benziyor.
Sermayenin alabildiğine azgınlaşan saldırısına yarattığı ‘terör’ bahanesinin de kitapta kalınca altının çizildiğini belirtmekte yarar var. Birleşik Devletler’in uzun menzilli füzeleri Kabil’de kadın ve çocukları vurarak beş bin sivilin ölmesine neden olurken, Taliban’ın Kabil’den silinmesi nedense en çok Unocal şirketinin önünü açıyor. USAID, şimdiye kadar en büyük ihaleyi, savaş sırasında zarar gören yol, köprü, enerji ve su sistemlerinin onarımı için Amerikan Bechtel firmasıyla imzalıyor. “Irak’a atılan Amerikan bombalarının neden olduğu yıkım, kendi taraftarlarına 600 milyon dolar” kazandırıyor.
Kapitalist yapının bugün geldiği aşamada neden olduğu felaketler saymakla bitmiyor. Wagenknecht ise tam da bu felaketleri doğru yere oturtarak, adres tespiti ve tanımlama yapıyor. Gerisi ise tüm bunlara muhatap olan yığınlara kalıyor. Yani geniş kitlelerin “sosyal haklarının güvence altına alındığı ve insan onuruna yakışır bir yaşam taleplerini korkusuzca dile getirmeleri”ne.

KAPİTALİZM
KOMADA
Sahra Wagenknecht
Çeviren: Emre Ertem, Emre Şahin
Yordam Kitap
2011, 191 sayfa, 12 TL.