Zen ve kılıç sanatı

Zen ve kılıç sanatı
Zen ve kılıç sanatı
Takuan Soho'nun 'Engellenemeyen Zihin'i, zihni bağlılık ve bağımlılıklardan özgür kılmanın cazibesi üzerine odaklanmış bir eser
Haber: Ramazan Kandöken / Arşivi

Sabit kalmak zihnin bir mesele tarafından alıkonulmasıdır. Zihin bedenden kurtulur ve harekette bağımsız olursa hamleye yanıt verebilir. Sabit kalmak, yanılgıdır ve cahil kalmanın nedenidir. Zira sabit kalmak demek; hareketsizlik ve durağanlıkla eş değerdir. Takuan Soho ‘Engellenemeyen Zihin’de, zihnin durması halinde yenilginin kaçınılmaz olduğunu belirtiyor. Yani zihnin hareketi, akan su gibi, dolaşımını sürdürmezse, bu, en basit tabiriyle düşman karşısında, onun bir hamlesiyle ilgilenmek olur ve yenilgiyi getirir.
‘Engellenemeyen Zihin’, zihni bağlılık ve bağımlılıklardan özgür kılmanın cazibesi üzerine odaklanmış bir esen… Takuan Soho, sürekli hareket halindeki zihnimizi, bir elinde, çoğunlukla sanatsal ve felsefi açıdan cehaletimizi kesmek için kılıç tutan, diğerindeyse tutku ve zaaflarımızı bağlamak için bir ip taşıyan ve böylece zihnimizi bu tür düşüncelerden bağımsız kılan Budist Hint tanrısı Fudo Myo ile simgeleştirmiş. Alanlar değişse bile prensiplerin uyarlanabileceğini, savaş sanatlarının sadece bir insanı öldürmekten ibaret olduğunu düşünmemizin asıl noktayı kaçırmak olduğunu belirtiliyor. Feodal beyliklerin, büyük bir merkezi imparatorluğa dönüştüğü dönemin Japonya’sında yazılan, üç denemeden oluşan bu kitap , aynı zamanda tarihsel şartların zorunluluğu üzerine savaşçı sınıfın uygulamalarını teoriye döküyor.
Takuan Soho, ilke ve yöntem ilişkisini, ikisi arasındaki birlikteliği ele alırken, çok yalın ve basit, dönemin işe yarar bir aracından örnekle anlatıyor: İlke ve yöntem, yük arabasının iki tekerliğidir. Doğru zihne ulaşmak istenirken sadece ilkelerde zirveye ulaşmak yeterli olmayacaktır, uygulama; yönteminin yinelenmesi, iradenin ve sabrın aynı olanı yaparak sınanması ve deneyerek yeni olanın bulunmasıdır. Mevcut özelliklerin geliştirilmesi bu ısrar ve çabaya bağlıdır. Ancak tek taraflı olarak tekniğe karşı aşırı ilgi ve kazanma düşüncesiyle gelişen hastalıklardan da bahsetmektedir. Yazar yine, ilkenin -teori- hayatı anlamada tek başına yeterli olamayacağını şu örnekle açıklıyor: Suyu ağzınız ıslanmadan çok iyi bir şekilde tarif edebilirsiniz, keza ateşin tanımlanmasında ve etkileri içinde elinizin yanması şart değildir. Ancak zihnin bunu kavrayabilmesi, ona şekil verebilmesi, karşı tarafın onu kavrayabilmesi için maddeye dokunması gerekmektedir. Çarpışmanın -savaş- varlığı galip gelince sona ermiyor. Yazar materyalizmin Japon feodal kültüründe, hayatı tanımlamadaki örneklerini sunuyor. 

Yetenekli insan
Kitap; insanın kendini tanıması ve dünyayı keşfetme yollarını dönemin kültürel imgelerinden yararlanarak anlatıyor. Kötü olduğu bilinen bir eylem ve alışkanlıktan kaçınmamanın, bilerek yapmanın insanın arzularının bir sonucu olduğunu; bu durumun doğruyu arayan bir zihnin değil, sabitlenmiş zihnin, yani cahilliğin bir sonucu olduğunu vurguluyor.
İnsanın ölüm ve acıya inancıyla gitmesini öğütlüyor. İsim ve unvan için bilinçsizce değil. “Ölüme yazgılı erler” ile değil, savaşı-çarpışmayı kazanmak için tüm zihinsel faaliyetini hareket geçirmiş; bedenini müthiş bir ahenkle beynin hesapladığı hamlelere uyduran ve çarpışmayı kazanan yetenekli insanla uğraşıyor. Ölerek kahraman olmak değil, savaşı kazanarak yaşamak gerekiyor. Her ne kadar birebir karşılaşmalarda kılıçlarla uygulanmak üzere düşünülmüş olsalar da, bu tip kavramlar birçok farklı durumla eşleştirilebilir. Yazarın zihne bakışı, kılıç ustalığından politikaya ve günlük yaşam koşullarına kadar sayısız alanda kullanılmış; dönemin Japonya’sında yayıldığı an itibariyle büyük ilgi görmüş, günümüzde de halen okunacak klasikler arasında yerini almıştır ‘Engellenemeyen Zihin’.
Çocuk yetiştirmekten insan yönetmeye; savaş kazanmaktan, savaşmadan kazanmaya kadar olayların ve durumların karşısında nasıl durulması gerektiği ve en başında hayatı doğru gözle görüp değerini ölçerek yaşanması gerektiğini öğütleyen kitap, yakın tarihimizde modern savaşları kazanan liderlerin Asya’nın doğu kıyılarında, diyalektiği ve materyalizmi nasıl uyguladıklarının da ipuçlarını veriyor.

ENGELLENEMEYEN ZİHİN
Takuan Soho
Çeviren: Ceren Palaz
Kırmızı Kedi Yayınevi
2011, 92 sayfa, 9 TL.