Zorba krala karşı

Zorba krala karşı
Zorba krala karşı
'Gücünü Yitiren Kral', tek yürek olabilmenin, geleceğe umutla bakabilmenin, tüketenden çok üreteni desteklemenin, haksızlıkla mücadele edebilmenin adı
Haber: OLCAY MAĞDEN / Arşivi

‘Gücünü Yitiren Kral’ çoktan unuttuğumuz, unutmaya zorlandığımız ya da benim gibi, askeri darbelere ait görüntülerle değil, hikâyelerle büyümüşlerin hiç öğrenemediği değerleri anlatan bir kitap . Bir düşünceyi özgürce ifade etmeyi, zalime karşı boyun eğmemeyi, isyan edebilmeyi, sorgulamayı, kabul etmemeyi, sürüye aidiyeti reddetmeyi kitaplardan okuduk biz; kış günlerinde kestane yerken masal yerine darbe hikâyeleri dinledik babalarımızdan. Annelerimiz, arkadaşlarını nasıl birer birer başka bir âleme uğurladıklarını ninni gibi fısıldadılar kulaklarımıza. Biz, doğum tarihleri bin dokuz yüz seksen sonrasını işaret edenler, hiç bilemedik tek yürek olup haksızlığa karşı çıkmanın lezzetinin nasıl olduğunu. Biz, sindirilmişlerin çocukları, hissedemedik hiç zalimi yok edip özgürlüğü bir nefes gibi içe çekmenin yarattığı o tatlı çakırkeyifliği. Bize boyun eğmeyi öğrettiler okullarımızda. Susmayı, karşı çıkmamayı, farklı olmamayı, yöneteni sorgulamamayı, hep yönetilmeyi, ezilmeyi... 

Eşssiz desenler
Oysa, Günışığı Kitaplığı’nın yeni yayımladığı ‘Gücünü Yitiren Kral’, bugünün çocuklarına zorbaya karşı birlikteliğin önemini anlatıyor. Pakize Özcan, kaleminin ışığını zerk ediyor akıllarımıza, zihinlerimizi aydınlatıyor. Bizim unuttuklarımızla, bilmediklerimizle, öğrenemediklerimizle, böyle kitaplar sayesinde tanışacak çocuklarımız. Tek yürek olabilmenin, geleceğe umutla bakabilmenin, tüketenden çok üreteni desteklemenin, haksızlıkla mücadele edebilmenin, yanlışa karşı çıkabilmenin tadına dolaylı da olsa bu şekilde varacaklar.
Özcan, kendisine 1997 Eğitim Sen Çocuk Öykü Yarışması Seçici Kurul Özel Ödülü’nü kazandıran bu kitabında okurunu bir ormanda yolculuğa çıkarıyor. Ama Mustafa Delioğlu’nun eşsiz desenleriyle yeniden hayat bulan bu orman, kuşların cıvıltılarıyla etrafa neşe saçtıkları, tüm hayvanların kardeşçe yaşadığı, yeşiliyle huzur, mavisiyle hayat veren bir orman değil. Bu ormanın halkı açlıkla, işsizlikle, fakirlikle boğuşuyor. Yönetenince eziliyor, sömürülüyor. Her biri, evleri olan o koca ormanın içinde hapsedilmiş gibi adeta; yönetene, tüketene, zalime, zorbaya boyun eğiyor. Ormanlar Kralı Aslan’ın giderek sarsılan otoritesi ormanın düzeninin bozulmasına, huzurunun kaçmasına sebep olurken ortaya düzensizlikten beslenen mafya grupları çıkıyor. 

Etkileyici bir sistem eleştirisi
Okurlar o ormanın içinde yürüyormuşçasına çevirirken kitabın sayfalarını, baskıdan kurtulmak, özgürce hareket etmek, ellerinden alınanı geri kazanabilmek için seslerini duyurmanın, farklı görüşlerden sıyrılıp birlik olmanın, kavgayı, dövüşü bir kenara bırakıp hürriyete ulaşmanın önemini kavrıyorlar. Yazar didaktizmin, öğreticiliğin klişe kıyılarına vurmadan, derin dalış yaptırıyor okuruna, özenle yan yana getirdiği kelimelerin arasında etkileyici bir sistem eleştirisi yapıyor. Tıpkı 2005 yılında gençler için kaleme aldığı, aile ve çevre baskısı altında yaşamak zorunda kalan, okula gitmek yerine evlenmeye zorlanan bir genç kızın hayallerine tutunma savaşını anlatan ‘Üstüme Kar Yağıyor’da olduğu gibi günümüze, topraklarımıza, evimize ait sorunları irdeliyor, farkındalığımızı artırıyor.
‘Gücünü Yitiren Kral’ çizimleriyle yazarının seçtiği kelimeleriyle oldukça özel ve keyifle okunan bir çocuk kitabı. Ancak mesajı hepimize, tüm yönetilenlere, tüm baskı altındakilere, egemen gücün tahakkümü altında ezilen herkese. Tıpkı Yaşar Kemal’in ‘Filler Sultanı ile ‘Kırmızı Sakallı Topal Karınca’ adlı romanı gibi eşitsizliğe, imtiyazlara, zulmedene karşı savaşı.

GÜCÜNÜ
YİTİREN KRAL
Pakize Özcan
Resimleyen: Mustafa Delioğlu
Günışığı Kitaplığı
2011, 96 sayfa
13 TL.