Başbakan Yardımcısı Akdoğan, Kocaeli'nde: (3)

Başbakan Yardımcısı Akdoğan, Kocaeli'nde: (3)
Başbakan Yardımcısı Akdoğan, Kocaeli'nde: (3)
-"Önümüzde 2015 seçimleri var. Bugüne kadar tuzak, kumpas, oyun kuranlar, hepsi yakında yeniden ortalığa dökülmeye başlar. Uydurma anketler yayınlıyorlar. 'AK Parti, yok yüzde 30'a, 24'e düştü.' Siz bunu hep yaptınız. Hep aynı sonucu alıyorsunuz. İnsan hiç akıllanmaz mı?"

KOCAELİ (AA) - Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, "Önümüzde 2015 seçimleri var. Bugüne kadar tuzak, kumpas, oyun kuranlar, hepsi yakında yeniden ortalığa dökülmeye başlar. Uydurma anketler yayınlıyorlar. AK Parti , 'yok yüzde 30'a, 24'e düştü.' Siz bunu hep yaptınız. Hep aynı sonucu alıyorsunuz. İnsan hiç akıllanmaz mı?" dedi.

Akdoğan, partisinin Gebze İlçe Kongresi'nde  Türkiye 'nin savunma sanayisinde ayakları üzerinde duran bağımsız bir ülke olduğunu, bunu AK Parti'nin sağladığını söyledi.

AK Parti, iktidar olduğunda savunma sanayisinde iki şirket bulunduğunu anımsatan Akdoğan, "İkisinin de kapısına kilit vuruluyordu AK Parti geldiğinde. Şimdi o kapanacak şirketler dünyanın en büyük 100 şirketi arasına girdi. Savunma sanayisinde, siz kendi ayaklarınızın üzerinde duramazsanız kimseye milliyetçilik havası atamazsanız. Türkiye, son dönemde bölgede yumuşak güçle, kültürel güçle, kültürel gücüyle, ahlaki duruşuyla aktör olmuştur ama aynı zamanda askeri gücüyle, silahlı gücüyle, savunma sanayindeki kabiliyetiyle de işte bir noktaya gelmiştir. Bu ikisi bir arada gitmek durumundadır. 2016'ya kadar savunma sanayisinde 8 milyar dolar ciro hedefliyoruz" değerlendirmesinde bulundu.

Osmanlı'nın mağdura ve mazluma sahip çıktığını, bunun insanlık görevi olduğunu kaydeden Akdoğan, iki milyon Suriyeli'yi kabul eden Türkiye'nin eleştirildiğini vurguladı.

Akdoğan, bunun insanlık vazifesi olduğunu dile getirerek, "Biz bunu yapmazsak, bu utançtan kurtulamayız. Türkiye, büyük bir devlettir, biz bunu yapacağız, yapmaya devam edeceğiz. Suriye'de yüz binlerce insan katledildi. Kimsenin sesi çıktı mı?  Bugün çıkıyor mu? Varsa, yoksa IŞİD. IŞİD'le ortak mücadele edelim. IŞİD, ortadan kalktığında sorun çözülecek mi? Bataklık kuruyacak mı? Orada kimyasal silah kullanıldı. Kaç yüz bin insan öldürüldü, Halep yerle bir edildi. Kimse ses çıkardı mı? İşte biz ahlaki duruşu sergilemek durumundayız. Bütün dünyaya bu mesajı vermek durumundayız" şeklinde konuştu.

-"Gezi olayları, 17 Aralık komplosu"

Akdoğan, Cumhurbaşkanı  Tayyip Erdoğan 'dan Türkiye şaha kalktığı, büyüdüğü için bazılarının rahatsız olduğunu anlattı.

Türkiye'nin ilk defa bölgesel aktör olarak devreye girdiğine dikkati çeken Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bölgede AK Parti'nin, Tayyip Erdoğan'ın, Ahmet Davutoğlu'nun söylemleri, taşları yerinden oynatmaya başladı. Herkes susarken bizim konuşmamız, zalime 'zalim' diyebilmemiz birilerini korkuttu. Arap Baharı'nı tersine çevirdiler, Mısır'da darbe yaptılar. Bu, halk korkusudur. Halktan korktular. Demokrasi gelirse halkın sözü geçerli olur. İki şey, çok korktu. Bir tanesi İsrail. 'Bu yönetimler halkın sözünü dinlerse benimle iş birliği yapmaz' dediler. İkincisi de otoriter rejimler. 'Saltanatımız yıkılır' diye korktular. Bunun karşılığında bölgede demokrasi mesajı veren, sevilen, alkışlanan, mazlumların gür sesi olan lider, 'onu devirirsek bunların hepsinden kurtuluruz' dediler. Bu yüzden çok büyük bir oyun oynandı. Hem içeride hem de dışarıda. Gezi olayları, 17 Aralık komplosu. Daha sonra bütün partileri bir kefeye doldurup birleştirme çabaları...

Bunların hepsi iç-dış konsorsiyum şeklinde gerçekleştirilen operasyonlar ama bunların hepsine karşı tek kişinin sözü geçerli oldu. O da millet. Bu oyunda etkili olamadıkları tek millet bizim yanımızda. Milletin hayır duasını almaya devam etmemiz için çok çalışmamız lazım."

Akdoğan, 2015'te seçim yapılacağını hatırlatarak, "Bugüne kadar tuzak, kumpas, oyun kuranlar, hepsi yakında yeniden ortalığa dökülmeye başlar. Uydurma anketler yayınlıyorlar. 'AK Parti, yok yüzde 30'a düştü, 24'e düştü.' Siz bunu hep yaptınız. Hep aynı sonucu alıyorsunuz. İnsan hiç akıllanmaz mı? 30 Mart'ta yaptınız, çöktünüz. 10 Ağustos'ta yaptınız, çöktünüz. 'Yüzde 25' dediler, 45 aldık. '30' dediler, 50 aldık. Bu oyunlara gelmeyeceğiz. Sürekli anket yaptırıyoruz. Şu anda AK Parti, yüzde 48 ile 52 arasında banda oturmuştur. Ve bu şekilde inşallah seçimlere kadar bu başarı çıtasını daha da yukarılara çekerek, yürümeye devam edeceğiz" ifadesini kullandı. 

- "Türkiye'de muhalefet değişmiyor"

Muhalefet partilerini de eleştiren Akdoğan, genel başkanların değişmesinin değişim anlamına gelmediğini savundu.

"Geçmişinizle yüzleştiniz mi arkadaş, kendinizi sorguladınız mı?" diye soran Akdoğan, şunları kaydetti:

"Bunu yapmazsanız, yapısal değişim gerçekleştirmezseniz, empati yapmazsanız bunu nasıl yapacaksınız? AK Parti'ye oy veren yüzde 50'yi küçümseyerek, onları anlamaya çalışmadan nasıl başarılı olacaksınız? İşte bundan dolayı Türkiye'de muhalefet değişmiyor. Bir tanesi stajyer genel başkan, öbürü de kalfa. Bir türlü ustalığa geçemedi. 20 yıldır o koltukları işgal ediyorlar. Ne oldu peki? Bu kadar seçim kaybettiniz, niye gitmiyorsunuz? Koltuklara yapıştınız. Bizim düşüncemize göre insanlar o koltuklara değer katar, koltuklar size değer kazandırmaz."

AK Parti'nin Türkiye'nin birliği ve bütünlüğünün sigortası ve teminatı olduğuna işaret eden  Akdoğan, AK Parti'yi denklemden çekince ülkenin bütünlüğünü sağlayacak başka siyasi hareket bulunmadığını savundu.

Akdoğan, "Herkesin sorununu çözmek için uğraşırız" ifadesini kullanarak, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Kürt'ün de Alevi'nin de Türk'ün de Çerkez'in de, gayrimüslimin de Ermeni'nin de ama burası Kürt partisi, Alevi partisi, Sünni partisi değil. Böyle bir kimlik siyaseti yapmıyoruz, birlik siyaseti yapıyoruz. Herkese kucağımızı açıyoruz.  Bugün topluma ümit aşılayan, umut vadeden tek siyasi hareket biziz. Her türlü engelle karşılaştık. Darbeci anlayış, çeteler, mafya, karanlık odaklar, vesayetçi anlayışlar, paralel yapının her türü. Ergenekon çetelerinden diğer din kisvesi altına devlet gücünü kullanarak devlete ve millete operasyon çeken ihanet şebekelerine kadar. KCK ve paralel yapı. 

Her türlüsüyle mücadele ede ede bugünlere geldik, ayakta kaldık. Hem milletin emanetine hem de ülkenin geçeceğine sahip çıktık."

(Bitti)