Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, Kocaeli'nde

- Bakan Işık: (1) "Bir taraftan 'böl, parçala, yönet' anlayışıyla müdahaleler olurken bölgeye, diğer taraftan İslam'ın amacını adeta yerle bir etmeye yönelik çok sistematik, çok planlı, çok ustaca dizayn edilmiş projelerin hayata geçtiğini görüyoruz" - "Bu bölgenin değişimi kolay olmaz, bu bölgenin değişimi elbette zor olur, sıkıntılı olur. Hele hele bu bölgenin değişiminde siz eğer örnek alınıyorsanız işte o zaman sizin de rahat bırakılma şansınız yoktur" - "Diğer topluluklar için Türkiye'nin mutlaka iyi örnek olmaktan çıkarılması gerekiyor. Bunun için son birkaç yıldır çok sistematik bir operasyonla karşı karşıyayız" - "17 Aralık günü yapılan operasyonun teorisinde, planında ilk yumrukta nakavt vardı. Allah'a şükürler olsun milletimiz daha ilk andan itibaren bu operasyonun da bir küresel operasyon olduğunu anladı"

KOCAELİ (AA) - Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, "Bir taraftan 'böl, parçala, yönet' anlayışıyla müdahaleler olurken bölgeye, diğer taraftan İslam'ın amacını adeta yerle bir etmeye yönelik çok sistematik, çok planlı, çok ustaca dizayn edilmiş projelerin hayata geçtiğini görüyoruz" dedi.

Bakan Işık, AK Parti Kocaeli İl Teşkilatı'nın 13. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir restoranda düzenlenen toplantıda konuşmada, AK Parti Kocaeli Kurucu İl Yönetim Kurulu Toplantısı'nı 17 Ekim 2001'de yaptıklarını hatırlatarak, o gün geleceğe olan ümidin çok az olduğu bir konjonktürde AK Parti hareketinin içinde yer almalarının kendileri için çok büyük bir heyecan ve gurur vesilesi olduğunu söyledi.  

O dönemde patlayan 2001 kriziyle ekonominin darmadağın olduğunu, özgürlükler noktasında 28 Şubat'ın bütün kasvetinin devam ettiğini, her alanda tam bir baskı dönemi yaşandığını vurgulayan Işık, bu şartlar içinde AK Parti'nin Kocaeli'de kurucu yönetim kurulu toplantısını yaptıklarını kaydetti. 

Işık, AK Parti Kocaeli Teşkilatı'nın kurucu başkanı olan Nihat Ergün'ün çok güçlü bir yönetim oluşturduğunu dile getirerek, o yönetim kurulunun içinden bugün şehrine ve ülkesine hizmet eden pek çok arkadaşlarının çıktığını ifade etti. 

17 Ekim 2001'de yaptıkları o toplantının heyecanını hiç unutmadığını aktaran Işık, "O günün Türkiye 'sinde ortaya konan hedefler çok iddialıydı. 'Başörtüsü sorununu çözeceğiz, üniversitenin kapısından başörtülü kızlarımız geri dönmeyecek' dedik. Bugün geldiğimiz noktada bırakın üniversite kapısından başı kapalı kızlarımızın geri dönmesini, artık isteyen yavrumuz başörtüsüyle devlet memuriyetinde çalışır hale geldi" diye konuştu.

Işık, o gün koydukları hedeflerden birinin de imam hatip okullarının orta bölümünün açılması ve önündeki kat sayı engelinin kaldırılması olduğuna dikkati çekerek, "Bugün sadece bunu başarmakla kalmadık, bütün okullarda Kuran-ı Kerim'i ve peygamberimizin hayatını isteğe bağlı seçmeli ders olarak koyduk. O gün koyduğumuz 'bu ülkeyi IMF'ye muhtaç olmaktan kurtaracağız' hedefini gerçekleştirdiğimiz gibi artık IMF'ye 'arzu ettiğiniz takdirde size 5 milyar dolar borç veririz' noktasına geldik" ifadesini kullandı.

- "Şu anda bölgemiz tarihi günler yaşıyor" 

Türkiye'nin bugün artık bölgesinde kendi politikasını kendisi oluşturan ve kendi şartlarını masaya kendisi koyan bir ülke haline geldiğini vurgulayan Işık, şöyle dedi:

"Şu anda bölgemiz tarihi günler yaşıyor. Çok önemli bir dönüşüm sürecinin içerisindeyiz. Her değişim ve dönüşümün sıkıntılı olduğunu biliriz ama bu değişim ve dönüşüm bizim coğrafyamızdaysa, dünyanın merkezindeyse bu değişim ve dönüşümün çok daha sıkıntılı olması kaçınılmazdır. Şu anda gerçekten bölgemiz çok sancılı bir değişim ve dönüşüm yaşıyor. Değişime direnen güçlerle değişimi isteyen bölgenin kadim toplulukları, halkları arasında bir ciddi mücadele var. Bu mücadele bugüne kadar belki şahit olmadığımız farklı yöntemlerle de yürüyebiliyor. Daha düne kadar adını sanını duymadığınız bir örgüt birkaç sene içerisinde bölgede hakimiyet kurma noktasına getirtilebiliyor. Bir taraftan 'böl, parçala, yönet' anlayışıyla müdahaleler olurken bölgeye, diğer taraftan İslam'ın amacını adeta yerle bir etmeye yönelik çok sistematik, çok planlı, çok ustaca dizayn edilmiş projelerin hayata geçtiğini görüyoruz."

"Adında İslam yazan bazı insanlıktan nasibini almamış, insanların nasıl boğaz kestiğini adeta bütün dünyaya gösteren bir projeyi adeta gün gün seyrediyoruz veya görüyoruz" diyen Işık, "Bu bölgenin değişimi kolay olmaz, bu bölgenin değişimi elbette zor olur, sıkıntılı olur. Hele hele bu bölgenin değişiminde siz eğer örnek alınıyorsanız işte o zaman sizin de rahat bırakılma şansınız yoktur. Diğer topluluklar için Türkiye'nin mutlaka iyi örnek olmaktan çıkarılması gerekiyor. Bunun için son birkaç yıldır çok sistematik bir operasyonla karşı karşıyayız" şeklinde konuştu. 

Önce 2 milyar 800 milyon fidanı toprakla buluşturmuş bir iktidara 'ağaç kesiyorsun' diye operasyon düzenlemeye kalktıklarına dikkati çeken Işık, sonra da 'mesele ağaç meselesi değil, sen hala anlamadın mı' diyerek, Türkiye'nin bölgede rol model olma vasfını ortadan kaldırmaya çalıştıklarını belirtti.

Bakan Işık, bu operasyonu sadece Türkiye'ye de yapmadıklarını, bölgede güç toplayan hemen hemen tüm ülkelerle ilgili operasyon yapıldığını anlatarak, "Allah'a hamdolsun bizim milletimiz çok basiretli bir millet, feraset sahibi bir millet. Bizim milletimiz kimin hangi niyetle hangi operasyonu çektiğini anında anlıyor. Baktı ki milletimiz bu Gezi operasyonunun ağaçla mağaçla bir ilgisi yok, bu operasyon Türkiye'nin istikrarına yönelik bir operasyon, hemen tavrını değiştirdi ve Allah'a hamdolsun Cumhurbaşkanımızın, o günkü Başbakanımızın liderliğinde Gezi olaylarını Türkiye büyük bir metanetle atlattı ve Türkiye'nin istikrarına yönelik herhangi bir tehdidin oluşmasına müsaade etmedi" değerlendirmesinde bulundu. 

- "İlk vuruşta nakavt edeceklerdi"

Işık, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bizim 'canımız' dediğimiz, 'alnı secdeye değen insan nasıl ülkesine ihanet eder' dediğimiz bir yapı, küresel güç merkezleriyle çok ciddi iş birliği içerisinde Türkiye'de 17-25 Aralık operasyonlarına yeltendi. Türkiye'nin belki demokrasi tarihinde gördüğü en büyük operasyondur. İlk vuruşta nakavt edeceklerdi. 17 Aralık günü öyle bir operasyon yapıldı ki ama bu operasyon hazırlıkları uzun süre yürütülmüş belli. 17 Aralık günü yapılan operasyonun teorisinde, planında ilk yumrukta nakavt vardı. Allah'a şükürler olsun milletimiz daha ilk andan itibaren bu operasyonun da bir küresel operasyon olduğunu anladı. İkinci operasyonun da milletimiz ne olduğunu gördü ve geçit vermedi ve belki de tarihimizin en büyük operasyonlarından biri boşa çıkarılmış oldu. Bu operasyonlar bitmedi, bundan sonra da bitmeyecek. Her zaman bunlara karşı hazır olmak durumundayız." 

Işık, milletin bütün bu operasyonlara karşı tavrını çok büyük bir metanet ve sabırla günü geldiğinde ortaya koyduğunu sözlerine ekleyerek "30 Mart'ta bazılarına göre AK Parti yüzde 30'un altına düşüyordu. Ne oldu? Paralel yapının oyları zaten yüzde 10'un üzerindeydi, zaten onu çektiğiniz zaman AK Parti gitmişti. AK Parti milletimizin desteğiyle gücünü koruyarak, yüzde 45,6'lık oy oranıyla sandıktan zaferle çıktı. Milletimiz şunu söyledi, 'bu yapılan yolsuzluk operasyonu değildir, bu yapılan Türkiye'ye karşı yapılmış operasyondur" ifadelerini kullandı.

(Sürecek)