Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çelik, Kocaeli'nde

- Bakan Çelik: (1) - "(Çözüm süreci) Ey Kürt, ey Türk kardeşim. İnadına bu vandallara karşı kardeş, birlik olun. Bunlara verilecek en güzel cevap, bu milletin Çanakkale'de şahlandığı gibi tekrar şahlanıp, ay yıldızlı bayrağın altında hiçbir tartışmaya fırsat vermeden, tüm bu ayrılıkçıları, fitne unsurlarını bertaraf edecek duruş sergilenmesidir"

KOCAELİ (AA) - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, çözüm sürecine ilişkin, "Ey Kürt, ey Türk kardeşim. İnadına bu vandallara karşı kardeş, birlik olun. Bunlara verilecek en güzel cevap, bu milletin Çanakkale'de şahlandığı gibi tekrar şahlanıp, ay yıldızlı bayrağın altında hiçbir tartışmaya fırsat vermeden, tüm bu ayrılıkçıları, fitne unsurlarını bertaraf edecek duruş sergilenmesidir" dedi.

Valilik tarafından otelde düzenlenen toplantıda sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve iş adamlarıyla bir araya gelen Çelik, burada yaptığı konuşmada, Türkiye 'de 3 önemli başlık olduğunu söyledi.

Çelik, Türkiye'nin, ihracatının önemli bölümünü AB üyesi ülkelere yaptığını belirterek, AB ülkelerindeki yapısal ve siyasal sorunlarla ekonomideki durağanlığın ülke ekonomisini etkilediğini anlattı.

Jeopolitik ve cari açık sorununun Türkiye'yi etkilediğine değinen Çelik, "Potansiyelimiz bizim 5, 6, 7 ama bunun altında büyümeyi gerçekleştireceğimiz ortada. Bu büyüme, Çin ile Hindistan'ın altında. Amerika ve AB'nin çok üzerinde bir büyüme olarak, inşallah karşımıza çıkacak" ifadesini kullandı.

Çelik, Türkiye'de bütçe açığının çok düşük olduğunu vurgulayarak, "AB'nin özelliği bütçe açığıdır. İkincisi, kamu açığı çok düşük. Üçüncüsü ise bankacılık sistemimiz çok sağlam. Bankacılık sisteminde 12 yıllık dönemde hiçbir sorun yaşanmadı. En ufak bir sorunla ilgili sinyal olmadığını açıkça ifade etmek istiyorum" dedi.

- Çözüm süreci

Çelik, çözüm sürecinden yana olduklarını, ülkeyi birlikte kuranların, huzurlu şekilde yaşamaya devam etmeleri gerektiğini dile getirdi.

Bölgeler arasındaki dengesizliğin ortadan kaldırılması, yatırımların yoğunlaştırılması gerektiğini aktaran Çelik, bunun için de teşvik politikalarını devreye koyduklarını herkesin bildiğini söyledi.

Çelik, Türkiye'nin barış içinde olmasından herkesin memnuniyet duymayacağının altını çizerek, şunları kaydetti:

"77 milyon bundan memnuniyet duyar ama bundan memnuniyet duymayacak unsurların dışarıda ve içeride olduğunu dikkate alarak, gündemimizi hissi şekilde takdim etmemiz gerekiyor. Devlet aklıyla, aklıselim şekilde meselenin sonuçlandırılması konusunda çaba göstermek zorundayız. Aksi takdirde birisi çıkıp söyleyecek. 'Nedir çözümün diye' soracaksın. Kardeşlikten başka çözüm var mı? Her türlü baskıya, her türlü tehdide, her türlü şantaja rağmen Diyarbakırlı yüzde 40 vatandaşımız, oy vermeme konusunda direniyor. Şanlıurfalı yüzde 65 oyu veriyor. Vatandaşta problem yok. Şantaj var, baskı var, sıkıntı var."

"Kocaelili neyse Şanlıurfalı o, Diyarbakırlı neyse Erzurumlu da o" diyen Çelik,  "Vatandaş, bizim vatandaşımız, insan bizim insanımız. Ortadan silah çekildiği an, bu halklar arasında hiçbir problemin olmadığını herkes görecektir. Problem, ortada silahın varlığıdır. Siz onu tehdit olarak tuttuğunuz sürece barıştan, kardeşlikten yana olmadığınızı aslında söylüyorsunuz. Doğuştan bir insanın elde etmesi gereken ne haklar varsa onu vermek, her devletin görevidir. Her şey ortada" değerlendirmesinde bulundu.

Çelik, Türkiye'ye sığınanların sayısının 2 milyona dayandığını belirterek, şu görüşleri paylaştı:

"Kobani'den gelen Kürt kardeşlerimize bağrımızı açtık. Bizzat Suruç sınırında onları bağrımıza bastık. Misafirhanelere, kamplara yerleştirdik. terör örgütünün baskısıyla 8 aylık hamile kadınlar cami avlularında beton üzerinde yatırılmaya çalışılırken onları aldık, götürdük. Kobanili mağdur olmuş. Başını sokabilecek sıcak yuva arıyor, himmet bekliyor. Onun derdi başka. Biz mağdur ve mazluma kapılarımızı sonuna kadar açarız. 500 sene önce Yahudiler gelmiş, açmışız. Bugün de kim gelirse gelsin, açarız. Bizim gelen halklarla derdimiz söz konusu olamaz. Sen kalkıyorsun, böyle bir Türkiye'ye karşı şehirlerde Kobani'yi bahane ederek vandalizm yapıyorsun, her tarafı yakıp yıkıyorsun, insanların kafasını eziyorsun."

Türklere ve Kürtlere seslenen Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:

 "Ey Kürt, ey Türk kardeşim. İnadına bu vandallara karşı kardeş, birlik olun. Bunlara verilecek en güzel cevap, bu milletin Çanakkale'de şahlandığı gibi tekrar şahlanıp, ay yıldızlı bayrağın altında hiçbir tartışmaya fırsat vermeden, tüm bu ayrılıkçıları, fitne unsurlarını bertaraf edecek duruş sergilenmesidir. Anneler çıktı, 'evladım dağa çıkmasın' dedi. Seslerinin yükselmesi gerekiyordu. Hak, adalet, demokrasi adına inşallah önümüzdeki süreç içinde herkesin aklını başına alarak, bu konuda ülkenin huzuru ve barışına katkı sağlaması temennisinde bulunuyorum."

(Sürecek)