HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş:

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş:
HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş:
- "Biz iddialıyız. HDP bir yıl iktidarda kalsın, biz gidersek ülkede felaket olmaz. Çünkü demokrasi kurarız. Hangi parti gelirse gelsin artık onu değiştiremez"

KOCAELİ (AA) - HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Biz iddialıyız. HDP bir yıl iktidarda kalsın, biz gidersek ülkede felaket olmaz. Çünkü demokrasi kurarız. Hangi parti gelirse gelsin artık onu değiştiremez" dedi.

Partisince Dilovası ilçesinde bir düğün salonunda düzenlenen Halk Sağlığı buluşmasında konuşan Demirtaş, devleti demokratikleştirip, halka, millete hizmet edecek bir noktaya getirilmesi gerektiğini söyledi.

"Eğer bunu değiştirebilirsek, Türkiye Cumhuriyeti devleti hepimizin demokrasi çatısı haline gelir" diyen Demirtaş, "Öyle bir sistem kurmalıyız ki, HDP iktidarda olsa olmasa devletteki demokratik işleyiş kalıcı olmalı. Partiden partiye uygulamalar değişmemeli. Partiden partiye devletin bakış açısı değişmemeli. Partiden partiye yargının, mahkemenin uygulamaları değişmemeli. Partiden partiye göre güvenlik uygulamaları değişmemeli. Öyle bir devlet inşa etmeliyiz ki siyasi partiler iktidar olunca devletin nizamına demokratik kurallarına uymak zorunda kalsınlar" şeklinde konuştu.

AK Parti 'lilerin, "Biz iktidardan gidersek felaket olur" dediğini söyleyen Demirtaş, 13 yılda AK Parti'nin hiçbir şey yapmadığını, parti devleti kurduğunu, kurumsallaşmamış bir demokrasi inşa ettiğini öne sürdü.

Demirtaş, şöyle devam etti:

"Biz iddialıyız. HDP bir yıl iktidarda kalsın, biz gidersek ülkede felaket olmaz. Çünkü demokrasi kurarız. Hangi parti gelirse gelsin artık onu değiştiremez. Yeni bir anayasa yaparız, bağımsız tarafsız bir yargının inşasına başlarız, basını özgür bırakırız, güvenlik birimlerinin tamamı halkın çıkarlarını koruyan güvenlik birimlerine dönüşür, bir partinin teşkilatı olmaktan çıkar, o zaman işte herkes bulunduğu yerde demokratik bir devletin tadına varır. HDP iktidardan düşse bile kimse artık o düzeni değiştiremez."

Eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un, en çok Davutoğlu'nun tarih derslerinden sıkıldığını, her konuşmalarında kendisine tarih dersi vermeye kalktığını söylediğini ileri süren Demirtaş, şunları kaydetti:

"Rusya'dakiler, Almanya, Fransa'dakileri dinleyin. Kim Davutoğlu ile konuşmuşsa pişman olmuş. Çünkü kimseyi dinlemiyor. Herkese ders vermeye çalışıyor. Bizimle de ilişkisi böyle. Ders vermeye çalışıyor. Bir kere de ne demek istediğimizi anla, bir dinle bizi. Belki söylediğimiz yüz şey içerisinde bir tane doğru vardır ama yok dinliyormuş gibi yapıyor."

- Kobani'deki olaylar

Kobani (Ayn el Arap) meselesinde Başbakan Davutoğlu ile görüşmelerinde, dostça mesajlar verdiğini, çözüm önerileri sunduğunu ancak görüşme sonrası kendisini samimiyetsizlikle suçladığını dile getiren Demirtaş, "Yaptıkları yanlışlıkları düzeltmeleri için biz bir fırsat tanımak istedik, öneri yaptık. Bize sözler verildi o görüşmede. Biz de çıkışta her türlü siyasi riski göze alarak teşekkür ettik hükümete. Teşekkür etmez olaydık. 3-5 gün içerisinde bizi çıkıp katil olmakla suçladı" ifadelerini kullandı.

6 Ekim akşamı Başbakan Davutoğlu'nu aradığını ve 11 dakika kendisiyle telefonda görüşerek durumu anlattığını dile getiren Demirtaş, şunları kaydetti:

"1 Ekim görüşmemizi hatırlattım. 'Söz vermiştiniz' dedim. Oraya yardım gönderecektiniz. Bir hafta geçti bir tek yardım gitmedi ve şunu söyledim; 'Şu anda insanlar artık sokağa çıkıyorlar. O kadar öfke büyüdü ki, insanlar tepkilerini göstermeye başladılar. İstanbul 'da, Diyarbakır'da birçok kentte insanlar meydanlara çıkmaya başladılar.' 

Başbakan ile görüştüğüm saatlerde biz açıklama yapmamıştık. Kobani ile ilgili biz çağrı yapmamıştık. 11 dakika kendisiyle görüştüm. 'Bu telefon konuşmamız saklı kalsın' dedi. 'Eyvallah' dedim. Bugün açıklıyorum. İkna etmeye çalıştım. 'Bu gece en azından yardım gönderin' dedim. Kobani'nin kurtulması için Türkiye'nin yapacağı yardım manevi açıdan çok önemlidir. 'Bak insanlar artık öfke patlaması noktasına geldiler, sizden rica ediyorum' dedim, 'bu akşam yapın.' Bana telefonda son derece ciddiyetsiz, lakayt bir şekilde 'bakarız sonra, gereğini yaparız hele bir bakalım, arkadaşlar bir gitsinler...' Baktık ki hayır durumun ne ciddiyetinin farkında ne ülkenin geldiği durumun farkında."

Karadeniz'den Trakya'ya, Doğu'dan, İçanadolu'dan Ege'ye, Akdeniz'e herkesin el ele verip ülkenin geleceğini inşa edebileceklerini kaydeden Demirtaş, "Bu belalardan kurtulmanın yolu el ele vermektir. Bir arada yaşamanın yolu birbirini sevmektir, saymaktır. Silahla kanla gözyaşıyla çatışmayla hiçbir sorunumuzu çözemeyiz. Biz o yüzden barış yanlısı, demokratik, siyaset yanlısı tutumumuzda ısrar ediyoruz" ifadesini kullandı.