"Organ bağışında istenilen düzeyde değiliz"

"Organ bağışında istenilen düzeyde değiliz"
"Organ bağışında istenilen düzeyde değiliz"
- Organ ve Doku Nakli İstanbul Bölge Koordinasyon Merkezi Başkanı Demirel: "Türkiye'de bin 900 civarında beyin ölümü tespiti yapıldı. Bunların 472'sinin organları bağışlandı. Geri kalan vakalar hayata geri dönmedi. Zaten dönmesi de mümkün değil. Çünkü beyin ölümü, gerçek bir ölümdür" - "Türkiye'de beyin ölümü gerçekleşen her 100 kişinin ailesinden ancak 25'i organlarını bağışlıyor"

KOCAELİ (AA) - METİN GİRGİN - Organ ve Doku Nakli İstanbul Bölge Koordinasyon Merkezi Başkanı Ali Demirel, Türkiye'nin organ bağışında istenilen düzeyde olmadığını belirterek, "Türkiye'de bin 900 civarında beyin ölümü tespiti yapıldı. Bunların 472'sinin organları bağışlandı. Geri kalan vakalar hayata geri dönmedi. Zaten dönmesi de mümkün değil. Çünkü beyin ölümü, gerçek bir ölümdür." dedi.

Demirel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de kalp, akciğer, karaciğer, böbrek ve kornea nakli için bekleyen binlerce hasta olduğunu, her yıl bu sayıya yenilerinin eklendiğini söyledi.

Türkiye'de 75 bin hastanın organ yetmezliğiyle hayatta kalma mücadelesi verdiğini ancak yeteri kadar organ bağışı yapılmadığını vurgulayan Demirel, Türkiye'nin organ bağışında Avrupa'nın gerisinde kaldığını, bunun bilgisizlik, güvensizlik ve dini inançlardan kaynaklandığını ifade etti.

Bir insandan organ naklinin ancak beyin ölümü gerçekleştiğinde yapılabildiğini vurgulayan Demirel, toplumda henüz beyin ölümünün ne olduğunun bilinmemesi nedeniyle organ bağışında istenilen düzeyde olunmadığını belirtti.

Bazı çevrelerin araştırmadan, bilmeden, konunun detayına inmeden, sonuçlarını göz önüne almadan konuyla ilgili gerekli gereksiz açıklamalar yaptığını kaydeden Demirel, "Organ nakli sadece beyin ölümü vakalarında yapılabiliyor. Türkiye'de bin 900 civarında beyin ölümü tespiti yapıldı. Bunların 472'sinin organları bağışlandı. Geri kalan vakalar hayata geri dönmedi. Zaten dönmesi de mümkün değil. Çünkü beyin ölümü, gerçek bir ölümdür." diye konuştu.

İnsanların büyük bir bölümünün dini inançlarından dolayı organ bağışında bulunmaktan çekindiğini söyleyen Demirel, şöyle devam etti:

"Diyanet İşleri Başkanlığı, birçok ilahiyatçı ve din alimi organ bağışının caiz olduğunu açıkladı. Beyin ölümü gerçekleştikten sonra, bu işi parayla değil, gönüllü olarak, Allah rızası için yaptıktan sonra, bir insanı yaşatmak için organ bağışlamak büyük bir sevaptır."

Demirel, organ bağışı yapmayanların bir kısmının, medyada duyduklarına inanıp, sağlık kurumlarına güven duymamasından kaynakladığını dile getirdi.

- 60 diyaliz hastasından 22 bini nakil listesinde

Türkiye'de, 60 bin diyaliz hastası ve böbrek nakli potansiyeli bulunanların sadece 22 bininin listeye kaydolduğuna dikkati çeken Demirel, "Geri kalan hastalar, boş umutla beklememek, organ nakli gibi bir tedavi olduğunu bilmedikleri için müracaat etmiyorlar. En çok böbrek bekleyen hasta var. Çünkü böbrekte diyaliz gibi bir idame süreci var ama karaciğer, akciğer ve kalpte böyle bir süreç yok. Biz bu hastaları en fazla 1-1,5 yıl içinde maalesef kaybediyoruz." ifadelerini kullandı.

Demirel, Türkiye'de yaklaşık 10 bine yakın akciğer nakli bekleyen hastanın olduğunu, geçen sene organ nakli bekleme listesine yaklaşık 6 bin kişi girdiğini vurguladı.

Bunun, insanların organ yetmezliğine girme ihtimalinin, bağışçı olabilme ihtimalinden 3 katı fazla olduğunu gösterdiğine değinerek, "Biz aslında birer bağışçı adayıyız ama ondan 3 kat daha fazla hasta olma adayıyız. Türkiye'deki 75 bin organ bağışı bekleyen hastanın içine gireceğiz. Eğer bugün biz organ bağışına 'evet' demezsek yarın bizler, çocuklarımız ve yakınlarımızdan biri organ yetmezliğine girdiği takdirde, o zaman sırayı beklemek zorunda kalacaklar." şeklinde konuştu.

Demirel, bugün Türkiye'de beyin ölümü gerçekleşen her 100 kişinin ailesine sorduklarında ancak 25'inin organlarının bağışlandığını belirterek, İstanbul'un en çok organ bağışlayan illerin başında geldiğini, bunu İzmir ve Bursa'nın izlediğini sözlerine ekledi.