Dünya tıp literatürüne giren Konyalı bebek doğdu

Dünya tıp literatürüne giren Konyalı bebek doğdu
Dünya tıp literatürüne giren Konyalı bebek doğdu
- Konya'da anne karnındayken karaciğerlerinde bulunan iki milimetre çapındaki damardan 11 kez kan nakli gerçekleştirilen Meryem bebek, dünyaya geldi - Kan nakli yapılan ikizi ise doğduktan iki gün sonra yaşamını yitiren Meryem bebek, doktoruna göre dünyada anne karnında bu kadar çok kan verilip de yaşayan tek bebek oldu - Prof. Dr. Acar: "Dünya tıp literatüründe yaptığımız araştırmada Meryem bebek, dünyada tek. Anne karnında 11 kez kan verilip yaşayan başka bir bebek yok"

KONYA (AA) - METİN BOLAT - Konya'da anne karnındayken karaciğerlerinde bulunan iki milimetre çapındaki damardan 11 kez kan nakli gerçekleştirilen Meryem bebek, doktoruna göre dünyada anne karnında bu kadar çok kan verilip yaşayan tek bebek oldu.

İki sağlıklı çocukları olan Ayşegül (35) ile Kemal İnanç (40) çifti, bir yıl önce 34 haftalıkken anne karnındaki bebeklerini kaybetti. Bir süre sonra ikizlere hamile kalan Ayşegül inanç, bebeklerinin kansızlık sorunu yaşadığını öğrendi.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi  Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Acar'a başvuran İnanç çifti, bebeklerine anne karnında kan nakli gerçekleştirileceğini öğrenince korktu.

Prof. Dr. Acar ve ekibi, müdahale edilmediğinde hayati riski olan anne karnındaki bebeklere, iki milimetre çapındaki damardan başarılı şekilde kan nakli gerçekleştirdi.

Operasyon gerçekleştiğinde 165 ve 180 gram ağırlığında olan ikiz kızlar, hamileliğin 28. haftasında doğdu. Bebeklerden biri dünyaya geldikten iki gün sonra yaşamını yitirdi. Adı Meryem olan ve 1 kilo 420 gram ağırlığında hayata gözlerini açan bebeğin ise sağlık durumunun iyiye gittiği bildirildi.

- Yaşasınlar diye büyük risk aldı

İkizlere yapılan operasyonla ilgili, AA muhabirine bilgi veren Prof. Dr. Acar, ikizlerde kansızlığın ileri derecede olduğunu tespit edince hiç vakit kaybetmediklerini söyledi.

Kan seviyeleri, yaşamaları için yeterli olmayan bebeklerin her an kaybedilme ihtimali bulunduğunu vurgulayan Acar, bu nedenle erken tedaviye başlamak zorunda kaldıklarını ifade etti.

Tıbbi olarak hamileliğin 18'inci haftasından sonra kan verilmesi gerekirken bebekler için risk almak zorunda kaldıklarına dikkati çeken Acar, "Bebeklerin vücudunda kansızlığa bağlı su toplaması mevcuttu. Beyin damarındaki kanın geçiş hızına, kan değerlerine bakıp etkilenmeye göre hareket ettik" dedi.

- Kan hücreleri beklenmedik şekilde hızla yıkıldı

 Acar, 17 haftalık olan çocuklar çok küçük olduğu için karaciğer damarından 15 ve 20 cc kan verdiklerini belirterek, şöyle devam etti:

"Normal kan uyuşmazlığı olan bebeklerde bir kez kan verildiğinde 2-3 hafta kan vermeye gerek duyulmazken bu bebeklerde 3-4 günde bir kan vermek zorunda kaldık. Bu, sıra dışı bir durumdu. Kan hücreleri beklenmedik şekilde hızlı yıkılıyordu. Daha sonra kan verme miktarlarını 30 ve 40 cc'ye kadar çıkarttık. Bebekleri kaybetmemek için aynı anda kan verme yerine üç gün ya da bir hafta arayla nakli gerçekleştirdik. Operasyonla, bebeklerin anne karnında ölmesinin önüne geçtik. Bebeklerin kansızlığı o kadar ileri derecedeydi ki çok sık kan vermek zorunda kaldık. Bebeklerin ikisi de dünyaya geldi ancak birini kaybettik. Diğer bebeğimizin sağlık durumu iyiye gidiyor. Dünya tıp literatüründe yaptığımız araştırmada Meryem bebek, dünyada tek. Anne karnında 11 kez kan verilip yaşayan başka bir bebek yok."