HDP'nin Konya mitingi

HDP'nin Konya mitingi
HDP'nin Konya mitingi
- Eş Genel Başkan Demirtaş: - "(Başbakan Ahmet Davutoğlu) Bu seçimde en çok da ona üzülüyorum. O kadar koşturuyor, terliyor. Kimin için? Kendine bir hayrı yok. Seçimi kazansa Başbakanlık gidecek, kaybetse istifa edecek, yine Başbakanlık gidecek. Onun durumu en zor. Allah ona yardım etsin" - "Şimdi Erzurum'da İstasyon Meydanı'nda miting yapmak istiyoruz ama bütün partilere orada miting izni verilmesine rağmen maalesef duyum alıyoruz; HDP'ye vermemek için bahaneler üretiyorlar. Bu tür şeylere hiç gerek yok. Biz Erzurum'a ülkemizin barışını, kardeşliğini güçlendirmeye gideceğiz"

KONYA (AA) - HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bu seçimde en çok Başbakan Ahmet Davutoğlu'na üzüldüğünü belirterek, "O kadar koşturuyor, terliyor. Kimin için? Kendine bir hayrı yok. Seçimi kazansa Başbakanlık gidecek, kaybetse istifa edecek, yine Başbakanlık gidecek. Onun durumu en zor. Allah ona yardım etsin" dedi.

Demirtaş, partisinin Konya Kent Meydanı'nda düzenlediği mitingde, 7 Haziran seçimlerinin sıradan, klasik bir partiler arası yarış olmaktan çıktığını söyledi.

Bu seçimin ülkede demokrasiyi, özgürlüğü geliştirecek, toplumsal kalıcı barışa adım atacak bir tercih olduğunu ifade eden Demirtaş, kendilerinin bu tercihi ve umudu büyütmek için çalıştığını dile getirdi.

Demirtaş, gece gündüz, herkesin bir tek kişiyi başkan yapmak için çalıştığı bir parti olduğunu iddia ederek, "Seçim bu iki çizgi arasında gerçekleşiyor. 7 Haziran'daki tercihler ya özgürlükten ya diktatörlükten yana olacak. Biz istiyoruz ki bunca acısına, sıkıntısına, zorluğuna rağmen, Cumhuriyet tarihi boyunca işlenmiş suçlara, günahlara, yapılmış hatalara rağmen artık geldiğimiz noktadan geriye gidiş olmasın. Artık bu ülkede taş üstüne taş konulmuşsa, olumlu ne yapılmışsa onları da sahiplenerek geleceğimize bakalım istiyoruz" diye konuştu.

- "Bütün kampanya aslında başkanlık sistemi üzerine"

"Tek bir adamın kendi ikbali, istikbali uğruna, kendi kişisel çıkarları, hırsları uğruna ülkemizi felakete sürüklemelerine izin veremeyiz" diyen Demirtaş, şu ifadeleri kullandı:

"Bütün AKP  kadroları, Başbakan da dahil olmak üzere 550 adayın tamamı, şu anda bir kişiyi başkan yapmak için uğraşıyor. Bunun için meydanlardalar. Başka da hiçbir vaatleri yok maalesef. Ahmet Hoca, Sayın Davutoğlu, şu güne kadar meydanlarda; 'Ben başkanlığı savunuyorum' diyemedi. 'Bize oy verin, başkanlık getireceğiz' diyemedi ama biliyoruz ki bir kez daha AKP tek başına iktidar olursa bu ülkeye vadettiğiniz hiçbir şeyi yapma şansınız yok. Yeni anayasayı vadediyorsunuz, yapma şansınız yok. Seçim beyannamenizdeki AKP vaatlerinden hiçbirini hayata geçirme şansınız yok. Çünkü başkanlık sistemi gelirse ortada 'hükümet' diye bir şey kalmayacak. Başbakanlık sistemi ortadan kalkacak. Bu nedenle kendi kendini yok etme, inkar etme, tasfiye etme kampanyası yürütüyorlar ve bütün kampanya aslında başkanlık sistemi üzerine. Başkanlık için oy isteme üzerine kurulmuş olmasına rağmen Ahmet Hoca, meydan meydan dolaşıp kendini yok edecek, başbakanlığı ortadan kaldıracak bir seçim kampanyasına alet oluyor, figüran oluyor. Bu seçimde en çok da ona üzülüyorum. O kadar koşturuyor, terliyor. Kimin için? Kendine bir hayrı yok. Seçimi kazansa Başbakanlık gidecek, kaybetse istifa edecek, yine Başbakanlık gidecek. Onun durumu en zor. Allah ona yardım etsin. Fakat 7 Haziran akşamı onu bu zulümden kurtaracağız. HDP'nin barajı aşmasıyla o zaman işte yeni bir yaşama, büyük insanlığa kapı aralanmış olacak."

Demirtaş, bugüne kadar insanların her türlü değerinin, devlet tarafından tehdit kabul edildiğini savunarak,  AK Parti 'nin de 13 yıllık iktidar döneminde kendileri dışında herkesi yine tehdit, vatan haini ve düşman kabul ettiğini ileri sürdü.

AK Parti iktidarının, bugüne kadar çözebildiği tek bir sorun bulunmadığını iddia eden Demirtaş, "Yeni anayasa sözleriydi, 13 yıldır yapmadılar. 'Kürt sorununu çözeceğiz' dediler. 13 yılda 'Kürt sorunu yoktur' noktasına geldiler. Alevi sorunu, Ermeni meselesi, AB meselesi, komşularla olan sorunlar, basın özgürlüğü sorunu... Hangilerini çözdüler? Attıkları her adım, sadece iktidarlarını güçlendirmeye yarıyorsa kıymet verdiler" diye konuştu.

Demirtaş, AK Parti'nin halktan güçlü destek alarak iktidara geldiğini ancak aldığı desteği iyi kullanmadığını savunarak, kendilerine destek ve oy vermeyenlerin de bu ülkenin onurlu vatandaşları olduğunu, AK Parti'nin bunu hissettirmeyi başaramadığını öne sürdü.

- "Hem İslami hem insani çizgiyi mahcup ettiler"

AK Parti'nin, kendisine oy veren insanları da kırıp incittiğini belirten Demirtaş, "Çünkü onların arkasında duran, onlara destek veren, zor günlerde AKP'nin bayrağını dalgalandıranlar mahcup oldular sonuçta. Öylesine çirkefliklere bulaştılar ki 'İslam kimliği, siyasal İslam çizgisiyle, insani çizgiyi buluşturduk' dediler. Fakat bugünkü pratikleriyle hem İslami hem insani çizgiyi mahcup ettiler. Yolsuzlukla, hırsızlıkla, rüşvetle, lüksle, israfla anılır hale geldiler. Sokaklarda uyguladıkları şiddetle, işkenceyle, Roboski ile Gezi ile uyguladıkları katliamla maalesef ki insana değer vermediklerini göstermiş oldular. Bundan da en fazla, Türkiye'deki İslami hareketler zarar gördü. Çok merak ediyorum neden bu kadar suskunlar?" görüşünü dile getirdi.

Demirtaş, 7 Haziran'ın, AK Parti'ye oy verenlerin, verdiği oyun hesabını sorma günü olduğunu belirterek, "Muktedir olarak güç zehirlenmesi yaşamış iktidarlar, gücünün kıymetini bilmeyen iktidarlar, halk tarafından frenlenmezse, halk onları cezalandırmazsa, o zaman ortaya felaket çıkar. İşte 7 Haziran tam da bunun fırsatıdır. Güç zehirlenmesi yaşamış ve ele geçirdiği güçle başı dönmeye başlamış olanlara, 7 Haziran'da bir ilacımız var. Bu, zehirlenmeye karşı bir merhem. İlaç bulduk, onun adı Halkların Demokratik Partisi" ifadelerini kullandı.

Hiçbir partiyi düşmanlaştırarak, seçmeni ayrımcılığa tabi tutarak kampanya yürütmediklerini vurgulayan Demirtaş, ülke barışının, partilerinden ve partilerinin oylarından da kıymetli olduğunu bildirdi.

- "Bu tür şeylere hiç gerek yok"

Demirtaş, AK Parti, MHPCHP ya da başka partilere oy verenlerin HDP'nin düşmanı olmadığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Siyasi rekabeti, biz siyasetçiler yürütüyoruz. Sizler sokakta kardeş olacaksınız, el ele vereceksiniz. Bundan daha büyük bir kazanım yoktur. Tuzaklara, kışkırtmalara, provokasyonlara düşmeden bugüne kadar geldiniz, ondan sonra da önümüzdeki 10 günü bu şekilde değerlendirmemiz lazım. Bazı yerlerde mitinglerimiz engellenmeye çalışılıyor. Buradan özellikle Erzurum'la ilgili bir meseleyi dikkatlerinize sunmak istiyorum. Sayın Erzurum Valisi'ne de çağrı yapmak istiyorum. Türkiye'nin birçok şehrinde miting yaptık. Çok şükür hiçbir yerde sıkıntı olmadı, olmaz da. Çünkü biz her şehre HDP'nin barış mesajını, selamını götürüyoruz. Eğer AKP'liler, AKP yöneticisi, özellikle Başbakan ve Cumhurbaşkanı, kışkırtmasalar, halkın kendi arasında hiçbir sorun yok. Şimdi Erzurum'da İstasyon Meydanı'nda miting yapmak istiyoruz ama bütün partilere orada miting izni verilmesine rağmen maalesef duyum alıyoruz; HDP'ye vermemek için bahaneler üretiyorlar. Bu tür şeylere hiç gerek yok. Biz Erzurum'a ülkemizin barışını, kardeşliğini güçlendirmeye gideceğiz. İstasyon Meydanı'nda, Erzurum'da vereceğimiz mesajlar Erzurum'un yarasına da ülkenin yaralarına da merhem olacak. O nedenle kimse kaygılanmasın. Sayın Erzurum Valisinin de kaygılanmasına gerek yok. Kendi tedbirlerini alırlar. Aynı Konya'da olduğu gibi coşkuyla barış mesajlarımızı verir, mitingimizi tamamlarız."

- "Bunların tarzı budur"

İktidarın bugün bedavadan milliyetçi oylara, inançlı Müslüman insanların oylarına konmaya çalışacağı iddiasında bulunan Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bugün, yarın, Ayasofya tartışmasını da açacaklar. Belki gidecekler namazlarını da Cuma namazlarını seçim kampanyasının parçası haline getirecekler. İzleyin. Bunların tarzı budur. Bugüne kadar bu şekilde çirkin, ucuz yöntemlerle oy toplamayı tercih ettiler. Görelim bakalım, aynı yöntemlerle önümüzdeki 10 gün sürekli milliyetçiliği tırmandırarak, ülkede bir kez daha kamplaşmaya yol açacaklar. Maşallah ülkenin Cumhurbaşkanı değil, açılıştan sorumlu müdürü mübarek. Nerede bir açılış, kendisi orada. Açılışların tamamı da uyduruk. Açtığı bir şey de yok. Bak evde, kahvehanede gazoz açacaksanız davet edin gelir. 'Gazoz açılacak' deyin gelir. Hiçbir fırsatı kaçırmaz. Evde konserve mi açacaksınız, yufka mı açacaksınız, Cumhurbaşkanını çağırın, AKP propagandası için, içinde açılış geçen hiçbir şeyi kaçırmaz. Bu da hepimizin Cumhurbaşkanı, düşünebiliyor musunuz? 77 milyonun Cumhurbaşkanına bakar mısınız? Bu kadar panik, korku, ecele faydası olmayan bir şey. Hiç merak etmeyin, bunların yaptıklarını elbette ki Yaradan görüyor, kul da görüyor. Herkes bu çirkinliğin farkında ve bu adaletsizliğe 7 Haziran'da iyi bir cevap verecek. Konya'da sizin duruşunuz, bizim umudumuzu ve heyecanımızı büyütmüştür."