"Her gördüğünüzü, duyduğunuzu ve okuduğunuzu uygulamayın"

"Her gördüğünüzü, duyduğunuzu ve okuduğunuzu uygulamayın"
"Her gördüğünüzü, duyduğunuzu ve okuduğunuzu uygulamayın"
- Necmettin Erbakan Üniversitesince 5 ilde otizmli çocuğu bulunan 172 ailenin üzerinde yapılan araştırmada, ailelerin tedavisi olmayan rahatsızlığa karşı bitkisel tedavilere başvurma, hayvanlara umut bağlama, hipnoz edilme gibi bilimsel dayanağı olmayan yollara başvurdukları belirlendi - Araştırmayı yapan Doç. Dr. Bilgiç: ''Otizmi tamamen ortadan kaldıracak yöntem olmayınca konunun istismar edildiğini gördük''

KONYA (AA) - METİN BOLAT - Necmettin Erbakan Üniversitesi tarafından 5 ilde otizmli çocuğu bulunan 172 ailenin üzerinde yapılan araştırmada, "Ailelerin değişik besin maddelerini kullanma, bazı şeyleri diyetten çıkarma, oksijen ve bitkisel tedavi uygulama, hayvanlara bindirme" gibi bilimsel anlamda değeri olmayan ve tedavide etkinliği bulunmayan yöntemlere başvurdukları anlaşıldı.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç.Dr. Ayhan Bilgiç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sosyal ve iletişim becerilerini etkileyen bir gelişim bozukluğu anlamına gelen otizm rahatsızlığının her yüz kişiden birinde görülebileceğini söyledi.

Sık rastlanan ve kalıtımsal faktörlerle ilişkili olduğu bilinen rahatsızlığın çocuklarda üç temel problemle ortaya çıktığını belirten Bilgiç, ''Çocuklar, toplumsal sosyal etkileşim kurma konusunda zayıflar. Bu çocukların beyninde sosyal etkileşim sağlayan sistemlerde bozukluklar, iletişim alanında eksiklikleri var. Konuşması olmayabilir. Vücut diliyle iletişim kurması düşüktür. Rahatsızlığı bulunanlarda basma kalıp tekrarlayıcı davranışlar vardır'' diye konuştu.

Bilgiç, bu rahatsızlığın etkilerinin bazı çocuklarda daha az görülebileceğini ifade ederek, hastalığın mümkün olduğunca erken dönemde tanı konulması ve müdahale edilmesi gerektiğine dikkati çekti.
Net bir tedavisi olmayan bu rahatsızlığa eğitimsel metotlarla müdahale edildiğinde, çocuğun kendi haline bırakılmayarak sosyalleşmesinin sağlandığını dile getiren Bilgiç, müdahale edilmeyen çocukların sosyal etki ve gelişimlerinin daha kötüye gidebileceğini, problemlerin büyüyeceğini vurguladı.

- Bilimsel olmayan yöntemler daha kötüye götürebilir

Ankara , İstanbul , Ordu, Mersin ve Malatya'da otizmli çocuğu bulunan 172 aile üzerinde araştırma yaptıklarını anlatan Bilgiç, şöyle devam etti:
''Bilimsel olarak yayınlanan çalışmada çaresizliğin ailelere her şeyi yaptırdığını gördük. Türkiye 'de otizmli olan çocuklarda belirtileri tamamen ortadan kaldıracak yöntem yok ama eğitimsel ve erken müdahaleyle çocuk biraz daha iyi bir noktaya getirilebilir. Otizmi tamamen ortadan kaldıracak yöntem olmayınca konunun istismar edildiğini gördük. Yaklaşık yüzde 56'lık kısmın 'hoca' diye tabir edilen kişilere giderek çocuklarını okuttuklarını belirledi. Sırasıyla türbeye gitmek, değişik besin maddelerini kullanmak, bazı şeyleri diyetten çıkarmak, oksijen ve bitkisel tedavi uygulamak, hayvanlara bindirme, hipnoz edilme gibi bilimsel anlamda değeri olmayan ve tedavide etkinliği bulunmayan yöntemler uygulanıyor. Aileler her gördüklerini, okuduklarını ve duyduklarını uygulamak istiyorlar. İstismar edilen aileler bu şekilde hem maddi hem de manevi yönden yıpranıyor.''

Bilgiç, hastalığı iyi tanıyan ve bu durumun kalıtsal olduğunu bilen ailelerin istismardan korunabildiğini sözlerine ekledi.