"Madende az işçi az risk" önerisi

"Madende az işçi az risk" önerisi
"Madende az işçi az risk" önerisi
- Önce Soma sonra Ermenek'teki kömür ocaklarında meydana gelen yangın ve su baskını, teknolojik altyapı yenilenerek yer altında çalışan işçi sayısının sınırlandırılmasını gündeme getirdi - Selçuk Üniversitesi Maden Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bilim: - "Devlet bir yasa çıkarmalı. Yer altındaki işçi sayısını sınırlandırmamız gerekiyor. Şu anda böyle bir sınırlama yok" - "O kadar işçi yer altına indirilmezse çok üretim yapılamayacağını iddia edenler olabilir. Çözümü var, mekanizasyona geçersiniz. Teknolojik altyapıyı getirirseniz 750 işçinin yapacağı işi 50 işçiyle rahatlıkla yapabilirsiniz"

KONYA (AA) - ABDULLAH YILDIZ - Selçuk Üniversitesi Maden Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Niyazi Bilim, daha çok insan gücü ile üretim yapılan maden ocaklarındaki işçi sayısında sınırlandırmaya gidilerek, teknolojik altyapının yenilenmesi gerektiğini söyledi.

A sınıfı güvenlik uzmanı da olan Doç. Dr. Bilim, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle küçük işletmelerde güvenliği ve sağlığı ile ilgili profesyonel çalışma ortama sağlanamadığı için sıkıntılar yaşandığını ifade etti.

Birçok kömür işletmesinde iş güvenliğinin işçiye baret dağıtmak olarak algılandığını dile getiren Bilim, bu konudaki prosedürün Türkiye 'de hala yeterince özümsenemediğini vurguladı.  

Madenlerde iş güvenliği ve sağlığı dendiğinde kaynağında koruma, ortamı koruma ve en sonunda da kişisel korumanın akla gelmesi gerektiğine işaret eden Bilim, "İş güvenliği denilince akla 'kişisel koruyucu donanım, baret, kulaklık dağıtınca iş kazalarını önledik' gibi bir mantık geliyor. İş güvenliğinde bir mantık vardır. Kaynağında koruma deriz. Sonra ortamı koruma, sonra da kişisel koruma. Yani ilk başta siz tehlikeyi kaynağında yok etmeniz gerekir. Kişisel koruma en sondur. Ama bizde hala iş güvenliği denilince kişisel koruma yani baret akla geliyor" diye konuştu.

Doç. Dr. Bilim, yer altında şartların çok zor olduğunu ve işçilerin dar koridorlardan geçerek ilerleyebildiğini aktararak, kömür ve madenin çıkarıldığı alanlarda daha çok teknoloji kullanılarak işçi sayısının düşürülmesi gerektiğine işaret etti.

- "Sayı az olursa riski de azaltmış oluruz"

Bilim, devletin yer altındaki işçi sayısının sınırlandırılmasıyla ilgili yasal düzenleme yapması gerektiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti: 

"Devlet bir yasa çıkarmalı. Yer altındaki işçi sayısını sınırlandırmamız gerekiyor. Şu anda böyle bir sınırlama yok. İsterseniz şu anda yer altında aktif olarak 10 bin işçiyi çalıştırabilirsiniz. O kadar işçi yer altına indirilmezse çok üretim yapılamayacağını iddia edenler olabilir. Çözümü var, mekanizasyona geçersiniz. Teknolojik altyapıyı getirirseniz 750 işçinin yapacağı işi 50 işçi ile rahatlıkla yapabilirsiniz. Madene indirmediğiniz işçileri, aynı işletmede yer üstünde çalıştırarak istihdam edebilirsiniz. Soma'da düşünün, yer altında 750'ye yakın işçi vardı. Bu işçiler aynı anda temiz havanın geldiği tek bir çıkışa yöneliyor. O koridorlara aynı anda yöneldikleri zaman birbirlerini ezerler. Çünkü maske yarım saat ya da bir saat idare eder. Sayı az olursa riski de azaltmış oluruz."

"Soma'da 750 işçi aynı anda yer altında aktif olarak çalıştırılmasaydı kayıp bu kadar olmayabilirdi" değerlendirmesinde bulunan Bilim, "Sınırlama getirilmeli, madenlerde yer altındaki işçi sayısı azaltılmalı" dedi.

- Yüksek teknoloji kullanan kömür ocakları var

Avrupa 'da ve Amerika'da yer altında sınırlı sayıda işçi çalıştırıldığını, daha çok teknoloji kullanılarak madenin çıkarıldığını anlatan Bilim, şunları kaydetti:

"Yurt dışındaki ocaklarda bilgisayar programı kullanır gibi bir kumanda kolu ile makineler hareket ettiriliyor. Türkiye'de de bunun örnekleri var. Bazı kömür ocaklarımız Avrupa ve Amerika'daki standartlarda üretim yapıyor. Kömür bir operatörün uzaktan kumandasıyla kazılıyor. Otomatik olarak konveyöre (Yükü havadan veya yerden taşımaya yarayan ve kapalı devre çalışan alet, taşıyıcı) yükleniyor. Konveyör yeryüzüne çıkarıyor. Tahkimat sistemleri ağaçtan değil, hidrolik sistemlerle yapılıyor. Yürüyen tahkimat dediğimiz sistemler kendisi ilerleyebiliyor. Günde bir vardiyada 4 bin ton üretimi sadece 5-6 kişi ile sağlayabiliyorsunuz. Bunların sayılarını çoğaltmak gerekiyor."