"Tasavvuf Kültüründe Hz. Mevlana" Paneli

"Tasavvuf Kültüründe Hz. Mevlana" Paneli
"Tasavvuf Kültüründe Hz. Mevlana" Paneli
- Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aşkar: "İslam dinini tam olarak anlamadan Hz. Mevlana'yı anlamak imkansızdır. Hz. Mevlana'yı ticari bir meta olmaktan çıkarmalı ve ne demek istediğini anlamak için çalışmalıyız" - Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oktay: "Mevlana, eserinde Kur'an-ı Kerim'deki gibi kadına çok önemli anlamlar yüklemiştir. Kadın, Mevlana düşüncesinde, varlık bakımından esas unsurdur"

KONYA (AA) - Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aşkar, İslam dinini tam olarak anlamadan Hz. Mevlana'yı anlamanın imkansız olduğunu belirterek, "Hz. Mevlana'yı ticari bir meta olmaktan çıkarmalı ve ne demek istediğini anlamak için çalışmalıyız" dedi.

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Mevlana Araştırmaları Enstitüsü tarafından, SÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde, Mevlana'nın 741. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma etkinlikleri kapsamında "Tasavvuf Kültüründe Hz. Mevlana" konulu panel düzenlendi.

Panelde, "Günümüzde Hz. Mevlana Algısı" başlıklı sunumunu gerçekleştiren Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aşkar,  Türkiye 'de çok ciddi bir Mevlana sömürüsü olduğunu söyledi.

İnsanların bu sömürüye alet olduklarını ifade eden Aşkar, "Mesnevi'yi okumamış ve orada Hz. Mevlana'nın ne söylemek istediğini kendine göre yorumlayan bazı insanlar, yazdıkları kitapları milyonlarca insana satıyorlar. Bu etik olarak yanlıştır" dedi.

Üniversiteler tarafından oluşturulacak bir kurulla çıkarılan eserlerin, alanın uzmanları tarafından onaylanması ve bu süreçten sonra okuyucuya ulaştırılması gerektiğini anlatan Aşkar, aksi takdirde Hz. Mevlana'nın düşüncesinin gelecek nesiller tarafından yanlış, eksik ve yetersiz tanınacağını belirtti.

- "Bundan nasıl para kazanırım?' diye düşünmekten vazgeçilmeli" 

Aşkar, herkesin bu düşünce sistemini tam olarak anlamadan "bundan nasıl para kazanırım?" diye düşünmekten vazgeçmesi gerektiğini, öncelikle olarak da Konya'nın buna karşı çıkması gerektiğini bildirdi.

Hz. Mevlana'nın sadece hoşgörüden ibaret olmadığına dikkati çeken Aşkar, şunları kaydetti:

"Hz. Mevlana'nın derin düşünce sistemini, ortaya koyduğu eserlerinde görebiliyoruz. Bunların okuyucular tarafından bilinmesi için çaba harcamalıyız. Allah'ı ve Hz. Muhammed'i dışarıda bırakarak Hz. Mevlana'yı anlayamayız. Bunlar iç içe geçmişlerdir ve İslam dinini tam olarak anlamadan Hz. Mevlana'yı anlamak imkansızdır. Hz. Mevlana'yı ticari bir meta olmaktan çıkarmalı ve ne demek istediğini anlamak için çalışmalıyız."

- "Hz. Mevlana'yı Mesnevi'den öğrenmeliyiz"

Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Sıdıka Oktay ise "Hz. Mevlana Düşüncesinde Kadın ve Değeri" başlıklı sunumunda, Hz. Mevlana'nın Mesnevi'den öğrenilebildiğini dile getirdi.

Mevlana'nın, eserlerinde ortaya koyduğu düşünceleriyle  daha iyi öğrenilebileceğini vurgulayan Oktay, "Mevlana, eserinde Kur'an-ı Kerim'deki gibi kadına çok önemli anlamlar yüklemiştir. Kadın, Mevlana düşüncesinde, varlık bakımından esas unsurdur. Kadının erkekle aynı şeyden yaratıldığını belirtmektedir. Mevlana kadınla erkeğin aynı şeyden yaratıldığını ama kadına daha farklı özellikler verildiğini söylemektedir. Kadının yorumlanışını doğru yapmamız gerekiyor" dedi.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatma Asiye Şenat ve Selçuk Üniversitesi emekli Öğretim Üyesi Dr. Yakup Şafak da panelde konuşmacı olarak yer aldı.