Teravih, 8 asırdır açık havada kılınıyor

Teravih, 8 asırdır açık havada kılınıyor
Teravih, 8 asırdır açık havada kılınıyor
- Konya'da Selçuklular döneminde orduların sefere uğurlanıp karşılandığı Musalla Mezarlığı'ndaki namazgahta, teravih namazı 800 yıldır açık havada kılınıyor - SÜ İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arabacı: - "Namazgah geleneği bizde çok eskiden var. Mesela Malazgirt Meydanı, alan olarak namazgahtır. Namazlar çimenlerin üzerinde kılınırdı. O gelenek Anadolu'da birçok kasabada uygulandı"

KONYA (AA) - AYŞE ŞENSOY - Konya'da Selçuklular döneminde bayram namazlarının kılındığı, yağmur dualarının edildiği, orduların sefere uğurlanıp sefer dönüşü karşılandığı Musalla Namazgahı'nda 800 yıllık teravih geleneği sürüyor.

Anadolu Selçuklular döneminden kalmış en eski namazgahlardan birisi olan Musalla Namazgahı'na gelen vatandaşlar, 8 asır öncesinde olduğu gibi bu ramazanda da sıcak yaz aylarında açık havada teravih namazı kılıyor.

Şehitliğin yanında, ağaçların gölgesinde ibadetlerini yerine getiren vatandaşlar, 800 yıllık geleneği yaşatıyor. 

Selçuk Üniversitesi (SÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Arabacı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Konya'nın Anadolu'da ilk fethedilen yerlerden biri olduğunu söyledi.

Fethedildiğinde kente on binlerce asker , kadın ve çocuğun geldiğini belirten Arabacı, o zamanlar henüz dini bir yapı olmadığı için insanların doğal ortamlarda ibadetlerini yaptıklarını ifade etti.

Günümüze kadar gelen namazgah geleneğinin bu şekilde başladığını dile getiren Arabacı, şunları kaydetti:

"Namazgah geleneği bizde çok eskiden var. Mesela Malazgirt Meydanı, alan olarak namazgahtır. Namazlar çimenlerin üzerinde kılınırdı. O gelenek Anadolu'da birçok kasabada uygulandı. Minber yerine, cemaate göre biraz daha yüksekte olan taş basamaklar, geride de diğer insanlar araziye yayılarak namazlarını kılardı. Namazgah geleneği sonra da devam ettirildi. Sadece Selçuklu değil, Osmanlı döneminde de devam etti."

- Doğayla iç içe ibadet

Arabacı, Türkiye 'de birçok yerde namazgah bulunduğunu aktardı. Bazılarında o dönemlerde kullanılan mihrap ve minberin kaldığını anlatan Arabacı, Konya'daki Musalla Namazgahı'nda da mihrap ve minber yapısının gözlemlendiğine işaret etti.

Selçuklu'nun dini hayatını doğal çevreyle iç içe yaşadığını aktaran Arabacı, şöyle devam etti:

"Musalla Namazgahı'nda bayram namazları, toplu namazlar, cuma namazları kılınırmış. Namazgah, Osmanlı Devleti'nde de kullanılmaya devam etmiş. Birçok defa onarılarak günümüze kadar gelmiş. Günümüzde de ramazanın sıcak yaz günlerine gelmesi dolayısıyla bu mekan değerlendirildi. Ağaçların altında doğal çevreyle bütünleşerek manevi bir ortamda ibadet ediliyor. İnsanlarımız burada teravih namazını kılıyor. Böylece hem Selçuklu geleneği sürdürülüyor hem de insanımız doğayla iç içe gökyüzünün altında ibadet etmenin hazzını alıyor. Vatandaşlar hem Malazgirt'i hem de Anadolu'ya ilk gelen atalarının hatırasını yaşıyor."

- Anadolu'nun ilk şehitleri

Arabacı, namazgahın güneyinde "Cennet Çukuru" diye tabir edilen bir bölümün de bulunduğunu söyledi.

Cennet Çukuru'nda Anadolu'ya gelip şehit düşen ilk bahadırların gömülü olduğunu kaydeden Arabacı, "Orada Selçuklu kitabeli mezar taşları var. Dikey değil, mezarla beraber yatay. Üzeri Selçuklu sülüsüyle yazılmış mezar taşları var. Musalla'nın ortasında, türbelere yakın bir alan. Anadolu'yu fethetmek üzere gelen ilk şehitlerin, gazilerin gömüldüğü alan. Bu nedenle Cennet Çukuru deniliyor" ifadesini kullandı.