1000 yılın türküsü

Londra'daki The Royal Academy of Arts, Türklerin tarihsel gelişimine odaklanarak, yaşanan dönemleri sanatsal ve kültürel eserleriyle tanıtan dev bir sergiye ev sahipliği yapacak.
Haber: MÜJDE YAZICI / Arşivi

İSTANBUL - Londra'daki The Royal Academy of Arts, Türklerin tarihsel gelişimine odaklanarak, yaşanan dönemleri sanatsal ve kültürel eserleriyle tanıtan dev bir sergiye ev sahipliği yapacak. 'Türkler: 1000 Yılın Yolculuğu 600-1600' başlıklı sergide; bugünkü Çin'in doğu sınırından Batı'da Balkanlar'a uzanan coğrafyalardan seçilmiş dokumalar, seramikler, elyazmaları, halılar, hat sanatı, ahşap ve metal işçiliği örnekleri ile toplam 370'in üzerinde eser yer alıyor.
Sergi; Topkapı Sarayı, Türk ve İslam Eserleri, Berlin Devlet, Paris'teki Luvr, New York'taki Metropolitan Sanat, Londra'da Victoria&Albert ile British, Viyana'daki Güzel Sanatlar ve St. Petersburg'daki State Hermitage müzelerinden toplanan eserlerle oluşturuldu. 'Türkler: 1000 Yılın Yolculuğu 600-1600' sergisi İstanbul Kültür Sanat Vakfı'nın (İKSV) desteğiyle hazırlanırken serginin küratörlüğünü Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü Dr. Filiz Çağman, Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü Nazan Ölçer, Harvard Üniversitesi İslam sanatları profesörü David Roxburgh, Royal Academy'den Norman Rosenthal ve Adrian Locke birlikte üstleniyorlar.
22 Ocak-12 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek olan serginin küratörlerinden Norman Rosenthal ile konuştuk. Rosenthal sergi teklifinin önce Türkiye'den geldiğini, kendilerinin ise bu fikri geliştirip büyüttüklerini anlattı.
Bir Türk sergisi yapma planları varmış, ancak bunu nasıl gerçekleşitireceklerine bir türlü karar veremiyorlarmış. Her sergiden önce üç yıllık, hatta altı yıllık bir hazırlık dönemine girdiklerini söyleyen Rosenthal'a göre bu sergi bir buçuk yıl gibi çok kısa bir sürede hazırlanmış. Aslında The Royal Academy of Arts yetkilileri öncelikle bir Mısır sergisi yapmak istiyormuş. Irak savaşı patlak verince savaş sonrası ortaya çıkan belirsizlik nedeniyle bu plan askıya alınmış. Rosenthal, "Belki yine o projeyle ilgili adımlar atılır ama ne olacağını ne biz ne de Mısırlı yetkililer tam olarak kestirebiliyoruz" diyor. Tam Mısır sergisi yattı diye üzülürken Norman Rosenthal'a bir arkadaşı telefon etmiş: "Bana, 'Royal Academy of Arts'ta Topkapı'daki değerli eserleri sergilemeyi düşünür müsünüz?' diye sordu. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne dahil olma sürecinde olması dolayısıyla Türk hükümetinin de böyle bir serginin Londra'da açılmasına destek verdiğini belirtti."
Tabii Rosenthal hemen mevzunun üstüne atlamış: "Neredeyse telefonu kapatıp ilk uçakla İstanbul'a geldim" diyor. İstanbul'da tüm detaylar hakkında görüşmeler yapan Rosenthal, sergiyle ilgili kriterlerini belirlemiş. "Öncelikle benim hoşuma giden bir şey olmasını istedim. Yapacağımız sergi beni heyecanlandırıyorsa başka insanları da heyecanlandırır diye düşündüm. Sadece Topkapı'daki eserlerin sergilenmesi kolay bir seçenek olurdu. Biz, serginin ilginç olmasını istedik. Türk insanının tarihini ve yaşayışını yansıtan büyük bir sergi planladık. Bu çok karmaşık bir tarihe ve geniş bir coğrafyaya ışık tutmak demek. Sergiyi beş major bölüm altında topladık: Büyük Selçuklular, Anadolu Selçukluları, Timur İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu, İran ve Orta Asya Türkmenleri."
Sergide, ağırlıklı olarak Türklerin İslamiyet dönemi işlenecek. Norman Rosenthal "Türkler, tarih boyunca Budizm, Şamanlık, Hıristiyanlık gibi farklı inançlara mensup olsalar bile İslam'ı daha baskın yaşadılar. Dolayısıyla sergi İslamiyet ağırlıklı olacak" diyor.
Norman Rosenthal, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne giriş süreci ile ilgili sorduğumuz soruları da yanıtladı. Ancak Royal Academy of Arts yetkilisi kimliğiyle değil bir İngiliz kimliğiyle cevaplamayı tercih ettiğinin altını çizdi. Çünkü Rosenthal bu serginin politikmiş gibi algılanmasını istemiyor: "Politikayla uzaktan yakından alakamız yok. Politikanın iyi ve kötü tarafları vardır ama biz politikayı iyi yönünden kullanıyoruz. Zamanlama çok önemli. Buna İngilizcede 'Now or never' (Şimdi veya asla) deriz. Bu serginin şimdi yapılıyor olması Türkiye için büyük avantaj tabii ki. Biz de Türkiye'nin şu andaki politik durumundan avantaj sağlıyoruz; şu anki politik durumu kullanıyoruz."