120 yıllık paleti üç ressam kullanmış

120 yıllık paleti üç ressam kullanmış
120 yıllık paleti üç ressam kullanmış
Bozlu Art Project'te açılan 'Bağlantı' adlı karma sergide, sanatçıların ürettiği eserler ile o eserleri oluşturmada kullandıkları malzemeler ilk kez aynı sergide izleyici ile buluştu.
Haber: ESRA ÜLKAR - esraulkar@gmail.com / Arşivi

Nişantaşı’nda bulunan Bozlu Art Project, 17 sanatçının eserlerinin ve eserlerini üretim aşamasında kullandıkları malzemelerin sunulduğu ‘Bağlantı/Connection’ adlı karma sergiye ev sahipliği yapıyor. Sergide yapıtlarla birlikte paletler, gömlekler, ayakkabılar, fırçalar, boya muhafaza kutuları ve sanatçıların eserlerini oluştururken kullandığı eserlerin varoluş süreçlerine tanıklık etmiş eşyalar da ilk kez izleyiciyle buluşuyor. Serginin küratörü Oğuz Erten sergiyle ilgili şunları söylüyor: “Sanatçılara ait her objeyi o sanatçının bir resmi tamamlıyor ve izleyene üretim aşamasında kullanılan materyaller ile sürecin sonucunda ortaya çıkan arasında bir ‘bağlantı’ kurma olanağı sağlıyor.” 20. yüzyılın en önemli sanatçıları kabul edilen isimlerden genç sanatçılara uzanan sergide, Fahrünnisa Zeyd, Ferruh Başağa, Nejad Melih Devrim, Mübin Orhon, Adnan Çoker, Mehmet Güleryüz, Tomur Atagök, Nur Koçak, Güngör Taner, Utku Varlık, Halil Akdeniz, Balkan Naci İslimyeli, Bedri Baykam, Bubi, Kazım Karakaya, Tülay İçöz ve Volkan Diyaroğlu’nun eserleri ve kullandıkları malzemeler yer alıyor. Sergi 24 Ocak’a kadar Rumeli Caddesi üzerindeki Bozlu Art Project’de görülebilir.

120 yaşındaki palet
Güngör Taner’in uzun yıllar kullandığı palet sanatçıya bir dönemin önde gelen ressamlarından Arif Kaptan tarafından hediye edilmiş. Arif Kaptan ise bu paleti 31 yaşında hayatını kaybeden ressam Muhittin Sebati’nin terekesinden almış. Palet üç sanatçının renklerini de üzerinde barındırıyor.

Bir kolu yırtık gömlek
Resim yaparken bir kolunu kestiği gömleği ve fırçalarını temizlediği bezlerle sergiye dahil olan Mehmet Güleryüz’ün kullandığı renkler bu eşyalarda da yer alıyor.

Boş tüpleri hiç atmamış
Utku Varlık 20 yıl boyunca kullandığı boyaların boş tüplerini atmamış. Bir kenarda biriken bu boya tüpleri sergi için Paris’teki atölyeden getirtilmiş. 26 kilo ağırlığındaki eski boya tüplerine sanatçının erken döneminde kullandığı paleti de yer alıyor.

Zengin ressamın paleti
Türk resminin ilk kadın ressamlarından Fahrünnisa Zeyd uluslararası çevrelerde prenses olarak adlandırılır. Dönemi içindeki sanatçıların boya ve malzeme bulmakta sıkıntı çektiği dönemlerde Zeyd’in paleti bol ve yoğun boya katmanları ile kaplı olması biraz da bu özelliğinin göstergesi.

Kendi kutusunu kendi yapmışHalil Akdeniz, 1968 yılında genç bir sanat öğrencisiyken kendi elleriyle çivi kullanmadan yaptığı boya mahfaza kutusu ve 45 yıl sonra bugün kullandığı resim sehpası ile sergide yer alıyor.

Fırçalık değil kaşıklık
Balkan Naci İslimyeli’nin sergide yer alan fırçalığı aslında bir tahta kaşıklık. Safranbolu’da yaklaşık 20 yıl önce görüp satın aldığı eski bir kaşıklığı atölyesine getirip resim malzemelerini koyduğu bir rafa dönüştürmüş.

Seyirlik domates dolması
Paris yıllarında memleket hasreti içindeki Mübin Orhon, genç sanatçı Utku Varlık’tan domates dolması pişirmesini ister. Sofraya konan yemeği ise yemez, sadece dalıp seyreder. Belki de İstanbul ’daki konakta yapılan dolmalar ve çocukluğunu hatırlar. Sonra da Utku Varlık’a, teşekkür niyetine kendi fırçalarını hediye eder.

Baykam’ın pabuçları
Bedri Baykam, bir palet gibi kullandığı küçük boya kutusu kapakları ile sergide yer alıyor. Resmi ise 20 yıl boyunca atölyesinde giydiği ayakkabının eklendiği bir yapıt.