@ErkanAktug

2009'da sinema yerinde saydı

2009'da sinema yerinde saydı
2009'da sinema yerinde saydı

?Recep İvedik 2? (solda), ?Güneşi Gördüm? ve ?Nefes? (üstte) 2009?un en çok izlenen yerli yapımları oldu.

Türkiye'de 2009 yılında yaklaşık 36.1 milyon bilet satıldı ve 301 milyon lira gelir elde edildi. Gişe geliri önceki yılla aynı kalırken seyirci sayısında 2.3 milyonluk düşüş var. Film sektöründeki üretim patlaması da gişeye doğru oranda yansımadı. Yerli filmler 2008'e göre 4.5 milyondan fazla seyirci kaybetti
Haber: ERKAN AKTUĞ / Arşivi

İSTANBUL - Kalkıp dünya gişe gelirinin yaklaşık yüzde 30’una sahip Amerika’yı Türkiye’yle kıyaslayacak değiliz ama durumumuzu göstermesi bakımından çarpıcı örnek: Amerika’da 2009’un en çok izlenen filmi ‘Transformers 2’nin gişesi 402 milyon dolar, kabaca yuvarlarsak 600 milyon lira. Türkiye’de ise 2009’da gösterime giren yerli, yabancı 255 filmden elde edilen toplam gişe geliri 301.4 milyon lira. Yani ‘Transformers 2’nin sadece Amerika gişesinin yarısına tekabül eden bir Türkiye sinema sektöründen bahsediyoruz.
Anlaşıldığı üzere konumuz 2009 Türkiye box office değerlendirmesi... İster Türkiye’deki yerli dizi patlamasına yorun, ister devlet yardımının artırılmasına, son yıllarda Türk sinemasında müthiş bir üretim patlaması var ya, bu durum doğru oranda gişeye yansımadı. Hatta, ileride açacağız, bir miktar gerileme söz konusu, özellikle seyirci sayısında.
Türkiye’de sinemadan elde edilen bilet geliri bir önceki yıla göre aynı kaldı; Haftalık Antrakt Sinema Gazetesi’nin verilerine göre 2008’de 301.6 milyon lira gişe geliri elde edilmişti, 2009’da ise (gişesi açıklanmayan ‘Yedi Kocalı Hürmüz’ filmi hariç) 301.4 milyon lira. Ancak kesilen bilet sayısında ciddi sayılabilecek miktarda düşüş var. 2008’de 38 milyon 465 bin bilet satılırken 2009’da bu rakam 36 milyon 127 binde (yine ‘Yedi Kocalı’ hariç) kaldı. Yani seyirci sayısında 2.3 milyondan fazla düşüş söz konusu.

18 milyonun 11’i ilk beşte
Seyirci sayısındaki düşüş, ilk bakışta küresel ekonomik krize bağlanabilir. Ancak bu noktada kriz yılı olan 2009’da Amerika’da tüm zamanların gişe rekorunun kırıldığını ve gişe gelirinin 10 milyar doları aştığını hatırlatmakta fayda var. O yüzden kriz etkisini bir kenara bırakırsak bizce düşüşün en önemli sebeplerinden biri, gnctrkcll’in ‘bir bilet alana bir bilet bedava’ kampanyasını bu sezon sonlandırmış olması. Zira gnctrkcll, üç dört yıldır uygulanan bu kampanyayla sinemaya milyonlarca lira aktarıyordu.
Türkiye box office’indeki yerli filmler etkisine gelirsek... 2008 yılında  50 yerli film gösterime girmiş ve 22.6 milyonla toplam gişenin yüzde 60’ını elde etmişti. 2009’da ise gösterime giren yerli yapım sayısı 69’a yükseldi. Buna karşılık toplam gişe geliri içindeki payı yüzde 50’ye geriledi. Film sayısındaki ciddi artışa karşın toplam paydaki yüzde 10’luk düşüş (4.5 milyon) hayli fazla.
Üstelik yerli box office’de aslan payı ilk beşte yer alan filmlerde. İlk beşte yer alan ‘Recep İvedik 2’, ‘Güneşi Gördüm’, ‘Nefes’, ‘Neşeli Hayat’ ve ‘Kurtlar Vadisi Gladio’nun toplam gişesi 11 milyon 176 bini geçiyor. 2009’da yerli yapımlara kesilen bilet sayısının 18 milyon 186 bin olduğu ve geriye kalan 64 filme 7 milyon seyirci düştüğü düşünülürse, gişe dağılımındaki çarpıklık daha da belirginleşiyor. Daha da netleştirelim: 5 filme 11 milyon 64 filme 7 milyon seyirci.
Yerli box office’deki çarpıklığın nedenlerine gelince... Tamam arthouse olarak nitelendirilen sanat filmlerinin az izlenmesi durumu artık kanıksanmış ve Türkiye’deki kadar olmasa da dünyanın pek çok yerinde böyle. Sorun birkaçı dışında onlarca gişe filminin az izlenmesinde. Bu noktada ‘Türkiye seyircisi sinemadan anlamıyor’ klişesine kapılıp seyirciyi aşağılamak, kafayı kuma gömmek olur. Burada tek tek isim zikredip polemiğe yol açmayalım, birazcık sinemayla haşır neşir olan herkes biliyor ki, gişe filmlerinin çoğu (tabii bazı sanat filmleri de) teknik, senaryo, oyunculuk, kısaca sinemasal açıdan kötü durumda. Zira seyirci velinimettir, her zaman haklıdır.

Ödülün mü var derdin var!
Bazı filmlerin festivallerde ve çeşitli seçkilerde aldıkları ödüllerle seyirci sayısı arasında derin bir çelişki var. İşte Türkiye box office’inde dikkatimizi çeken bazı filmler...

Neşeli Hayat: Neredeyse tüm eleştirmenler ve köşe yazarları, ağız birliği etmişçesine filmi göklere çıkardı. Ama ‘Neşeli Hayat’, “Hayatımda hiç bu kadar övgü almadım” diyen Yılmaz Erdoğan’ın en az izlenen filmi oldu.

Pandora’nın Kutusu: Yeşim Ustaoğlu’nun filmi, dünyanın kalburüstü festivallerinden San Sebastian’da en iyi film ve kadın oyuncu dahil onlarca ödül aldı. Üstelik hemen herkese bir yerinden değen dokunaklı bir konusu vardı. Seyirci sayısı 27 bin.

Pazar: Bir Ticaret Masalı: Locarno’da erkek oyuncu ödülü alan, Altın Portakal’da en iyi film seçilen filmi sadece 9 bin kişi izledi.

Süt: Dünyanın en saygın festivallerinden Venedik’in ana yarışmasına seçilen ender Türk filmlerinden olan ‘Süt’ün seyirci sayısı 10 binin bile altında; 6 bin 613. 

Hayat Var: Sadece 9 bin 500 kişinin izlediği ‘Hayat Var’, sinema yazarlarınca Reha Erdem’in en iyi filmi kabul ediliyor.

Mommo: Atalay Taşdiken’in dokunaklı filmi, hem Türkiye’de hem de yurtdışındaki birçok festivalden 20’den fazla ödül aldı ama seyirci sayısı 46 binde kaldı.

11’e 10 Kala: Pelin Esmer’in filmi Adana Altın Koza’da en iyi film seçildi, İstanbul dahil birçok festivalde ödül aldı, üstelik başrolde de Nejat İşler var ama seyircisi 13 bin.

Uzak İhtimal: Rotterdam’da en iyi film seçildi, katıldığı hemen her festivalden ödülle döndü, seyircisi 27 bin.

İki Dil Bir Bavul: Kürtçe bilmeyen öğretmen, Türkçe bilmeyen öğrenciler. Belki de geçen yılın en çok ödül kazanan filmi. Katılıp da ödül alamadığı festival yok gibi. 81 bin izleyici.

İncir Çekirdeği: Meşhur oyuncu izleyici garantisi masalını yerle bir eden film. Başrolde, her akşam reklamlarda izlediğimiz Özgü Namal var, izleyici sayısı 7 bin.

Türkiye’de iki kişiye bir bilet
Türkiye’nin nüfusu 75 milyon civarında, satılan bilet sayısı ise 36 milyon. Kaba hesapla iki kişiye bir bilet düşüyor. Peki diğer ülkelerde durum ne? Birkaç örnek verelim: Mesela Amerika’da yıllık ortalama sinema bileti satışı 1.4 milyar civarında. 300 milyon nüfuslu Amerika’da bir kişiye neredeyse 5 sinema bileti düşüyor. 1.1 milyar nüfuslu Hindistan’da yılda yaklaşık 4 milyar bilet satılıyor. Fransa’nın nüfusu 65 milyon, seyirci sayısı 2008’de yaklaşık 190 milyon, bir kişiye neredeyse üç bilet düşüyor. Keza İngiltere; 2008’de satılan sinema bileti 162 milyon, nüfusu 62 milyon, kişi başı 2.6 bilet. Japonya’da seyirci sayısı 160 milyon civarında, nüfusu 125 milyon. 46 milyon nüfuslu İspanya’da seyirci 120 milyon...