2012 için Oscar falı

2012 için Oscar falı
2012 için Oscar falı

Türkiye gösterim tarihleri The Artist - 27 Ocak Kevin Hakkında Konuşmalıyız 3 Şubat The Help - 10 Şubat Marilyn ile Bir Hafta 10 Şubat Senden Bana Kalan 24 Şubat

Yılın en büyük ödül töreni Oscar için fal bakmaya yeltendik. Adayların açıklanacağı 24 Ocak öncesi, dedikoduların keyfine varıp 26 Şubat'taki sonuçlara hazırlanalım istedik
Haber: ERMAN ATA UNCU - erman.uncu@radikal.com.tr / Arşivi

Oscar’ların ödül müessesesiyle ilişkisi tam bir muamma. Eğer varsa, muhtemelen inşaat sektörü ödülü haberlerinin bile ‘İnşaatın Oscar’ları dağıtıldı’ başlıklarıyla verileceği bir ülkede, Oscar’ların mı yoksa ödül kavramının mı daha kapsayıcı olduğu karıştırabiliyor insan. Bir de tabii sinema adına verilen her büyük ödülün ‘Oscar’ların habercisi olarak nitelendirilmesi durumu var ki bu da haksızlıktan başka bir şey değil. Ama kaçarı olmadığını da biliyoruz. Uluslararası sinema ödül organizasyonlarının hepsi, senenin en görkemli töreninin gölgesi altında kalmaya mahkûm. Kaldı ki, dünyanın en ihtişamlı insanlarının, yani Hollywood yıldızlarının adının geçtiği Oscar söylentilerinin cazibesine kim karşı gelebilir? Biz gelemedik.
2012’nin büyük ödül törenlerinden Oscar falı bakmaya yeltendik. Asıl adayların açıklanacağı 24 Ocak öncesi bu dedikoduların keyfine bir kez daha varalım istedik. Tecrübeyle sabit, Altın Küre’ler Oscar’ların turnusol kâğıdı gibidir. Her ne kadar birkaç senedir Ricky Gervais’li sunumuyla Oscarlar’dan çok daha eğlenceli olmasına (özellikle Akademi’nin geçen seneki James Franco - Anne Hathaway fiyaskosu düşünülürse), kategori bolluğuyla daha çok heyecan yaratmasına rağmen Altın Küre’ler yine de Oscar’ların haberciliğini yapmasıyla anılır. Eğer bu sene de Altın Küre falı tutarsa, Michel Hazanavicius’un ‘The Artist’inin 2012 Oscar’larında adının sıkça anılacağına kesin gözüyle bakabiliriz. Komedi-müzikal kategorisinde en iyi film, erkek oyuncu (Jean Dujardin) ve müzik Altın Küre’lerini evine götüren ‘The Artist’çiler, yine ana kategoriler dahil olmak üzere 12 dalda da BAFTA adayı. Filmin Cannes’da gördüğü ilgiyi ve Jean Dujardin’e burada verilen en iyi erkek oyuncu ödülünü de hesaba katarsak muhtemel Oscar galiplerinden birisiyle karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz. ‘The Artist’in Oscar macerasıyla ilgili en tuhaf gelişme ise filmde yer alan Jack Russell cinsi köpeğin de aday olması için başlatılan kampanya. Tamam köpek sevimli olabilir ama Akademi’nin bir çılgınlık yapıp ilk defa bir köpeği aday gösterme ihtimali de endişe kaynağı, hak verirsiniz ki...
Listeden geriye kalanlar
Altın Küre listesinden geride kalanlara gelince... Drama kategorisinde en iyi film küresini alan ‘The Descendants / Senden Bana Kalan’, konuyla ilgili yazılar kaleme alan neredeyse herkesin büyük şans verdiği filmlerden. Alexander Payne imzalı bu ‘dokunaklı aile hikâyesi’nde (seyredenlerin yalancısıyız) başroldeki George Clooney’nin de tam Oscar’lık bir performans sergilediği söyleniyor. Aktörün drama dalında aldığı en iyi erkek oyuncu Altın Küresi, tabii ki Oscar beklentisini de yükseltiyor. Altın Küre’lerde pek adı geçmedi ama merakla beklenen John Le Carre uyarlaması ‘Tinker, Tailor, Soldier, Spy’daki performansıyla Gary Oldman’ın da en azından bir adaylık alacağı söylentiler arasında. Zaten BAFTA’nın da güçlü adaylarından... Akademi’nin, senenin en çok konuşulan performanslarından, Michael Fassbender’in ‘Shame’deki seks bağımlısı rolünü de görmezden gelmesi de pek zor. ‘Kazanma Sanatı’yla Brad Pitt, FBI başkanı ‘J. Edgar’ı canlandırdığı performansıyla Leonardo Dicaprio da tam Akademi’nin zevkine uygun rolleriyle yarışın öne çıkanlarından.
En iyi film ödülü için ise Akademi’yi zor bir seçim bekliyor. Terence Mallick (‘ Hayat Ağacı’) , Martin Scorsese (‘Hugo’), Woody Allen (‘Paris’te Geceyarısı’) gibi isimlerin yeni filmlerini çıkardığı, bir yıl oldu 2011. ‘The Artist’i artık saymaya bile gerek yok. Ama ‘Brokeback Mountain’, ‘Munich’ gibi adayların olduğu sene büyük ödülü ‘Crash’e veren bir organizasyondan bahsediyoruz. Aynı organizasyonun yıllar önce kendinden beklenmeyecek şekilde ‘Geceyarısı Kovboyu’, ‘Annie Hall’ gibi bağımsız sinema şaheserlerini ödüllendirdiği de düşünülünce Oscar’larda sürpriz unsuru hâlâ yerli yerinde.

Streep: Bir Oscar geleneği
Kadın oyuncularda Meryl Streep’in öne çıkması artık bir Oscar geleneği, malum. Margaret Thatcher’ı herkesin hemfikir olduğu üzere tüyler ürpertici bir başarıyla canlandırdığı ‘Demir Leydi’ yıllar sonra oyuncuya üçüncü Oscar’ını kazandırabilir. Tabii dişli rakibini de es geçmemeli: ‘Marilyn ile Bir Hafta’da Marilyn gibi bir karakterin altından kalkan performansıyla Michelle Williams... Glenn Close’un erkek kılığına giren bir 19. yüzyıl kadınını canlandırdığı ‘Albert Nobbs’, Akademi’nin “cinsiyet oyunlarına” ilgisi düşünüldüğünde (‘Tootsie’, ‘Âşık Shakespeare’) büyük şans sahibi. ‘The Help’in eleştirmen ödüllerindeki başarıları da Oscar’larda hesaba alınacakların habercisi gibi. En azından Viola Davis’in ya da Jessica Chastain’in birer adaylık alması kuvvetle muhtemel. Tilda Swinton’ın ‘Kevin Hakkında Konuşmalıyız’daki performansıyla festival çevrelerinde epey sükse yaptığını da aklımızdan çıkarmayalım.

En iyi yabancı kim olur?
Buraları ayrıca heyecanlandıran bir kategori. Hem de bu sene aday adayımız sağlam, Cannes’dan jüri büyük ödülü sahibi NBC filmi ‘Bir Zamanlar Anadolu’da’. Altın Küre’leri temel alırsak kategorinin muhtemel adayları ise Dardenne Biraderlerin Cannes’da ödülü NBC’yle paylaştığı ‘Bisikletli Çocuk ’, Çin’den ‘Flowers of War’, Pedro Almodovar’ın ‘İçimdeki Deri’si ve Angelina Jolie’nin Bosna’da geçen filmi ‘In the Land of Blood and Honey’. Wim Wenders’in ‘Pina’sının da hem en iyi belgesel hem de yabancı dilde en iyi film kategorilerinde birden yarışacağı da söylentiler arasında. Ve tabii ki, hem Altın Küreli hem Altın Aslanlı İran filmi ‘Bir Ayrılık’ı unutmamak gerek...