21. yüzyıl blues'unun damarı Mali'de atıyor

21. yüzyıl blues'unun damarı Mali'de atıyor
21. yüzyıl blues'unun damarı Mali'de atıyor
Ünü çoktan dünyayı sarmış Malili ikili Amadou & Mariam, aralarında Noir Désir'in solisti Bertrand Cantat'nın da olduğu bir dünya karmasıyla 'Folila' adlı dört dörtlük bir rock albümü ortaya çıkardı
Haber: DERYA BENGİ / Arşivi

Mali sözcüğünün anlamı, Bambara dilinde, ‘su- aygırı’ymış. Ciddi ansiklopedilerin es geçtiği bu değerli bilgiyi Barış Manço’nun ‘7’den 77’ye’ programında öğrenenlerin sayısı az değildir herhalde.
Mali’de griot’lar (halk ozanları) tarafından kuşaktan kuşağa aktarılan eski hikâye şöyle: Nijer Nehri’nin kıyılarına dadanan uysal, sevimli bir suaygırı gel zaman git zaman Bamako şehrinin maskotu olur. Gelgelelim uğursuz bir günde, Avrupalı zalim bir avcının silahıyla vurulur. Suaygırının ardından ağıtlar yakılır, hatırası ülkenin kaderine isim olarak kazınır.
Şimdilerde bu bereketli nehrin kıyılarından 21. yüzyıla has bir blues yükseliyor, belki de zavallı suaygırının yitik ruhu canlanıyor. Nijer Nehri, elektrogitarlı modern griot’ların Mississippi’sine dönüşmüş durumda çoktan. Böylece bir döngü tamamlanıyor, 100 yıl önce Amerika’da, Mississippi Nehri’nin suladığı topraklarda Afrikalı köle torunlarının yarattığı bu evrensel müzik, anavatanı Afrika’ya başka bir kılık kıyafetle, ama aynı kalp atışlarıyla, aynı saflıkta geri dönüyor.
Ali Farka Touré, Toumani Diabaté, Salif Keita, Oumou Sangare, Habib Koité gibi dünya çapında ünlü Malili müzisyen ve şarkıcıların arasına 2000’lerde Amadou ve Mariam ikilisi eklendi. Görme engelli çift, altıncı enternasyonal albümleri ‘Folila’yı nisan ayında yayımladı.
Talihin cilvesi, Mali’nin adı bu günlerde dünya basınında Amadou&Mariam’ın yeni albümüyle olduğu kadar, askeri darbeyle birlikte anılıyor maalesef. Fransız sömürgesiyken 1960’ta bağımsızlığına kavuşan, 1968’den 90’lara kadar yarı-askeri bir tek parti rejimiyle yönetilen ülke, 20 yıllık parlamenter demokrasi deneyiminin ardından bir darbeyle çalkalanıyor. Gerekçe tanıdık: Kardeş kavgası, bölünme tehlikesi… Nitekim ülkenin kuzeyindeki Sahra’da yaşayan Tuaregler, başkent Bamako’daki merkezi yönetime karşı yeniden ayaklandılar, aynı bölgedeki radikal İslamcılarla geçici bir koalisyona giderek fiilen özerklik ilan ettiler. Bu karmaşık ve kanlı ortamda hakkaniyetli bir barışın ve adaletin izleri neyse ki hâlâ şarkılarda sürülebiliyor: İster Tuareglerin çöl-blues’cuları Tinariwen’in şarkılarında, ister Bamakolu Amadou & Mariam’ınkilerde… Malum, her ikisini de geçen sene İstanbul sahnelerinde ağırlamış, yaşama sevincini, doğayı ve özgürlüğü kutsayan ezgileriyle mest olmuştuk.
Amadou & Mariam, son albümlerinde, Bertrand Cantat’yla düet yaptıkları ‘Africa Mon Afrique’ şarkısında, zihinsel, sosyal ve siyasal değişimlerin kaçınılmazlığından dem vuruyor, bir mücevhere benzettikleri, bir kültürel beşik olarak tarif ettikleri Kara Kıta’nın bağımlılıktan kurtulması yolunda birlik ve eşitlik hasretini haykırıyor.
İkilinin öyle bir tılsımı var ki müzik âleminin devleri bu takımda oynamak için kuyruğa girmiş sanki. Vaktiyle Manu Chao, Keziah Jones, Damon Albarn (Blur), David Gilmour (Pink Floyd) gibileriyle aynı stüdyoyu ve sahneyi paylaşan çift, ‘Folila’da Bertrand Cantat’nın yanı sıra Jake Shears (Scissor Sisters), Santigold, Theophilus London, Ebony Bones, Amp Fiddler gibi şarkıcı ve rapçileri, Antibalas grubunu, daha önce Tinariwen’le de takılan TV On The Radio elemanlarını ve Tuareg halkının namlı gitaristi Abdallah Oumbadougou’yu sahaya sürmüş. Bir dünya karmasından dört dörtlük rock albümü.
‘Folila’, kriz, savaş, açlık ve hastalıkların pençesinde kıvranan Afrikalılara biraz neşe ve gurur, Batı ülkelerindeki kaçak göçmen kardeşlerine mümkün mertebe direnme gücü, bitti derken yeniden başlayan sömürgecilik tarihi sayesinde dünya nimetlerini başkalarının sırtından tatmaya alışkın Batılılara bir parçacık akıl, fikir ve muhasebe imkânı vaat ediyor.

Beklenmeyen misafir Cantat
2003’te, Fransız rock grubu Noir Désir’in şarkıcısı Bertrand Cantat ve sevgilisi Marie Trintignant’ın tutuştuğu kavga büyük faciayla noktalanmış, Cantat’nın yumruğuyla komaya giren genç aktris, birkaç gün sonra can vermişti. Sekiz yıl hapse mahkûm olan Cantat, parmaklıklar ardında dört yıl yattı, 2007’de şartlı tahliye edildi. Cezasını tamamladığı 2010’da eski karısının intiharına şahit oldu. 2011’de Noir Désir dörtlüsü, dağıldıklarını açıkladı. Amadou & Mariam’ın albümü, acılarla geçen onca yıldan sonra, Cantat’nın iki önemli müzikal istasyonundan biri oldu. Şarkıcı, 2011’de bir teatral şiir projesinde başrol oynadı, Wajdi Mouawad’ın direktörlüğünde yorumladığı Sofokles manzumelerini ‘Choeurs’ adlı rock albümünde topladı. ‘Folila’ içinse, ‘Oh Amadou’ klibinde de görüldüğü üzre, Bamako’da epey konakladı, dört şarkıyı Amadou ve Mariam’la birlikte söyledi, bazı şarkılara gitar ve mızıkayla katıldı.