50 Cent'le 30 dakika

Havanın azizliği

Rock'n Coke önceki akşam fırtına yüzünden erken paydos edince, 50 Cent grubu sadece yarım saat sahnede kalabildi.
Haber: TÜMAY YAZICI / Arşivi

İSTANBUL - Cumartesi günü Rock'n Coke'ta sıcaktan o kadar çok bunaldık ki, çadırımızın su altında kalma riskini bile göze alarak, yağacak yağmura 'şükür' diyecektik. Pazar gecesi, bizi fırtınanın beklediğini nereden bilelim?
Hava, pazar günü de çok sıcaktı. Saat 08.00 gibi hamamdan farkı kalmayan çadırımızdan kendimizi dışarı zor attık. Attık atmasına, ancak bulunduğumuz yer bir havaalanı. Ağacı, çayır çimeni kim kaybetmiş de biz bulalım? Gün boyunca bulduğumuz ilk 'yapay' gölgeliğin altına çöküp güneşin batmasını bekliyor, ana sahnedeki konserlere uzaktan eşlik etmeyi tercih ediyorduk. Sıcağa 'bana mısın?' demeyip, ana sahnenin önündeki yerini alan ve 13.00'te başlayan konser maratonunu alnının akıyla tamamlayan Türk gençliğini de, tebrik etmeli. Ama festivalcileri, özellikle festivale 50 Cent için gelenleri, pazar akşamı 'acı' bir sürpriz bekliyordu. 50 Cent konser sırasında fotoğraf, kamera vs. çekimi apılmasını istemiyormuş. Bu yalnızca basın için değil alandaki herkes
için geçerliydi. Konser öncesi yapılan anonsa göre 50 Cent, çekim yapıldığını gördüğü anda konseri yarıda bırakıp sahneden inecekti.
Nereden bilecek?
Ancak Amerikalı garip nereden bilecek, Türklerin 'söz vermek /dinlemek' ile arasının pek iyi olmadığını. Bırakın fotoğraf makinesini, dijital kamerasıyla çekim yapanlar bile vardı. Bizim buralara rock'çılar, pop'çular gelir. Bir defa gelenin, bir daha geldiği de görülmüştür. Ama hip hop'çu ya da rhythm&blues'cu öyle çok sık gelmez. Tam da bu yüzden beğeneni, hastası olanı kadar, sadece meraktan orada olanı da vardı. Ancak sanmayın ki 'eşlik etme'de kusur işledik. 50 Cent 'Put your f*ckin' hands in da air' diyor, hop ellerimizi kaldırıyor ya sağa sola ya da yukarı aşağı hareket ettiriyorduk.
Her şey gayet güzel gidiyordu. Zaten artık festivalin sonuna gelmişiz. Bu saatten sonra sahneye kim çıksa başımızın üstünde yeri var. Ama hava, bir kez daha yapacağını yaptı... 50 Cent konseri sırasında şiddetini artıran rüzgâra, çiseleyen yağmur eklendi. İzlemeye devam, ama ana sahnenin her iki yanındaki dev ekranlar rüzgârdan fena halde sallanmaya başladı. Konser başlayalı 40 dakika geçmişti ki, 50 Cent'in ekibinden bir adam 'güvercin adım'larıyla dans ederek 50 Cent ve G Unit'in yanına gidip bir şeyler söyledi ve konser bir anda sona erdi.
50 Cent 'İyi geceler' deyip sahneden indi. Herkes 'Çekim yasağını çiğneyen birilerini gördü, o yüzden konseri bitirdi' sanıp sinirlenirken organizasyondan biri, 'Meteoroloji'den aldığımız bilgiye göre fırtına geliyor. Can güvenliği açısından festivalin kalan bölümünü iptal edip alanı boşaltıyoruz' deyince jeton düştü. Meğer o adam 50 Cent'e, 'Fırtına geliyor. Kaç, canını kurtar!' diyormuş. Alandan 'kaçış' ise pek heyecanlıydı(!) Servisle gideceklerin oluşturduğu upuzun kuyruklar, tıkanan trafik, cep telefonundan 'Baba biz B kapısının önündeyiz!' diyen tedirgin sesler, fırtına, çakan şimşekler...
Türklük var ne olsa
'Biz Türk'üz. Delikanlıyız Kessen acımaz. Bir-iki şimşek çaktı, çadırlar uçtu diye festival yarıda kesilir miymiş hiç?' demeyip, festivali yarıda kesecek kadar 'Türk olmadıkları' için yetkililere teşekkür etmeli. Peki ama bu fırtınanın geleceği son anda mı belli oluyor? 'Fırtına kendini iyice gösterene kadar devam' diyecek kadar da 'Türklük' söz konusu mu? Tüm bunlar, 'Allah'ın takdiri' mi yoksa 'rocker'ların laneti mi? Orası bilinmiyor.
Cardrock'ında parası kalanlar, iade işlemi en kısa sürede İstanbul ve çeşitli illerdeki Akbank şubelerinden yapılacak. Bu bilgi çarşamba günü Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazetelerinde yayımlanacak bir ilanla duyurulacak.