600 yıllık anıların sergisi

600 yıllık anıların sergisi
600 yıllık anıların sergisi
Sabancı Müzesi'nde yarın açılacak 'Uzak Komşu Yakın Anılar: Türkiye - Polonya İlişkilerinin 600 Yılı' sergisi, Varşova Milli Müzesi Müdürü Agnieszka Morawinska'nın deyimiyle 'Polonya'nın hazinelerini' izleyiciyle buluşturuyor.
Haber: SİBEL ORAL - sibelo@gmail.com / Arşivi

Sabancı Müzesi bugünden itibaren ‘Uzak Komşu Yakın Anılar: Türkiye –Polonya İlişkilerinin 600 Yılı’ adlı sergiye evsahipliği yapıyor. Sergiyi gezdiğiniz müze salonlarındaki loş hava ile ilgili hemen uyaralım; bunun nedeni sergilenen tarihi parçaların ışıktan etkilenmesinin önüne geçmek. Bu tatlı loşluk aslında bir taraftan da izleyiciyi başka bir aleme götürüyor; ta 16. yüzyıla… İki ülkenin arasında 15. yüzyıldan başlayan ilişkilerden bugüne kalan anıları ve tarihi belgeleri kapsayan sergide belgeler, tablolar, haritalar, savaşlarda kullanılan malzemeler, ticaret malzemeleri, dönemden kalma kıyafetler var.
Varşova Milli Müzesi Müdürü Agnieszka Morawinska, sergiyle ilgili “Bu sergidekiler bizim devletimizin hazinesidir; bizim yaralanmış ruhumuza mutluluk veren eserler ve tarihi belgelerdir. Türkiye ve Polonya hafızasında çok canlı olduğu için kendimizi Türk kültürüne borçlu hissediyoruz” derken Polonya Kültür Bakanı Bogdan Zdrojewski sergiye üç sene boyunca hazırlandıklarını ve bu sergiyi Polonya-Türkiye diyaloğu üzerine kurduklarını belirtiyor.
Serginin Polonya’da bulunan 35 müzeden toplanan eserlerden düzenlendiğini söyleyen Sabancı Müzesi Müdürü Nazan Ölçer ise “Eserlerin orada ne kadar iyi korunduğunu hayranlıkla izledik” diyor. Bu arada sergide, Türkiye’den Topkapı Sarayı, Türk-İslam Eserleri ve Sadberk Hanım ve Sabancı Müzesi koleksiyonlarından seçilenlerle birlikte 348 eser var.

Osmanlı çadırı da var

Gelelim sergiye… Serginin ilk bölümünde Kral Ladislaus Jagiello ile Sultan I. Mehmed’in portreleri, Bursa ve Krakow manzaraları, siyasi ve diplomatik belgeler, ticaret anlaşmaları, elyazmaları, kumaş ve çini örnekleri var. İkinci bölüm yani alt katta ise karşımıza çıkan bir yerleştirme ile Ölçer’in ‘müze ve tarihi eserleri korumak’la ne demek istediğini daha iyi anlıyoruz. Mesela mihraplı duvar askılarının, 16. yüzyıldan kalma birçok değerli eşya ve belgelerin muntazaman bugüne kadar korunmuş olması hayranlık verici.
Serginin en dikkat çeken bölümlerinden biri şüphesiz Viyana Kuşatması’na giden aşamaları, kuşatmadan geriye kalanlardan biri olan Osmanlı çadırı, yani Kırmızı Çadır. 17. yüzyıldan kalma Madalyonlu Uşak Halısı, Hussar Zırhı, Peçelikli Miğfer gibi parçalarla yapılan yerleştirmede bulunan at eyerleri ise altın, gümüş, değerli taşlarla dönemin el sanatlarının da bir başka örneği.
Serginin son bölümü ise Osmanlı İmparatorluğu ve Polonya Krallığı’nda 1683 sonrası dönemde yaşanan tarihi gelişmelere adanmış; belgeler, haritalar, tablolar ve dönemin tarihi kişilerinin kişisel eşyalarını yine bu sergide görmek mümkün.
Sergideki yağlı boya tablolar arasında Hürrem Sultan, Sultan II. Mehmed, Sultan I. Mehmed, Jan Deugosz, Marek Sobieski gibi isimlerin portreleri de var. Ama tabloların bazıları ‘Polonyalı anonim ressam’ olarak yazılmış künyelere, insan bir tuhaf oluyor.
Sergi 15 Haziran’a kadar gezilebilir.