70'lerin masumiyeti Paris'e çok geldi

70'lerin masumiyeti Paris'e çok geldi
70'lerin masumiyeti Paris'e çok geldi
Paris'teki Larry Clark sergisinin 18 yaş altına yasaklanmasına Libération sert tepki gösterdi.
Haber: ELİF TÜRKÖLMEZ - elif.turkolmez@radikal.com.tr / Arşivi

Önceki hafta Paris’te büyük bir sansür dalgası 18 yaş altındaki gençleri yuttu. ABD’li fotoğrafçı ve sinemacı Larry Clark’ın Paris Modern Sanatlar Müzesi’nde 9 Ekim’de açılan retrospektif sergisi, ‘Kiss The Past Hello’ (Geçmişe Göz Kırpmak), 18 yaş sınırına takıldı. Kentin Sosyalist Belediye Başkanı Bertrand Delanoe, 2007 tarihinde değişikliğe uğrayan Ceza Kanunu dolayısıyla gençleri bu sergiye alırlarsa suç işlemiş olacaklarını açıkladı.
Delanoë’nin, 60’lı ve 70’li yıllarda çekilmiş fotoğrafları ‘pornografik’ bulması ve üstelik “Bunları en çok gençlerin görmesini istiyorum, çünkü onlar için çektim” diyen Clark’ın Fransız gençlerinin ahlaklarını bozacağını düşünmesi tabii ki budalaca bulundu. 
Clark özellikle ergen psikolojisi ve seks üzerine düşünen bir sanatçı. İşlerinde bolca meme, penis, koltuk altı tüyü görmek mümkün. Ama bugüne kadar aklı başında hiç kimse bunların ‘pornografi’ olduğunu söylememişti. Hatta, Clark’ın işleri hep masumiyetle, naiflik ve çocuksulukla anıldı. Sanatçı çektiği fotoğraflarda kendi arkadaşlarını görüntülemişti. Amerika’nın varoşlarını, oralardaki gençlerin uyuşturucuyla ilişkilerini anlattı. Porno plastikse bu camdı.
Bu sansüre tek  kararlı tepkiyi verense Clark’ın fotoğraflarını kapağına taşıyan Libération gazetesi oldu. Gazete yazarlarından Laurent Joffrin, Clark’ın fotoğraf albümü Pompidou’nun mağazasında satılabiliyorken ve bir gencin pekâla da gidip o kitabı alma olasılığı varken fotoğrafları bir odaya tıkıp kapılarını da gençlere kapatma anlamsızlığından söz eden yazısını şöyle bitiriyordu: “Buna keyfiyet denir. Buna hakkınız yok!” Son söz Mösyö Delanoë’ye: Fotoğraf gençlerin de hakkıdır ve onları fotoğraflardan değil ülkenizde yükselen ırkçılık dalgasından korumanız gerekir.

Larry Clark: Vietnam’da genç insanların öldüğünü gördüm
1943’de Oklahama Tulsa’da doğan Lawrence Donald Larry Clark’ın fotoğrafçı olmasında ‘mahalle fotoğrafçısı’ olan annesinin büyük payı var. Clark 13 yaşında  annesine yardım etmeye başlıyor ancak çok geçmeden stüdyoya kapanamayacağını anlayıp sokağa çıkıyor. 1995’te çektiği ilk filmi Kids’le adını duyuran sanatçı, 1998’de çektiği Another Day In Paradise’la yükselişe geçiyor. Impaled adlı filmiyse epey ses getiriyor. Bu beş ergenden cinsel deneyimlerini, fantezilerini, arzularını, cinsel organlarını tıraş edip etmediklerini anlatmalarını istiyor. 
Vietnam Savaşı sırasında askere alınan Clark, bu deneyimin yaptığı işlerde etkisinin büyük olduğunu söyler. “Orada ölümü gördüm, genç insanların öldüğünü… Ve genç insanların yaşamlarını fotoğrafladım.” Bu arada Clark’ın son filmi ‘Çöpcinsel ’ bu seneki İstanbul Film Festivali ’nde sansürsüz olarak gösterildi. 


    ETİKETLER:

    İstanbul

    ,

    Film Festivali

    ,

    haber