80'lerin pop ikonu blues söylüyor

80'lerin pop ikonu blues söylüyor
80'lerin pop ikonu blues söylüyor
Cyndi Lauper, 57 yaşında bir blues albümü kaydetti. 'Memphis Blues' çıktı
Haber: EZGİ CANTEKİN / Arşivi

İSTANBUL - Rengârenk saçları, yırtık pantolonu ve gülen gözleriyle 80’lerin pop ikonlarından biri olan Cyndi Lauper, 57. yaşını ‘Memphis Blues’ albümüyle kutluyor. ‘She Bop’, ‘Girls Just Want to Have Fun’ ve ‘Time After Time’ gibi kendi klasiklerini yaratan şarkıcı, bu kez blues şarkıları yorumluyor. İki gün önce, 22 Haziran’da çıkan ‘Memphis Blues’un kapak fotoğrafına bakarsanız, Lauper’ın çekiciliğini hâlâ koruduğunu göreceksiniz.
Uzun geçmişiyle blues’un, bir oyun hamuru gibi şekilden şekile girmesi çok normal; özünde oldukça sade enstrümanlarla beslenen ve ironi barındırmayan sözleriyle insanı tedavi eden melodiler, günümüzde alt kollarına ayrılacak kadar çeşitlendi. Memphis Blues o çeşitlerden sadece biri, gitar soloları ağırlık kazandığında ve sözlerde biraz esprili atışma sezdiğinizde bilin ki o memphis blues; hem gözyaşını hem de arzuyu barındırıyor özünde. Cyndy Lauper’ın blues ihtiyacıysa tamamen aşktan. Müzisyenin müzikal hayatının 11. albümü olan ‘Memphis Blues’, tarzına ve ismine yakışır şekilde Memphis’de kaydedildi. Allen Toussaint,  B.B. King,  Jonny Lang ve Charlie Musselwhite gibi usta isimlerin yer aldığı albüm sıradan bir blues albümü değil, olamaz da, çünkü mikrofon başında hâlâ yüksek perdelere rahatlıkla ulaşabilen, çılgın ve neşeli bir ses, Cyndi Lauper var. Onun için blues, caz ve rock müziğin kökeni, dolayısıyla diğer müzik türlerini anlamak için bu deneyimi yaşamak gerektiğini söylüyor... 

Kalp kırıklıklarına ilaç
Albümde 12 şarkı var, bu şarkılar blues müzik türünün a, b ve c harfleri, dinlerken sıkılmıyor hatta ritm tutmanın yanında sözleriyle eşlik ediyorsunuz. ‘Memphis Blues’ gitar soloları, şık piyano vuruşları ve fiyakalı harmonileriyle kalp kırıklarını iyileştirmeye geliyor. Lauper’ın bazen çocuk bazen olgun bir kadın sesi yaşadıklarını gururuna yenik düşmeden anlatıyor.
1984 yılına ait ‘She Bob’ ateşi, bu albümde ‘Early in the Morning’de gün yüzüne çıkıyor, ‘How Blue Can You Get’ onun gerçek bir müzisyen olduğunu tekrar akıllara kazırken aynı zamanda bitmek bilmek bilmeyen bekleyişlerin en iyi dostu ‘Time After Time’ın romantizmini hatırlatıyor.
Cyndi Lauper otuz yıl sonra renkli saçlarıyla, blues esintisiyle geçmişten geleceğe savruluyor.


    ETİKETLER:

    caz