Acının fotoğrafını çekebilir misin Salgado?

Acının fotoğrafını çekebilir misin Salgado?
Acının fotoğrafını çekebilir misin Salgado?
Büyük Alman yönetmen Wim Wenders'in Juliano Ribeiro Salgado'yla birlikte yönettiği, efsane Brezilyalı fotoğrafçı Sebastião Salgado'nun hayatına odaklanan belgesel 'Toprağın Tuzu'nu sinemada izlemenin keyfi başka... Nasıl derler, kesinlikle kaçırmayın...
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

TOPRAĞIN TUZU (Not: 4.5/5)
LE SEL DE LA TERRE
Yönetmenler: Wim Wenders, Juliano Ribeiro Salgado
Oyuncular: Sebastian Salgado, Wim Wenders, Juliano Ribeiro Salgado
Yapım: 2014, Fransa-Brezilya- İtalya
Süre: 110 dakika

Önce İstanbul Film Festivali’nde boy gösteren muhteşem belgesellerin ticari sinema ağındaki turları sürüyor. Geçen hafta ‘Citizenfour’u izlemiştik, bu hafta sahne sırası ‘Toprağın Tuzu’nda (‘The Salt of the Earth’). Wim Wenders’in Juliano Ribeiro Salgado’yla birlikte yönettiği film, ünlü Brezilyalı fotoğrafçı Sebastião Salgado’nun hayatına odaklanıyor.


70’lerde Dünya Bankası’nda çalışan genç bir ekonomistken eşi Lelia’nın aldığı fotoğraf makinesi sayesinde hayat serüveninde bambaşka bir kapıyı aralayan Salgado, giderek kadrajlarında insanlığın şimdiki zaman yolculuğundaki en acılı, en trajik, en travmatik anlarına eşlik eder bir hale geliyor. Daha önce ‘Buena Vista Social Club’ ve ‘Pina’ adlı iki belgeselini izlediğimiz Alman yönetmen Wenders, Salgado’nun büyük oğlu Juliano Riberio’yla çektiği bu son çalışmada hem sanatçının hayat yolculuğunda hem de neredeyse perdeye taşıdığı tüm işlerindeki özel anlamlarda dolaşıyor.

Salgado başta Brezilya’daki Serra Pelada Altın Madeni olmak üzere -ki burada altına olan bağımlılığın yarattığı köleliğe dair yaptığı vurgu bence muhteşemdi-, Kuveyt’teki petrol tarlaları yangınları, Yugoslavya’daki iç savaş vs. derken Rwanda-Kongo sınırındaki manzaralar Brezilyalı fotoğrafçıyı bir yol ayrımına getirirken insanlığa ait umutlarının da sönmesine neden oluyor. Salgado bu noktada “Biz insanlar korkunç hayvanlarız” diyor. Kişisel bir ara not: Elbette Salgado’nun neyi kastettiğini anlıyorum ama ben, naçizane hayvanların evrimin en başından bu yana en suçsuz, en masum kesim olduğuna inanıyorum. Türümüze ait tüm vahşet ve barbarlık içeren tanımlamalar için de zaman zaman hayvanlar üzerinden yapılan benzetmelere de bozuluyorum!..

Büyük perdede izlemek lazım...

‘Toprağın Tuzu’nu sanırım sinemada izlemenin keyfi bir başka... Evet, karşımıza gelen kadrajlar keyiften çok acı veren anlardan ve insanlığın utanılası dönemeçlerine tanıklık eden görüntülerden oluşuyor ama Salgado’nun bize aktarmak istediği derinliği, duygu ve düşünceyi sanırım büyük perdede daha bir özümsemek mümkün. Onca kıymetli siyah-beyaz çalışmayla birlikte ‘Toprağın Tuzu’ndan çıktığında, sanki büyük bir sergiyi iç ve dış sesler eşliğinde dolaşmış gibi oluyorsunuz. Nasıl derler, kesinlikle kaçırmayın...