Adana'da Dorsay'dan mini intikam!

Adana'da Dorsay'dan mini intikam!
Adana'da Dorsay'dan mini intikam!
Altın Koza Film Festivali'nde final bu akşam düzenlenecek ödül töreniyle yapılıyor. Yol çalışması nedeniyle oluşan trafiğe rağmen salonlar dolarken en büyük ilgi ulusal yarışma filmlerine

ELİF TUNCA

ADANA - Önce ertelendi, sonra ‘iptal edilecek’ söylentileri dolaştı, söylentilere siyasi ve ekonomik dedikodular karıştı ama nihayet 20 Eylül’de dopdolu programıyla Adana seyircisinin karşısına çıktı Altın Koza. Festivalin sonuna yaklaşılırken, gözler bu akşam düzenlenecek ödül törenine çevrildi.

21 Eylül’deki açılış gecesinde konukları selamlayan protokol hep ‘vekil’lerden oluşuyordu: Belediye Başkanıvekili Zihni Aldırmaz, vali vekili Fikret Deniz ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Ülger. Ama belki böylesi daha iyi; hiçbirinin konuşması alışkın olunan sıkıcı tonda değildi. Hatta Hüseyin Ülger’in “Sinemamız uluslararası festivallerde ödüller almaya alıştı, şimdi de gözümüzü Oscar’a diktik” şeklindeki sözleri salonu epey güldürdü bile!

Gecenin şenlikli hali
Geceyi şenlikli hale getiren bir diğer isimse açılış filmi ‘Piyanosu Olmayan Kadın’ın oyuncusu Jan Badur oldu. Genç oyuncu plaket almak için çıktığı sahnede eline gitar tutuşturulunca davetlilere eski bir İspanyol şarkısı söyletti.

Gelelim gösterimlere... Festivalde çok sayıda bölüm vardı ve cehennem sıcaklarına rağmen ücretsiz gösterimler gayet ilgi gördü. Adana’da sıcak bir de trafik var. Kırk yıllık yollar artık yetmediği için mayısta başlayan alt geçit çalışmaları yolları felç etmiş. Adana’da şu sıralar arabayla bir yerden bir yere gitmek sonu belirsiz bir macera gibi. Ama bu ahval ve şerait içinde dahi ulusal yarışma filmlerine ilgi büyük.

Demirkubuz fanatikleri
Önceki gün gösterilen ‘Kıskanmak’, açık ara önde görünüyor. Hem her yaş grubundan seyirciyi bir araya getirdi hem de fanatik seyirci ne demek, gösterdi. Film çıkışı fuayede filmi tartışan üç genç kız, bir örnek tişörtler giyip gelmişti. Birinin üzerinde ‘Yazgı- Demirkubuz’, diğerinde ‘C-Blok- Demirkubuz’, sonuncusunda da ‘Bekleme Odası- Demirkubuz’ yazıyordu! Bu arada geleneksel seyirciler de mevcut hâlâ; Arabesk’i izlerken ‘Abooo’ ya da ‘Yaa olmaz ki’ diye yüksek sesle hayıflananlar... Bir de film sırasında çalan cep telefonlarına son verilse pek güzel olacak. Prömiyer yapan tek yarışma filmi olan ‘Kavşak’sa ilk kez dün seyirciyle buluştu.

Elbette bu arada yarışma heyecanı son sürat devam ediyor. Işıl Özgentürk başkanlığındaki jüri, kararını bugün açıklayacak. Ama Akdeniz Ülkeleri Kısa Film Yarışması bölümünün en az onun kadar heyecanlı geçtiğini söylemek mümkün. Biz değil jüri söylüyor. İnan Temelkuran’ın “Özellikle belgeseller çok başarılı, konularını çok samimi işlemişler. Beklediğimin çok üzerinde güzel filmler gördüm” diye anlattığı filmlerin en başarılıları da bu akşam Altın Koza’larına kavuşacak.

DORSAY'DAN MİNİ İNTİKAM
Onur ödülleri de önceki gece sahiplerine sunuldu. Müjde Ar yurtdışında olduğu için gelemeyince ödülünü, ‘Üftade Teyze’si yerine Ümit Ünal aldı. Gecenin sunucusu ‘yeni bayan kahkaha’ Saba Tümer’di ama davetlileri güldürenler Atilla Dorsay ve Vali Vekili Fikret Deniz oldu. Deniz Nietzsche’den girip Yunus’tan çıkan konuşması ve arada “Bu söz çok uzun, geçiyorum” sözüyle epey kahkaha ve alkış aldı.

Atilla Dorsay her zamanki gibi sahneyi bir mini stand up alanına çevirdi. “Yıllar önce bir gazetede bir yazar benim için ‘Nereye baksak Atilla Dorsay’ı görüyoruz. Yok mu basında başka kimse?’ demişti. O isim epeydir ortalıkta gözükmüyor ama ben hâlâ işimin başındayım. Öyleyse bu ödül de benim minik bir intikamım olsun” diyen Dorsay’ın iki hafta sonra bir şiir kitabı çıkaracağını da tören vesilesiyle öğrenmiş olduk.