Afganistan'a gitmek istiyor

Afganistan'daki savaşın yeniden gündeme getirdiği İran yapımı 'Kandahar'a Yolculuk' filminin başrol oyuncusu Nilüfer Pazira, Afganistan'a dönmek istediğini belirtti.

LONDRA - Afganistan'daki savaşın yeniden gündeme getirdiği İran yapımı 'Kandahar'a Yolculuk' filminin başrol oyuncusu Nilüfer Pazira, Afganistan'a dönmek istediğini belirtti. 16 yaşında ülkesi Afganistan'ı terk edip Kanada'ya yerleşen oyuncu,
"Kâbil'deki kadınların evlerinden dışarı çıkabilmeleri ve peçelerini açmalarından dolayı heyecan duyuyorum" diyor.
Ancak bu yumuşamaya karşın Pazira, ülkesine dönmekte hâlâ kararsız. "Çünkü Taliban hâlâ ülkeyi kontrol ediyor. Ve eski intikamcı kabileler, ülkeyi yönetecek yeni bir hükümet arayışı söz konusuyken, yeniden su yüzüne çıkıyor" diyor ünlü oyuncu.
Pazira'nın Afganistan'a dönmek istemesinin ardında özlemden öte bir neden yatıyor; Taliban rejiminden dolayı sıkıntıda olduğunu ve intiharı düşündüğüne ilişkin mektup yazan yakın arkadaşını bulmak: "Tabii ki Kandahar'a geri dönmek isterdim. Bunu yapabilmeyi gerçekten isterdim. Arkadaşım ülkeyi terk etmiş olsa haberini alırdım. O, şu an oralarda bir yerlerde olmalı."
Bu durum, oyuncunun rol aldığı 'Kandahar'a Yolculuk' filminin konusuna da yansımış. Yönetmenliğini İranlı usta yönetmen Mohsen Makhmalbaf'ın üstlendiği yapım, genç bir kadının kardeşini bulabilmek adına Afganistan'da yaptığı zorlu yolculuğu anlatıyor. Nafas adlı kadın, baskıcı ve tutucu bir rejimi olan bir ülkede kadın olmanın zorluğunu yaşayarak öğreniyor. Mesela, yolculuğu boyunca değişik rehberlerin 'yalancı karısı' olmak zorunda kalıyor, sırf başına kötü bir şey gelmesin diye. Tüm bu sıkıntılar, ülke rejiminden bunalan ve intiharı düşünen kardeşini kurtarmak adına.
Filmde baştan aşağı kapanmış kadın görüntüleri yer alıyor. Peçe, Afgan kadınların ne kadar eziyet çektiğini sembolize etmekte. Oysa normal hayatta bu kadınların artık peçelerinden sıyrılmaları, aşırı uçlarda yer alan Taliban'ın ölüm fermanını imzaladı.
Nilüfer Pazira, Amerika'nın Afganistan'a savaş ilan etmekle hiç de doğru bir adım atmadığını düşünüyor: "Etnik topluluklar arasında büyük bir nefret söz konusu. Toplumsal bir savaş oldu. Ve kimse bu savaşın bıraktığı kızgınlık, hayal kırıklığı üzerinde durmadı. Uluslararası komite ve Birleşmiş Milletler ülke içinde politik bir çözüm sağlayamadı. Oysa dışarıdan gelecek kuvvetli baskılarla, bomba veya savaş söz konusu olmaksızın Afganistan'daki sorunlar çözümlenebilirdi. Batı, bu savaşın etkili olduğunu düşünüyor. Ama bence yanılıyor."
Ünlü oyuncu, Amerika'nın Afganistan'a yardın edebileceğine de inanmıyor: "Amerika'nın savaş kampanyaları Afganlar yararına değildi. Kendi amaçlarına yönelikti. Amerika, 'Usame bin Ladin ve El Kaide'yle işi bitince Afganistan'ı terk edip gidecek." (The Independent)