Akakçe'nin soyut hisleri

Haluk Akakçe'nin 2002 yılından bu yana yurtdışında gerçekleştirdiği çalışmaları, tarihi Mısır Apartmanı'na taşınan Galerist'teki 'Değişken Zihinler/Soyut Hisler' (Abstract Emotions/ Transmental World) başlıklı sergide bir araya getirildi.
Haber: ZEYNEP ŞANLIER / Arşivi

İSTANBUL - Haluk Akakçe'nin 2002 yılından bu yana yurtdışında gerçekleştirdiği çalışmaları, tarihi Mısır Apartmanı'na taşınan Galerist'teki 'Değişken Zihinler/Soyut Hisler' (Abstract Emotions/ Transmental World) başlıklı sergide bir araya getirildi. Dünyada güncel sanatın önde gelen isimlerinden biri kabul edilen Akakçe'nin İstanbul'da açtığı üçüncü kişisel sergisi 'Değişken Zihinler/Soyut Hisler'le 'gidemediğimiz' galerilerdeki 'göremediğimiz' çalışmalar Galerist'te...
Sergide ne var, kısaca bahsedip iştahınızı daha da kabartalım: New York'taki ünlü Whitney Museum of American Art, Basel'deki Art 34'te gösterilen 'Snow Black' isimli tek kanallı video projeksiyonu, Londra'daki Tate Britain'de gösterilen 'Birth of Art' isimli video işi...
Sergiden birkaç gün önce Türkiye'ye gelen Haluk Akakçe ile buluşup çalışmaları ve yeni sergisi ile ilgili sorularımızı yönelttik. Sergi büyük ölçüde video çalışmalarından oluşuyor. Videolarını 'soyut film' olarak adlandıran sanatçı 'son iki senedir daha da soyut bir eğilimde olduğunu' özellikle altını çiziyor:
"Yaklaşın iki yıldır filmi hem yapısal hem de içerik olarak dönüştürdüm; karakterleri filmden çıkartarak mekânların filmin kahramanı olmasını planladım. Mimariye müdahale eden büyük ölçekli soyut projeksiyonlara başladım."
Gerek resimleriyle gerekse video çalışmalarıyla mekânla 'oynayan' Haluk Akakçe, sanatsal birikiminde önemli bir yer tutan mimarlık eğitiminin etkisinin üzerinde duruyor ve bu nedenle 'daha biçimci bir yanının olduğunu' belirtiyor. Haluk Akakçe için, yaptığı işlerin çoğu hâlâ deneysel olarak nitelendirmek mümkün. Kendi deyimiyle, 'yaparak, yerleştirerek, zaman içinde öğrenerek' devam ettiği ve geliştirdiği işler bunlar ve bu sergideki çalışmalar da son iki senedir kullandığı biçimsel dilin bir parçası.'
Mimarinin etkisi
Haluk Akakçe'nin mekânlarla bu derece yoğun biçimde uğraşmasının nedeni mimarlık geçmişi midir bilinmez ama peşinde olduğu şey 'mekânın hissettiği'. Akakçe "Benim inancıma göre mimari mekânlar, şehir ve içine girdiğimiz yapılar genelde sahne oldukları olayları etkiliyorlar. Onlar bizim psikolojik yapımızın bir parçası. Ben de işlerimde durumu tersine çevirerek olaylardan kaynaklanan elektriklenmeyi mekâna yansıtmaya çalıştım. Yani bu hisleri mekân yaşıyor ve buradaki kahraman o" diyor.
Küreselleşme gibi toplumsal meseleler karşısında bireyin aldığı tavır, yaşadığı deneyim ve değişim Haluk Akakçe'yi asıl ilgilendiren şeyler. Ancak işleri ile 'duruma müdahale etmek' gibi bir niyeti yok. Amacı 'şiirsel bir dille düşünceyi yansıtmak': "Ben direkt bir gönderme yapmıyorum. Yeni dünyaya ait bir teknoloji kullanmama rağmen iletişim biçimim eski dünyaya ait. Yani daha plastik ve soyut bir lisan." Bu eksende ürettiği video işlerinde izleyiciler objelerin dünyasına, onların yaşamına tanık oluyor, "Bir anlamda mimari ve objeler, insanlarla yer değiştiriyor."
'Değişken Zihinler/Soyut Hisler'deki işleri 'dans koreografisi'ne benzetiyor Haluk Akakçe ve izleyicinin 'tanık' pozisyonunu değiştirerek onu olayın içine dahil ediyor ve işin bir parçası haline getiriyor: "Kamera burada hiç hareket etmiyor. Sadece o kompozisyonu oluşturan elemanlar sahneye giriyor ve geri çıkıyor; yenileriyle yer değiştiriyor. Sanki sizin varlığınızda olay gerçekleşiyor. Daha önce gerçekleşmiş olayı birisi kayıt edip size sunmuyor. Öyle bir farklılık yaratmaya çalışıyorum. Amacım kurgusal dilden uzaklaşmak. Ben ve benim gibi sanatçıların yaptığı gerçek doğadan ve gerçek zamandan ilham alıp tamamıyla yapay ve bireysel bir dil oluşturmak."
Duvar resimleri yerini videolara bıraktı Akakçe'nin izleyicinin algısı ile oynayan duvar resimlerini bu sergisinde göremiyoruz. Sanatçıya göre, 'duvar resimleri ile videolar yer değiştirdiler.' Yaptığı işler ile yalnızca zihinsel algı mekânizmasını etkilemek istemediğini, amacının aslında insanların duygusal algıları ile de yaklaşmalarını sağlamak olduğunu belirten Akakçe'nin videoları, izleyiciyi objelerin dünyasına tanıklık etmeye çağırıyor. Bir de ipucu verelim, Akakçe'nin organik formlara düşkünlüğünü bu sergide göremiyoruz. Kıvrımlı çizgileri yerini keskin hatlı yüzeylere, geometrik formlara bırakmış.
Görünmez bir portre!
"Endirekt olarak karakterleri ve insanları da içeriye sokmaya başladım. Mesela bir portre üzerinde çalışıyorum. Ama siz o portreyi hiçbir zaman görmüyorsunuz" diyor Haluk Akakçe yeni çalışmaları hakkında. Karakteri ortaya çıkarmadan onun yaşamını nasıl aktarabilirim?" sorusunun yanıtını arıyor.
Sohbetimizin sonunda Akakçe'ye sorduğumuz bir soru daha vardı, yurtdışında bu kadar ünü ve beğenilen bir sanatçı olması üzerine. Onun verdiği yanıt ise şu oldu: "Ben tek değilim. Bugün yurtdışında pek çok Türk sanatçısı var burada bilinmeyen, tanınmayan."
Haluk Akakçe'nin 'Değişken Zihinler/Soyut Hisler' sergisi 6 Kasım'a kadar Galerist'te. Tel: 0212 244 82 30