Aklın gözüyle dört bir koldan tasarım

Aklın gözüyle dört bir koldan tasarım
Aklın gözüyle dört bir koldan tasarım
Alldesign/ 3. Uluslararası Tasarım Konferansları ve Yaratıcı Endüstriler Fuarı'nda doğaya uyumlu vizyoner konseptler, ulaşılabilir tasarım ve teknolojinin kullanımı ön plana çıkıyor. Alldesign'ın proje direktörü Ali Bilge'ye merak ettiklerimizi sorduk.
Haber: MÜGE AKGÜN - muge.akgun@radikal.com.tr / Arşivi

Tasarım, insanoğlunun yaşamını sürdürmek için gereksinim duyduğu şeyleri yaratmaya başladığından beri hayatımızın bir parçası. Türkiye özeline baktığımızda ise tasarım hâlâ içinde soru işaretleri barındıran bir alan. Ergonomi, fonksiyonellik, estetik ve inovasyon dörtlüsü kolay kolay bir araya gelmez ya da her zaman gereği kadar önemsenmez. Bu yüzden de tasarım kültürüne yönelik her türlü etkinliğin önemi büyük.
İstanbul , 21-22 Şubat tarihlerinde Hilton Convention Center’da yeni bir tasarım buluşmasına ev sahipliği yapıyor: Alldesign/ 3. Uluslararası Tasarım Konferansları ve Yaratıcı Endüstriler Fuarı. Alldesign organizasyonuyla düzenlenecek fuar öncesi proje direktörü Ali Bilge’ye merak ettiklerimizi sorduk.
Genellikle tasarım fuarlarının zaafı kendini tekrarlamasıdır ve firmaların yeni ürünlerinin reklamını yapmasıyla sınırlı kalır. Bu yıl ‘Alldesign’da geçmiş yıllara oranla ne gibi farklılıklar, yenilikler var?Bu sene fuardaki etkinlik alanında 2 gün boyunca tasarımcılar, tasarım oluşumları ve şirketlerin pazarlama yöneticilerini söyleşilerde bir araya getirerek aralarında sinerji yaratmayı hedefliyoruz. Tasarımın en önemli unsurlarından biri uygulanabilirlik. Bunu tasarımcı ve üretici arasında işbirliği olmadan gerçekleştirmek oldukça zor. Sadece yeni ürün değil aynı zamanda ana sponsorumuz Borusan Otomotiv için kavramsal anlamda da çok önemli bir eşik anlamına gelen elektrikli BMW i3 modeliyle desteklemesi bizi mutlu ediyor. Diğer sponsorlarımız Arçelik, Armaggan ve Işıklar Tuğla tüketici ürünleri, tasarım ve mimaride lider firmalar olarak inovasyon ve Ar-Ge tarafında da önemli yatırım yapan firmalar. Sponsorlar ve katılımcı firmalarımızın bize olan desteklerine sadece yeni ürün reklamı olarak bakmak haksızlık olur, bunun bir yandan da ülkemizde hızla gelişmekte olan tasarım endüstrisine destek ve işbirliği olarak algılanması lazım.
Konferansın teması ne olacak, neler konuşulacak?
Konferansın teması aklın gözüyle görmek. Tasarımın farklı disiplinlerinden konuşmacılar kendi deneyimleri ve tasarım anlayışlarından yola çıkarak bu sorunun cevabını arayacaklar. Nelerden ilham alıyorlar, nasıl çalışıyorlar, bunları dinleme fırsatı elde edeceğiz. 2014’ün trendleri, mimaride doğaya uyumlu vizyoner konseptler, ulaşılabilir tasarım, teknolojinin kullanımı ve geleceği, günümüz yaratıcıları nelere odaklanıyor ve tarihsel süreçte şu andaki tasarım koşullarının daha önceki dönemlerle kıyaslanması, gittikçe büyüyen dizi sektörümüzde yapım aşamaları ve bununla beraber film endüstrisinin önemli bileşeni müziklerin tasarlanması gibi renkli konuşmalar bizi bekliyor.
‘Aklın gözüyle görmek’ başlığını seçerken neleri hedeflediniz?
Soyut kavramları somuta dökerken akıl ile analiz edilmesi süreci aklın gözüyle görmek. Bununla tasarım süreçlerinde fonksiyonelliği vurgularken bunun ışığında yaratıcı düşünce kavramını aramayı hedefledik.
Konuklar endüstriyel tasarımcılar ağırlıklı. Ancak modacıdan sinemacıya, televizyon programcısından müzisyene sınırları geniş tutmuşsunuz...Evet, bahsettiğiniz gibi endüstriyel tasarımın yanı sıra mimari, iç mimari, dekorasyon, obje tasarımı, trendler, moda, sinema ve müzik alanından konuşmacılarımız olacak. Her alanımızı işgal eden tasarımdan bahsediyorsak son derece normal değil mi? Temas içerisinde olduğumuz her eşya ve araç birer tasarım. Etkilerini olumlu veya olumsuz olarak hissettiğimiz ve beraber yaşadığımız elementler. Bizi 360 derece saran bu evrende mümkün olduğunca tüm disiplinleri kapsamak istiyoruz ve farklı disiplinlerin birbirlerinden ilham alabileceğini düşünüyoruz. Örneğin bir mimar bir mekân tasarlarken gördüğü bir film sahnesinden ilham alabilir, bir moda tasarımcısı müzikten esinlenebilir, teknoloji bir başka tasarım dalına ilham verebilir…
Konuklarınızdan biri de moda alanında en etkili isimlerden biri kabul edilen trend kâhini Lidewij Edelkoort. Tasarımı trendler mi belirler? Tasarım bir moda mıdır? Princeton Üniversitesi araştırmacıları günlük hayatımıza giren sosyal medya araçları ile bulaşıcı salgınları karşılaştırdıklarında paralellikler bulmuşlar. Hızla hayatımıza girip farkında olmadan yerlerini başkasına bırakabiliyorlar. Fikirler ve trendler baş döndürücü bir hızla yayılabiliyor, internet ve teknoloji sayesinde sınırları aşan uluslararası sosyal olgular haline geliyorlar. Tüm bunların ışığında geçmişi, bugünü ve geleceği anlayabilmek için trend kâhini Lidewij Edelkoort yer alsın istedik. Dört gözle beklediğim konuşmalardan biri olacak.
Alldesign, 21-22 Şubat tarihleri arasında Hilton Convention Center’da yapılacak.
Tasarımcılara göre iyi tasarım
Konferans ve fuara katılacak ya da yeni koleksiyonlarını sergileyecek tasarımcılara “Sizce tasarım nedir ve bir ürün tasarlarken öncelikleriniz nelerdir? İyi bir tasarım nasıl olmalıdır?” sorularını yönelttik, işte cevaplar...
Elit bir grup için değil
Karim Rashid: Tasarım günlük yaşamımızı, eşyalarımızı ve davranışlarımızı değiştiriyor. Eşzamanlı olarak düşündüğüm çeşitli noktalar var: Üretim metotları, malzemeler, insan etkileşimi, teknolojiler, konfor, davranış, form, estetik, maliyetler, mobilite, ürünlerin nakliyesi, montaj kolaylığı, kontekst, kullanım ve en önemlisi çalıştığım şirketin kültürü. Bu benim ve onların ideolojilerinin bir evliliği olmazsa, o zaman başarılı olmaz. Tasarım bencil değil, ortak bir eylemdir ve tasarım herkes içindir, elit bir grup için değil. İyi tasarım gereğinden fazla süslü olmamalı. Bir ürüne veya bir mekâna dair gerçekliği korumalısınız. Ama aynı zamanda objelerin ve mekânların bizim bedensel yanlarımıza dokunması, duygularımıza dokunması, belirli bir deneyim yaşatması, ‘insana ait’ olması gerektiğine de inanıyorum.
Merkeze insanı yerleştirmeli
Gamze Güven: Tasarım bir soruna veya bir ihtiyaca tersten veya başka bir açıdan bakarak yenilik yaratabilme, giderilmemiş bir ihtiyacı tespit edebilme ve bu ihtiyacı veya problemi en işlevsel şekilde çözüme kavuşturma, gerektiğinde kullanıcıyı şaşırtma, merakını uyandırma ve cazibe yaratarak satın almasını sağlamaya yönelik içinde yaratıcılık olmak zorunda olan bir eylemdir. Bir ürünü, gıdayı ya da ambalajı tasarlarken önceliğim hem o ürünün, gıdanın veya ambalajın koruduğu içeriğin anlamını ve geçmişini araştırmak, kavramak, hem de marka stratejisi ve kimliği ile doğru bir yapılandırma ile yenilikçi bir yaklaşımda, sınırları zorlayan ama üretilebilir ve maliyetine katlanabilir işler çıkarmaktır. Örneğin kültürümüzde önemli yer tutan rakı, zeytinyağı, bal, yoğurt, çay, kahve gibi ürünlerin uzak ve yakın geçmişte nasıl tüketildiği, nasıl saklandığı yeni ambalaj tasarımları için ilham verirken, her birinde kendi markasını rekabette öne taşıyacak pazarlama stratejilerine uygun fikirler bulmaya çalışıyorum. Bence iyi tasarım; merkeze insanı ve gerçek ihtiyaçlarını yerleştirerek yenilikçi fikirler içeren, aynı zamanda da üretim ve tüketim sonrası süreçte doğayı koruyabilen, çevre sorunu yaratmayacak bir yaklaşımda olmalıdır.
Ana damar işlev
Derin Sarıyer: Tasarım kelimesiyle bu kelimenin çağrıştırdıkları arasında semantik bağlam açısından, özellikle son dönemde ciddi bir belirsizlik var. Ürün tasarımından bahsediyorsak işlev, tasarım olgusunun ana damarıdır. Belirleyenidir. Olmazsa olmazıdır. Bunun devamında, öznel yorumlar alanına girilebilir: Ortaya koyduğumuz işlerin fonksiyon, form ve sahip oldukları duyguyla yaşadığımız çağın ruhunun anlatıcıları olmalarını istiyoruz.
Sıra dışı bir değer katmalı
Ayşe Birsel: Tasarım, bir artı birin özgüne eşit olmasıdır. Tasarım, hepimizin karşı karşıya olduğu kısıtlamalar, problemler ve sorunları alıp, herkesin kolay kolay yapamadığını yani, sıradanın ötesinde, zarif, orijinal ve özgün çözümler, ürünler ve deneyimleri yaratmaktır. Tasarım, sıra dışı bir değer katabilmeli ve üretebilmeli.