'AKM'de iş, inatlaşmaya döndü'

'AKM'de iş, inatlaşmaya döndü'
'AKM'de iş, inatlaşmaya döndü'

Ertuğrul Günay, AKM nin yeniden açılması hakkında Protesto edenleri protesto ediyorum dedi...

Kültür Bakanı Günay, Cumhuriyet gazetesine yaptığı açıklamada, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın AKM için 'Yaptırmadılarsa, yapma' dediğini söyledi. Bakana göre, 'iş inatlaşmaya döndü'

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay açık konuştu:

İSTANBUL - Atatürk Kültür Merkezi’nin iki yıldır kapalı kalmasıyla ilgili tartışmaya Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da katıldı. Önceki gün Kültür Sanat-Sen öncülüğündeki sivil toplum kuruluşları Bakanlığı suçlamıştı. Dün de Günay, ‘Protesto edenleri protesto ediyorum’ diyerek onlara cevap verdi ve 2010 Ajansı’nı da eleştirdi.
Bakan Günay’ın dün Cumhuriyet gazetesine yaptığı açıklama, meselenin Başbakan Tayyip Erdoğan’da düğümlendiği görüşlerini de teyid eder nitelikte. Günay, Başbakan’ın ‘Yaptırmadılarsa yapma’ dediğini söyledi. AKM’nin yenilenme ihalesini durduran mahkeme kararının ardından 2010 Ajansı’yla görüştüğünü, en azından gerekli teknik onarımın yapılıp binanın açılmasını istediğini söyleyen Günay, bundan sonraki süreci şöyle anlattı: “Teknik çalışmanın maliyeti 70 milyon TL civarında. (...) ‘Tamirat için bu kadar para mı vereceğiz’ diye direndi. Durumu ajansın Koordinasyon Kurulu Başkanlığı’nı da yapan Hayati Yazıcı’ya da ilettim, o da mırın kırın edince Başbakan’a söyledim. Başbakan da ‘Sen bunu 70 milyona yaptırmayacak mıydın?’ dedi ‘evet’ dediler. ‘Bunu yapan firma değil miydi?’ ‘evet’ dedi. ‘Kuruldan geçmedi mi’ ‘evet’ dedi. Sonuçta ‘Yaptırmadılar mı yapma’ dedi Başbakan. İş inatlaşmaya döndü.” (Kültür Sanat)

‘Ne yapılacaksa bir an önce yapılsın!’
Halil Ergün (Oyuncu):
İstanbul uzun zamandır gerçek bir kültür merkezi yoksunluğu çekiyor. Dünyaca da önem kazanan bir kültür sanat merkezi olma sürecine girmiş bir kentin bir opera, bale ve tiyatro merkezinden yoksun kalması çok hüzün verici. Tamir onarım ya da yapım ne gerekiyorsa bir an önce yapılmasının gerekli olduğunu düşünüyorum ve bir an evvel hayata geçmesini diliyorum. 

Cüneyt Türel (Oyuncu):
Akıl bağlanması diyorum ben buna. Başka bir açıklama yapamı-yorum. Öyle gerekçeler duydum ki bunlara inanamıyorum. Yani bir lokanta açılması uygun görülmediği için dava edilmiş de onarımın durdurulması buna bağlanmış da aslında zaten orada bir sanat kuruluşu istenmiyormuş bunların hepsi bahaneymiş de... Bütün bunlar Türkiye’nin bugününe yakışmayan şeyler. Eğer birinci şık doğruysa bu gerçek akıl bağlanması. Çünkü bütün dünyada kültür merkezleri sabahın 10’unda açılır, gece ikilere kadar orada hayat sürer, insanlar gelir yemeğini yer, konserini dinler. Hayat bunu zorlar. Eğer hayatın zorlayışına karşı direniliyorsa bu işe karar veren insanlar zaten hayatın dışına çıkmışlar demektir. Ama hayatın içindelerse lütfen baksınlar, özendiğimiz batı dünyasındaki kültür merkezlerinin nasıl çalıştığına baksınlar. Kütüphaneleriyle, video kulüpleriyle, restoranlarıyla küçük konser salonlarıyla... Bunların önüne engel çıkarılarak orada bir kültür sanat merkezi hiç yapılmasın, başka bir şey yapılsın. Gayet güzel bir alışveriş merkezi olabilir mesela ya da Taksim anıtını da söksünler atlıkarınca konsun... Bu işlere karar veren insanlara Allah akıl-fikir versin...

Tuncel Kurtiz (Oyuncu):
AKM’nin iki yıldır kapalı kalması korkunç bir şey. Daha çok kültür binaları açılması gerekirken, sinema, tiyatro, konser salonları açılması gerekirken bu kadar önemli ve gerekli bir yerin iki yıldır kapalı kalması, korkunç bir felakettir.

Oya Baydar (Yazar):
Bu tek taraflı bir olay değil. Koruma kurullarından tutun da Kültür Bakanlığı’na, sivil toplum kuruluşlarına kadar her kesin bence bir payı oldu böyle kalmasında. Her şeye muhalif olmak üzerinden gidildi, yapıcı olarak ‘ne yapılabilir’ diye oturulup konuluşamadı ve işler bu raddeye gelince de her şey daha kötü oldu. Orada kapalı duran bir merkez var, kullanılamıyor. Herkesin, hepimizin, sanat çevrelerinin de savsaklayıcı ve yıkıcı sonuçlara ulaşan yanlış tavırları olduğunu düşünüyorum. 

Nevzat Sayın (Mimar):
İktidarlar artık kültürle ilgili birşey istemiyorlar diye düşünüyorum. Tartışmalara rağmen hiç bir şey yapılmadan duruyorsa tıpkı kendi kaderine terkedilen, eski yalılar gibi yıkıp apartman yapmak isterler. Ama yasalar buna izin vermez, o kendi haline bırakılır, bir gün ya çöker ya yanar konu da kapanmış olur. Olağanüstü bir yer, oraya alışveriş merkezi yapılabilir, üst katlarına rezidans yapılabilir, home ofis olabilir böylece çok büyük kazançlar elde edilir. Başka nasıl bir nedeni olabilir ki? Tüm söylenenlerin hikâye olduğunu düşünüyorum. Bu konu bir süre sonra kapansın, herşey bitsin diye bekliyorlar. Ne Anıtlar Kurulu’nun ne Kültür Bakanlığı’nın, ne iktidarın ne de Mimarlar Odası’nın hiç bu konuyla derin ilişkisi olduğunu düşünmüyorum; mimarı dışında tabii...


    ETİKETLER:

    Ertuğrul Günay