'AKM'yi siyaset malzemesi yaptılar'

'AKM'yi siyaset malzemesi yaptılar'
'AKM'yi siyaset malzemesi yaptılar'

CHP ye göre Atatürk Kültür Merkezi kaderine hapsedilmiş vaziyette . FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN

Atatürk Kültür Merkezi'nin kapalı kalması konusunda siyasi partiler ne düşünüyor, neden sesleri çıkmıyor? Sorduk, anlattılar. 'İktidar partisinin AKM'yi siyaset malzemesi yaptığını, merkezin bir an önce yenilenip açılması gerektiğini' söylediler
Haber: NESLİHAN TANIŞ / Arşivi

İSTANBUL - “Türkiye’de Atatürk Kültür Merkezi’nin yıllardır kapalı kalmasına sesini çıkarmayan siyaset, İstanbul’u ve bir anlamda Türkiye’yi kültürsüzlüğe mahkum ettiğinin farkında değil mi? Umursamıyor mu? Yoksa istenen bu mu? İncir çekirdeğini doldurmayan nice konuyu günlerce tartışan Meclis, Türkiye’nin kültür skandalını gündemine almaktan aciz...” Pazar günkü köşesinde Gündüz Vassaf bunları yazdı. AKM’nin iki yıldır kapalı durması ve hiçbir şey yapılmaması son günlerde kültür dünyasının en önemli gündemi. Meselenin Başbakan’da düğümlendiği, yenileme çalışmalarının ancak hükümetin iradesiyle başlayabileceği yazılıp, söyleniyor. Öyleyse bir de muhalefete soralım istedik. ‘AKM’nin kapalı kalması konusunda ne düşünüyorsunuz?’ Ankara’daki siyasetçilerin konudan neredeyse habersiz olduklarını söylemekle yetinelim. Neyse ki Meclis’te grubu bulunan partilerin İstanbul İl Başkanları, görüş bildirdi. CHP , ‘günümüz koşullarına uygun bir restorasyon’ istiyor, MHP ise ‘AKM’nin siyasete malzeme yapıldığını’ savunuyor. 

‘Günümüze göre restore edilmeli’
Berhan Şimşek (CHP İstanbul İl Başkanı): “AKM, kaderine hapsedilmiş vaziyettedir. Yıkım için bir karar çıkardılar daha sonra vazgeçtiler yapılsın diye ihaleye çıkardılar. Ama hepimizin de bildiği gibi AKM, koruma kurulu kararıyla tescilli bir binadır. Mahkemeye gidildi ve mahkeme buranın bu şekilde korunarak restorasyonu yapılması gerektiğini söyledi. Şimdi AKM 26 aydır hapsedilmiş bir vaziyette, hiçbir sanatsal faaliyet yok. İstanbul, 2010 kültür başkenti değil 2002’den beri hatta 1994’ten beri ‘rant başkenti’dir.
Geçenlerde Başbakan diyor ki, “Ertuğrul, Ertuğrul (Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay) Sayın Bakan, burayı yıkın ve yapın.” Yani ne hukuk tanıyor ne kanun tanıyor, ne de mahkeme kararını biliyor. Böyle bir anlayış içerisinde meseleye bakıyorlar. Daha önce, aydınlar, akademisyenler, siyasetçiler, gazeteciler mahkûm edildi. Şimdi de AKM Recep Tayyip’in anlayışıyla mahkûm edilmiş oldu. Orayı çürütüyorlar, onun mübadili olan bir kültür merkezi yok İstanbul’da, bunları düşündüğün zaman da iyi niyet, samimiyet çıkmıyor ortaya maalesef. Yapılması gerekense, orayı günümüzün koşulları içerisinde restore etmektir.”  

‘Kültür dünyası ne diyorsa o olsun’
Mustafa Avcı (BDP İstanbul İl Eş Başkanı): “AKM’yi gündem olarak çok işlemedik, çalışmamız arasında yok. Ama sonuçta kültür dünyası bu konuda ne düşünüyorsa biz de doğal olarak onlardan yana oluruz. Eğer AKM birilerine peşkeş çekilirse karşısındayız. AKM, eğer halkın yararına, kamunun yararına olabilecek ihtiyaca cevap veriyorsa ya da cevap vermiyorsa da cevap veririr durumda tekrar kamu hizmetine açılacaksa ona ‘evet’. Ama böyle değil de birilerine rant amaçlı açılacaksa ‘hayır’, bunun karşısında oluruz.”

‘Siyasetin malzemesi yaptılar’
İhsan Barutçu (MHP İstanbul İl Başkanı): “İstanbul’u Avrupa Kültür Merkezi yaptığını iddia edenler, maalesef kültür merkezlerimizi atıl tutuyorlar. AKM de çağdaş görüntüsüyle kentle özdeşleşmiş bir yer. Taksim’e cami yapacağız iddiasında olanların, AKM konusunda maksatlı bir ihmali olduğunu düşünüyorum. Taksim’e cami yapmak isteyenler nasıl tutarsızsa, AKM’yi atıl tutan AKP de yerel siyasetteki tutarsızlığını böyle gösteriyor. AKM’yi siyasetin bir ara malzemesi yapıp toplumumuzun kültür merkezlerine ihtiyacı varken mevcudu dahi atıl tutuyorlar. Hiçbir şey yapmayarak İstanbul’a zaman kaybettirmek doğru bir şey değil. Artık İstanbul Türkiye’nin batıya açılan kapısıdır. Batıya açılan kapısında birileri merak edip sorsa ‘Kültür merkezi bu kadar zamandan beri neden ihmal ediliyor, neden yok sayılıyor’ diye bunun izahını yapması gerekenler İstanbul’a bir mahcubiyet yaşatacaklardır.”