Aktörler bizi izliyor

Aktörler bizi izliyor
Aktörler bizi izliyor

Şahane Misafir Türkiye de 6 Nisan da vizyona giriyor.

Ferzan Özpetek'in 'Şahane Misafir'i İtalya'da gösterimde. Özpetek, "Keşke kaybettiğimiz insanlar, hayaletler olarak yaşamımızda kalsalar" diyor
Haber: ELVAN UYSAL BOTTONI / Arşivi

ROMA- Vittorio De Sica, ‘Çocuklar Bizi İzliyor’da dünyayı bir çocuğun, Prisco’nun gözlerinden gösterir bize. Ferzan Özpetek’in uzun süredir beklenen filmi ‘Şahane Misafir’ (Magnifica Presenza) de izleyiciye ‘aktörler bizi izliyor’ dedirtiyor. Özpetek, “Şimdinin nostaljisi” olarak tanımladığı filminde ‘The Artist’, ‘Hugo’da olduğu gibi sinemaya, aktörlük mesleğine saygı duruşunda bulunuyor. Korku, dram, komedi unsurlarının iç içe kullanıldığı film, yeni geldiği Roma’da aktör olmaya çalışırken geceleri de pastane şefi olarak çalışan ve yeni taşındığı evdeki eşyaların hareket ettiğini fark eden 28 yaşındaki Pietro’nun hikâyesini anlatıyor.
Özpetek, oyuncuların en ufak mimiklerini, en derindeki duygularını bir otopsi detayıyla yansıtmak istercesine yakın plana yer vermiş. Oyuncular yanımızda, karşımızda. Kamera sıkça izleyicinin bakış açısına yerleştirildiğinden oyuncuları gözlerimizin içine bakar buluyoruz kimi zaman . Bir ayna gibi gerçekle kurgu, kurguyla yaşam, rol içinde rol, izleyici oyuncuyu, oyuncu izleyiciyi izler şeklinde sonsuz bir ayna efekti yaratıyor Özpetek. Tüm hikâyeler büyük bir nehrin kolları gibi önce genişleyip sonra tek yerde birleşiyorlar: Bir kurgu olarak yaşam ya da yaşam olarak kurgu. Filmde karakterlerden birinin de dediği gibi “Gerçek bir kurgudan daha doğal ne olabilir.” 

Hayalet Cem Yılmaz!
‘Şahane Misafir’de Cem Yılmaz’ın hemen tüm sahneleri İtalyanca. Harika bir aksanla, bilmediği bir dili konuştuğunu hissettirmeden enfes bir oyunculuk çıkarıyor Yılmaz. Filmde eşini oynayan rol arkadaşı Vittoria Puccini de aynı fikirde. “Cem, sadece komik değil dramatik sahneleri de büyük yoğunlukla oynayabilen, gerçek bir aktör” diyor. Çekimler sırasında Yılmaz’ın yanında ciddi kalmanın zor olduğunu da itiraf ediyor.
Filmin hazırlık aşamasında defalarca Roma’ya gelen Yılmaz’ın görüşlerinden çok faydalanmış Özpetek. Çekimler sırasında Yılmaz’ın doğaçlama yaptığı da olmuş. Konu için önemli detaylardan olan Garibaldi çıkartması fikri de Yılmaz’dan. İkinci Dünya Savaşı sırasında Roma’da yaşayan bir Türk oyuncuyu canlandıran Yılmaz’ın rolü, ruh olarak ‘Hokkabaz’da canlandırdığı karaktere benziyor biraz.
Özpetek, filmin hayaletlerini de gerçek yaşamdan almış. Bundan 20 sene önce bir arkadaşı evinde hayalet gördüğünü anlatır. Özpetek arkadaşına “Sen git bir seviş” der. Filmde de aynı sahne var. Hayaletler gören kahramana kuzeni “Sen git, kadın mı olur erkek mi olur, biriyle seviş. İyi değilsin” diyor. Hayaletler gören arkadaşının evine temizliğe gelen kadının seslerden korkup kaçması, daha sonra bu evde bir anne kızın balkondan atlayarak intihar ettiklerinin ortaya çıkması ‘acaba’ dedirtmiş Özpetek’e: “Ben hayaletlere inanmak istiyorum, keşke kaybettiğimiz insanlar hayaletler olarak yaşamımızda kalsalar.” 

Yemeksiz olur mu!
Özpetek’in filmlerinin değişmezi Sezen Aksu ve yemek tutkusu... ‘Şahane Misafir’ de Sezen Aksu müzikleriyle bezenmiş. ‘Karşı Pencere’de pastalarıyla karşımıza çıkan Ferzan Özpetek’in favori pastanesi Andreatti bu kez filmin kahramanlarından. Özpetek “Benim filmlerimde yaşam var. Yemek olmadan olur mu” diyor. Oyunculardan Paola Minaccioni ise “Ferzan’ın seti bir mutfak gibi. Ferzan da şef. Oyuncuyu hamur gibi yoğuran, o günün kokuları, aromalarıyla harmanlayan, yemek yapar gibi film yapan bir yönetmen” diyor. O oyuncularına aşık, oyuncuları da ona.
İtalyan eleştirmenlerden olumlu not alan ‘Şahane Misafir’, bugün İtalya’da 400 kopyayla gösterime giriyor. Türkiye ’deki vizyon tarihi ise 6 Nisan.