Alkışlar büyük usta için...

Alkışlar büyük usta için...
Alkışlar büyük usta için...
John Malkovich, Tiyatro Festivali kapsamında İstanbullu izleyicinin karşısına çıktı ve herkesi büyüledi

GÖNÜL KOCA

 

İSTANBUL - 14 Mayıs Cuma, 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali için önemli bir gündü. Ne de olsa programdaki en ilgi çeken oyun, John Malkovich’in başrolünde olduğu  ‘Şeytani Komedya’ sahnelenecekti. Nitekim başta oyuncular olmak üzere, reklamcısı, gazetecisi pek çok tanınmış ismin de arasında olduğu bir kalabalık Lütfi Kırdar’ı merdivenleri dahil, doldurdu.
Avusturyalı seri katil Jack Unterweger’i anlatan oyunda Malkovich hem başrol oynuyor hem de Michael Sturminger ile oyunu yönetiyor. Ve sahnede Malkovich’e Viyana operasından iki soprano, Aleksandra Zomojska ve Bernardo Bobra ile Martin Haselböck yönetimindeki Viyana Akademi Orkestrası eşlik ediyor. 

Tekliflere açık
Oyundan önce Malkovich, kısa bir prova yaptı ve ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Basın toplantısında Unterweger’in “Çok gizemli bir adam ve etkileyici bir hikayesi”nin olduğunu söyleyen Malkovich, başta oyunda rol almayı düşünmediğini anlattı: “O kadar doğru, eksiksiz, yenilikçi ve özgün bir metindi ve Unterweger’i o kadar doğru yansıtıyordu ki ben de rol almak istedim. Tabii ki burada barok müziğin kullanılışı, iki sopranonun söylediği aryalar o kadar güzel ki, son derece eşsiz ve daha önce yapılmamış bir yapıt çıktı ortaya.”
Oyuna çalışırken Unterweger’in hayatını anlatan ‘Hades’e İniş’ adlı kitaptan faydalandığını söyleyen Malkovich, bir soru üzerine Türk tiyatorsu hakkında bilgisi olmadığını söyledi: “Türk tiyatrosu hakkında fazla bir şey bilmiyorum, daha önce filmlerde oynamam  için teklifler olmuştu. Aktör olarak Türk tiyatrosunda yer alamam, ama yönetmen olarak projeler gelirse düşünürüm.”
Oyun, Malkovich’in sahnedeki çalışma masasına oturmasıyla başlıyor. Unterweger, yeni çıkan romanını için düzenlenmiş bir okumaya katılıyor. Romanı okumaya başladığındaysa salondakileri kendi geçmişine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.
Hayatından geçen ‘Yalnız ve çaresiz kadınlar’dan bahsediyor. Varlığını onlara borçlu olduğunu söylüyor. Onları öldürdüğünden ve onlar sayesinde elde ettiği şöhretten bahsediyor ve “Hiç pişman değilim” diyor, “yine olsa yine yapardım, bir hiç olacağıma bir katil olurum daha iyi...”
Oyun, Glück’ten Mozart’a klasik bestecilerin operalarından aryalarla gelişiyor. Sahnedeki iki soprano, hem Unterwager’in kurbanlarını canlandırıyor, hem ünlü aryaların oyuna çok iyi uyum sağlayan sözleriyle, kadınların duygularını aktarıyor.
Aryalar biraz uzun olsa da, oyun büyük beğeni topladı ve bol bol alkışlandı. Oyunun ardından Malkovich ve tüm ekip için Deniz Palas’ta, bazı gazeteci ve tiyatrocuların da katıldığı bir yemek düzenlendi. 

Bugün ‘Dava’ var
Malkovich heyecanı yaşandı bitti, ve festival devam ediyor. Bugün de programdaki dikkat çeken oyunlardan bir diğeri olan Kafka’nın ‘Dava’sı sahnelenecek. Her çalışmasında adından söz ettiren Alman yönetmen Andreas Kriegenburg’un ‘Dava’ uyarlaması sahne düzeniyle büyük merak uyandırıyor. Oyuncuların, giderek izleyiciye yaklaşan dikey bir platform üzerinde oynayacağı oyun, bugün ve yarın 20.30’da Muhsin Ertuğrul’da.