Ana grup dediğin The Ting Tings gibi olur

Ana grup dediğin The Ting Tings gibi olur
Ana grup dediğin The Ting Tings gibi olur
Haber: ELİF EKİNCİ / Arşivi

İSTANBUL - Efes Pilsen One Love Festival’in izleyicilerini ‘tazyikli’ bir yağmurla karşılayan pazar gecesi, önceki güne nazaran müzikal açıdan daha doyurucuydu. Yağmur sonrası ortamda, perişan halleri ve yağmurluklarıyla (yağmurlukları dağıtan ‘Hayati’ler gerçekten de ne kadar hayati olduklarını böylece kanıtladı) dolaşan insanların ‘doğal afet sonrası kendini açık alana atan insan güruhu’ görünümünü sahneye çıkan The Wild Beasts değiştirdi. Ardından enerjik şirin Sophie Ellis-Bextor ve nihayet The Ting Tings geldi.
Festivalin headliner’ı olan The Ting Tings, her sanatçı öncesi yapılan anons duyulmadan sahneye fırladı. Giriş parçası olarak ‘We Walk’u seçen grup, vokalist Katie White’ın Türkçe girişinden sonra eğlenceli şarkılarıyla kalabalığın üzerinden yağmur stresini attı. Yalnızca iki kişiden oluşan fakat bu ikilinin hem davul hem gitar çaldığı, bir de üstüne vokal yaptığı grup, sahneyi tam anlamıyla doldurdu. ‘Be the One’, ‘Fruit Machine’, ‘İmpacilla Carpisung’ gibi sevilen şarkılarını seslendiren grup, ‘Shut up and let me go’ çalmaya başladığında ise kalabalık resmen kendinden geçti, çığlıklar atıldı, hoplanıp zıplandı, kız arkadaşlar sırtlara alındı, yani bir festival headliner’ının kalabalıkta yaratması gereken her tepki verildi. Şarkının ortasında bir an için duraksayıp, Türkçe ‘Sizi duyamıyorum’ diye bağıran Jules de Martino’nun sempatikliği de binlerce kadın izleyicisinin çığlıklarıyla karşılık buldu. Bizi yanıltmayıp, final şarkısı olarak ‘That’s not my name’i çalan grup konseri bis yapmadan bitirdi.
Ama neyse ki The Ting Tings’in performansı, yağmur sonrası ortaya çıkıp bizi ısırığa boğan sineklerin kaşıntısını unutturacak kadar iyiydi...