Ankara Sahnelerinde Yaşar Kemal İmzası

Ankara Sahnelerinde Yaşar Kemal İmzası
Ankara Sahnelerinde Yaşar Kemal İmzası
Ankara Devlet Tiyatrosunda,Yaşar Kemal'in aynı adlı romanından sahneye uyarlanan Teneke oyunu sahneleniyor. Türk edebiyatının önemli isimlerini seyircimiz ile buluşturmak fikri, teşvik edilmesi gereken doğru bir düşüncedir. Sizlere oyunu izlemenizi öneriyorum.
Haber: FİLİZ ELMAS / Arşivi

Yaşar Kemal'in romanlarını ne zaman okusam, kitabın satırları arasına saklı renkli dünyaların, duru bir Türkçe ile ifade edilmesine hep hayran olurum. Gerçekçi üslubun önemli isimleri arasında yer alan Ustamız, toplumcu bir bakış açısı ile eserlerini sergiler. Ne diyelim ustalık zoru kolay etmektir...
Bu yazıda ele alınan Teneke ise bir Anadolu kasabasında geçen olayları konu edinir. Çeltikçi ağaları kanuni düzenlemelere uymadan çeltik ekmekte ve bu nedenle de çevre köylerde sıtma salgınına neden olmaktadır. Kasabaya gelen genç kaymakam bu düzene karşı çıkacak ve köylülerin yanında yer alarak ağalara karşı savaşacaktır. Kısaca roman kapitalizmin acımasız kuralları ile insani değerler arasında süren savaşı anlatır. Peki sizce roman nasıl biter? Şu an sözlerinizi duyar gibiyim: Kaymakamın ücra bir köye tayin edilmesi ile! Ancak burada gerçek zafer kimindir, insanlık için onurlu bir savaş veren kaymakamın mı yoksa "kazancı insan kanı" olan çeltik ağalarının mı?
Romanın sonu aslında biraz da buruk biter. Kasabadan sürülen kaymakamın ardından ağaların para ile tuttuğu köylüler teneke çalarlar. Anadolu'da giden kişinin ardından teneke çalmak "Sövmektir. Kuyruğuna teneke bağladık demektir." Ancak buna rağmen kaymakam romanın sonunda yenilmez. Okurun özdeşleştiği karakter, çeltikçi ağaları ya da paralı tutulan köylüler değil, kaymakamı köy çıkışında uğurlayan bir kaç onurlu insan ya da kaymakamın kendisidir. Okur romanın sonunda tüm teneke çalanlara karşı durmak, onlarla savaşmak ister. İşte Yaşar Kemal'in gücü de böyle bir son hazırlayabilmesinde gizlidir.
Bu sezon Ankara Devlet Tiyatrosunda,Yaşar Kemal'in aynı adlı romanından sahneye uyarlanan Teneke oyunu sahneleniyor. Türk edebiyatının önemli isimlerini seyircimiz ile buluşturmak fikri, teşvik edilmesi gereken doğru bir düşüncedir. Sizlere oyunu izlemenizi öneriyorum. Önerimin nedeni sahnede övülesi büyük bir prodüksiyon olması değil, Yaşar Kemal'i tekrar okumak ve daha da önemlisi oyunun sonunda verilen mesajı zihinlerinizde hep canlı tutmak zorunluluğudur.
Oyunun sahneye uyarlamasına gelince, baştan ifade etmeliyim ki romanların sahne uyarlamalarında tiyatro mekanının kısıtlı olanakları sınırlayıcı bir etkiye sahip oluyor ve bu nedenle de metin sahnede görselliğinden biraz kaybediyor. Ancak Yaşar Kemal oyunu da romanı kadar etkileyici bir metin olarak yazmayı başarmış. Örneğin bu dönüşümde, romanda bulunan doğa-insan ilişkisi bağlamındaki çevre tasvirleri yok oluyor ama oyun kişilerinin görselleştirilmesi de bir o kadar başarıyla sağlanıyor. Oyuna eklenen ve anlatıcı işlevine sahip olan tellal ise seyirciyi sahneye yakınlaştırarak, metnin temasının doğrudan aktarımını gerçekleştiriyor.
Oyunun yönetmeni Gürol Tonbul oyun metnine romandan yapılan bir kaç küçük ekleme dışından fazlaca bir değişiklik yapmamış. Sahnelemede sular altında kalan köylerin betimlemesi için sahne gerisinde oluşturulan küçük su birikintisi çok zayıf bir görsellik oluşturuyor. Tiyatroda bu tür mizansenlerin etkileyici olması için ya inandırıcılık ya da görsel zenginlik gerekiyor. Ancak sahnede her ikisi de sağlanamadığı için oyunu izlerken keşke hiç olmasaydı daha iyi olurdu diye düşündüm.
Sahneleme konusundaki ikinci eleştirim, yönetmenin reji konseptinde oluşturmaya çalıştığı "oyun kişileri içgüdüsel elde ettikleri bir güç çemberinin içinde yaşarlar" fikrini görselliğe aktarımıdır. Oyun boyunca çemberin içinde ya da dışında kalmak düşüncesinin temsili için çizilen daireler, sürekli yinelenen ve seyirci açısından da çoğu kez anlaşılır olamayan mucizesi kendinde saklı bir fikirdi.
Yönetmenin oyuna katkısı ana temayı besleyen iyi bir final hazırlanmış olmasıydı. Kaymakam köye tayin edildiğinde köylüler davul zurnalı bir karşılama yaparak, halaylar çekerler. Kaymakam durumdan çok mutlu olur ve halkın sessizlik içinde izlediği bir zeybek oynar. Finalde ise aynı zeybek çalınan tenekeler eşliğinde yinelenecektir. Bence bu kutlama kaymakamın saygınlığını vurgulamak için iyi bir çözümleme olmuş.
Yaşar Kemal'i tekrar okumak için Teneke'yi izlemenizi öneriyorum. Para ile onurumuzu satmadığımız bir toplumda yaşamak için ardından teneke çalınan bireylerin artması dileğiyle sizlere iyi seyirler diliyorum.