Antalya'da yıllar sonra bir komedi

Antalya'da yıllar sonra bir komedi
Antalya'da yıllar sonra bir komedi
Senaryosunu Caner Güler'in yazdığı, Ömer Uğur'un yönettiği Guruldayan Kalpler, dün Antalya Film Festivali'nde izleyiciyle buluştu.

FOTOĞRAFLAR: MUHSİN AKGÜN
Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde dün, ulusal yarışmadaki "Guruldayan Kalpler" filmi, sinemaseverlerle buluştu. Ömer Uğur'un yönettiği, senaryosunu Caner Güler'in yazdığı film, Antalya Kültür Merkezi Aspendos Salonu'nda gösterildi. Necip Memili, Devin Özgün Çınar, Algı Eke, Tanju Tuncel, Fırat Tanış'ın oynadığı filmi, Yılmaz Erdoğan'ın başkanlığını yaptığı jüri üyeleri ile sinemaseverler izledi. İzleyicinin beğenisini, salonu kaplayan kahkahalar ve zaman zaman alkışlarla belli ettiği film, uzun yıllar sonra Altın Portakal’da yarışan ilk komedi filmi olarak da nitelendirildi.
Film sonrası Perge Salonu'nda yapılan söyleşide yönetmen Uğur, filmin hazırlık aşamasıyla bir yılda çekildiğini söyledi. Söyleşide bir izleyicinin yönetmen Uğur'a, "Hem oynamışsınız hem de
oynatmışsınız" demesi üzerine Uğur da "Bizimki küçük bir oyunculuk, adam
bulamadık" dedi. Uğur'un bu sözleri, seyircileri güldürdü.
Yönetmen Uğur, filme yapılacak eleştirilere açık olduklarını, eleştirilerin kendilerine katkı yapacağını ifade etti. Bir seyircinin filme konu olan "Kaos" adlı heykelin hangi atölyede yapıldığını sorması üzerine Uğur, Kars'taki "ucubik" heykeli yapan Mehmet Aksoy'un atölyesinde çalıştıklarını söyledi. Uğur, Aksoy'un senaryoyu beğendiğini ve 1,5 haftalığına atölyesini kendilerine verdiğini kaydetti.


Filmin konusu:
Yaşar, mahalleden arkadaşları Faruk ve Gürbüz'ün hurda nakliyesi yapacakları yalanına inanır, ressam ve heykeltıraş Hülya'nın atölyesine gitmeyi kabul eder ancak ikilinin amaçları hırsızlık yapmaktır. Hülya, Yaşar'ı yakalar. Saf biri olduğuna ve bir şansı daha hak ettiğine inandığı için Yaşar'ı atölyesinde işe alır. İşsizlik sıkıntısı çeken Yaşar, işi kabul eder ve zamanla Hülya'ya gerçekten yardımcı olmaya başlar. Hülya'nın son sergisinde yaptıkları heykellerden biri satılınca heykeli müşteriye teslim etme görevi Yaşar'a düşer. Hülya'nın yanlış adresi vermesiyle işler karışmaya başlar.