Anton Çehov'un dertli burjuvaları

Anton Çehov'un dertli burjuvaları
Anton Çehov'un dertli burjuvaları

Nesrin Kazankaya?nın (sağdan ikinci) yönettiği ve oynadığı ?Vanya Dayı?da köylüler de, burjuvalar da dertlerini şarkılarla anlatıyor.

Tiyatro Festivali, Çehov'un 150. yaşını üç yeni oyunla kutluyor. 'Vanya Dayı', bugün Tiyatro Pera tarafından sahnelenecek. Sırada 'Martı' ve 'Piyano' var
Haber: GÖNÜL KOCA / Arşivi

İSTANBUL - 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali, Rus yazar Anton Çehov’u üç oyunluk bir repertuarla anıyor. Dünya tiyatrosunun köşe taşlarından Çehov’un, 150. doğum yılı dolayısıyla hazırlanan programda, kendi yazdığı ‘Vanya Dayı’ ve ‘Martı’ ile İngiliz çağdaş yazarlardan Tredov Griffiths’in yazdığı ‘Piyano’ yer alıyor.
Oyunlarında hep devrim arifesindeki Rusya’sının yaşadığı toplumsal çalkantıları işleyen, tipleriyse toplumsal çevrenin yok ettiği aydınlardan seçen Çehov’un, ‘Vanya Dayı’sı Tiyatro Pera, ‘Martı’sı Tiyatro Oyunbaz yapımı olarak sahnelenecek. Griffiths’in, Çehov’un ilkgençlik yıllarında yazdığı, uzun ve dağınık oyunu olarak bilinen ‘Platonov’dan yola çıkarak kaleme aldığı ‘Piyano’ ise Talimhane Tiyatrosu yapımı.
Çehov’un ‘Köy Yaşamından Sahneler’ adını verdiği ‘Vanya Dayı’, devrim arifesindeki Rusya’da değişen siyasal sistem ve sınıfsal değerlerin toplumsal hayatta yarattığı uzlaşmaz çelişkiler, köy çiftlik evi yaşantısından yansıtılıyor.
Bugün festival kapsamında prömiyer yapacak oyunda, 1904’te bir köy evinde yaşayan insanların nasıl geçmişlerine sıkışıp kaldıkları, bugünü yaşamakta zorlandıkları ve geleceğe yönelik umutsuz bekleyişleri anlatılıyor. Nesrin Kazankaya’nın rejisini yaptığı oyun, çalışanlar ve çiftlik sahipleri arasındaki sınıfsal çelişkilerin öne çıktığı bir yorumla sahneliyor.

Gerçekçi bir Vanya Dayı
Tiyatro Pera ‘Vanya Dayı’yı, Çehov’un 150. doğum yılı dolayısıyla zaten sahneleyecekmiş. “Festivale yakışacağını düşündüğümüz için festivalde prömiyer yapıyoruz” diyor Nesrin Kazankaya. ‘Vanya Dayı’yı sezonda da izleyiciyle buluşturmaya devam edecekler.
“Çehov oyunları ilk bakışta yoğun bireysel ilişkiler ve sorunlar sarmalı olarak görülebilir” diyen Nesrin Kazankaya ‘Vanya Dayı’nın yazıldığı dönemdeki işçi ve köylü örgütlenmelerini, oyunun yazıldığı dönemden sadece birkaç yıl sonra gerçekleşen ve Rus devriminin provası kabul edilen 1905 Ayaklanmasını hatırlatarak “Bizim gibi aydınlanma sürecini tamamlamamış bir ülkenin insanlarına tanıdık gelecek o kadar çok şey var ki oyunda” diyor.
Kazankaya oyunu kendi döneminde, seçilmiş bir gerçekçilik anlayışı içinde sahnelemeyi tercih etmiş. İzleyicinin film platosu gibi bir yere girerek izleyeceği oyunda, tıpkı diğer oyunlarında olduğu gibi müzik önemli bir yer tutuyor. Gerek evdekiler, gerekse bahçede ve ek binada yaşayan çalışanlar, köylüler canlı müzik yapıyorlar. Oyun iki farklı yaşam biçimi ve iki farklı müzik sunuyor. 
‘Martı’, Türk tiyatrosunun genç gruplarından Tiyatro Oyunbaz’ın ilk oyunu. 2006-2008 yıllarında İstanbul’da izleyici karşısına çıkmış ve tiyatro çevrelerinden olumlu eleştiriler almıştı. Oyunu Abdullah Cabaluz yönetiyor. Tiyatro Oyunbaz ‘Martı’yı minimal bir dekor anlayışıyla sahneliyor. Bunun nedeni ise hem kendilerine ait bir mekanları olmadığı için dekor taşımanın getirdiği sıkıntı, hem de oyundaki taşra ıssızlığını ve oyun karakterlerinin kendi deyimleriyle “Ölü ruhlarının” boşluğunu yansıtması için, gerçekçi göstergelerden ziyade çağrışıma yönelik nesneler kullanmak istemeleri. Müzikteyse tercihleri Türk Sanat Müziği’nden yana olmuş. Bunun nedenini ise şöyle açıklıyorlar; “Türk Sanat Müziğinin doğasındaki bir şeyler ile Çehov karakterlerinin ve bugünün orta sınıf insanlarının dünyasındaki bir şeylerin kesiştiğine inanıyoruz. Bu oyunda Türk Sanat Müziği, bir yandan atmosferi destekleyen bir fon müziği iken, öte yandan da trajik olanın aynı zamanda komik de olabildiği anlara işaret eden bir işlev üstlendi.”

Çehov’un ilk oyunu
Festivalin üçüncü Çehov oyunu ‘Piyano’ ise Tredov Griffiths’in kaleminden çıkmış. Çehov’un 21 yaşındayken yazdığı ilk ve bitmemiş oyunu ‘Platonov’ ile ‘Mekanik Bir Piyano İçin Bitmemiş Parça’ adlı filminden esinlenerek yazılan oyun aşk üçgenleri, sadakatin ve sosyal sınıfların sınırları, orta sınıfların orta yaş krizleri, çaresizlikleri ve her şeyin olası olduğunu hatırlatan uşaklarla köylüleri anlatıyor. Cem Mansur’un müzik direktörlüğünde sahnelenecek ‘Piyano’nun rejisi de Mehmet Ergen’e ait. Piyano’nun yazarı Trevor Griffiths’i, çağdaş İngiliz oyun yazarları arasında kendinden en çok söz ettiren yazarlardan biri olarak tanımlayan Mehmet Ergen ise, “Çehov, Ibsen ile birlikte tartışmasız olarak günümüz modern tiyatrosunun kurucusu. Hiç de eskiyecek gibi görünmüyor. Her izleyişte kendimizle ilgili yeni şeyler keşfetmemize yol açan bir dahi” diyor. Talimhane Tiyatrosu’nda izlenecek ve bir malikanenin bahçesinde geçen ‘Piyano’yu ise seyirci, oyunla aynı bahçedeymiş gibi izleyecek.

‘Vanya Dayı’ bugün, 18 ve 19 Mayıs 20.30’da, yarın ise 15.30’da Tiyatro Pera’da, 25 Mayıs 20.30’da ise Caddebostan Kültür’de.
‘Martı’ 30 Mayıs 15.30’da, 31 Mayıs ise 20.30’da Haldun Taner Sahnesi’nde.
‘Piyano’ 7-8 ve 9 Haziran 20.30’da Talimhane Tiyatrosu’nda.
  

Tiyatro Festivali’nde bugün
* İstanbul Tiyatro Festivali’nde bugün prömiyer yapacak bir diğer oyunsa, Yunan ve dünya şiirinin büyük ustalarından Yannis Ritsos’un ‘İsmene’si. Semiha Berksoy Opera Vakfı Stüdyo Sahnesi yapımı olarak Zehila Berksoy rejisiyle sahnelenen oyunu Cevat Çapan Türkçeye, dramatik üslupla yazılmış bir şiir olarak çevirmiş. Yalnızlığa yazgılı İsmene’nin hikâyesini anlatan oyunda, iktidar, aşk, cinsellik, din, ölüm ve özgürlük temaları işleniyor. ‘İsmene’ bugün 20.30’da, yarın 15.30’da Üsküdar Stüdyo Sahne’de. 0212 532 02 03 

* Işıl Kasapoğlu’nun yönettiği Semaver Kumpanya yapımı ‘Titus Andronicus’ 18.30’da Çevre Tiyatrosu’nda. 0212 585 59 35