'Araf'ta ya da 'Yeraltı'nda kalan bazı şeyler

'Araf'ta ya da 'Yeraltı'nda kalan bazı şeyler
'Araf'ta ya da 'Yeraltı'nda kalan bazı şeyler

Neslihan Atagül, ikinci umut veren kadın oyuncu ödülünü Türk n Şoray dan aldı.

Ödül töreni sonrası Altın Koza'da en çok konuşulan konu, 'Araf' ve 'Yeraltı' filmlerinin beklentinin altında ödül kazanması oldu
Haber: ŞENAY AYDEMİR / Arşivi

Bu yılki Altın Koza Film Festivali’nin önceki akşam düzenlenen ödül töreninde ortaya çıkan sonuçlara bakınca; ödül alan filmlerin ‘neden’ aldıkları değil, alamayanların ‘neden’ alamadıkları daha çok konuşulacak gibi görünüyordu. Öyle de oldu. Törenden sonra festivalin ana üssü olan Hilton Oteli’ndeki sohbetlerin temel noktası Yeşim Ustaoğlu’nun ‘Araf’ ve Zeki Demirkubuz’un ‘Yeraltı’ filmlerinin beklentinin çok altında ödüle değer bulunması oldu.
Buna geçmeden önce aralarında bulunduğum SİYAD Jürisi’nin beni ilgilendiren kısmıyla ilgili bir-iki cümle sarf etmek gerek. SİYAD Jürisi, ödülü Belmin Söylemez’in ‘Şimdiki Zaman ’ filmine verdi. Bu film ‘Yeraltı’ ve ‘Araf’ ile birlikte üç filmlik aday listemde yer alan yapımlardan biriydi. Aday filmlerimizi teker teker masaya yatırdık, herkes savunmasını ve eleştirisini yaptı; sonuçta ‘oyçokluğuyla’ ödülü ‘Şimdiki Zaman’a verdik. Kendi payıma Belmin Söylemez’in ilk filmiyle oldukça iyi bir yönetmenlik performansı ortaya koyduğunu düşünüyorum. Yeni filmini beklemek için birçok neden var.
Bu girizgâhtan sonra ana jürinin ‘vermediği’ ödüller üzerine, aslında fazla da kişisel olmayan, ödül sonrası yapılan değerlendirmelerle bir tür ortak dile dönüşen kimi gözlemlere dikkat çekmek gerekiyor.
Adana’ya giderken görülen (ve görülmeyen) filmlere bakarak herkesin neredeyse emin olduğu iki ödül vardı. ‘Yeraltı’ ile Engin Günaydın’ın erkek, aynı film ve ‘Araf’taki performansıyla Nihal Yalçın’ın yardımcı kadın oyuncu ödüllerine kesin gözüyle bakılıyordu. Tören sohbetlerinde bu iki ismin ödülleri başka isimlerle paylaşmasının bir tür ‘değersizleştirme’ sonucu doğurduğuna dair birçok tespit yapıldı ki haksız bulduğumu söyleyemem.
Mesela yardımcı erkek oyuncu kategorisinde ‘Araf’ta Barış Hacıhan’ın ya da ‘Yeraltı’ndaki meşhur yemek sahnesindeki oyuncuların herhangi birisinin tercih edilmemiş olması da gecenin kulislerinde dönen değerlendirmelerden birisiydi.
Jürinin ve festivalin bir tür akıl tutulmasına kapılıp Neslihan Atagül’e beş yıl sonra ikinci kez ‘Umut Veren Kadın Oyuncu’ ödülü vermesi de tabii ki gecenin gündemleri arasındaydı.
Velhasıl törenin ardından jürinin kararları ile ilgili olarak kurulabilecek ortak cümle şöyle ortaya çıktı: “Yeşim Ustaoğlu görmezden gelindi, Zeki Demirkubuz yok sayıldı.”
İlk isim için şöyle bir öngörüde bulunabiliriz. Yeşim Ustaoğlu’nun ‘Araf’ı ve festivalden beş ödülle dönen Pelin Esmer’in ‘Gözetleme Kulesi’ adlı filmi birbirine çok benzeyen hikâyeler anlatıyordu. Jürinin bu iki anlatıdan ‘Gözetleme Kulesi’ni kendisine daha yakın bulmuş olma ihtimali yüksek. Çünkü aynı durum festivali takip edenler için de geçerliydi. Yani bir kısmı ‘Araf’ın, bir kısmı ise ‘Gözetleme Kulesi’nin soruna yaklaşımını kendisine yakın bulmuştu. Jüri belli ki ‘Gözetleme Kulesi’ni daha çok beğendi.
Zeki Demirkubuz’un ‘yok sayılması’ gibi bir durumu anlamlandırmak ise hayli güç tabii. Filmin İstanbul Film Festivali’nde gösterilmiş, sonra da vizyona girmiş olması biraz ‘eskidi’ yorumlarına neden olabilir. Ama en iyi film seçilen ‘Babamın Sesi’ ve Yılmaz Güney Ödülü kazanan ‘Şimdiki Zaman’ da İstanbul Film Festivali’nde yarışmıştı. Yani bu tez pek geçerli değil. ‘Yeraltı’nın Altın Koza’dan neredeyse ‘eli boş’ dönmesinin nedenlerini anlayabilmek için İstanbul Film Festivali’nde gösterildiği ve vizyona girdiği dönemlerde yapılan tartışmalara, hatta daha öncesine gitmek gerekiyor belki de...
Son olarak festival organizasyonuna dair bir-iki not düşmekte yarar var. ‘Taşra’ festivallerinin bir türlü rayına oturtamadığı açılış ve kapanış törenlerindeki organizasyon bozukluğu maalesef bu yıl da devam etti. Ama film galalarının tek salonda toplanması, film çeşitliliği, programların işleyişindeki dakiklik, konuk ağırlamadaki profesyonellik festivalin giderek daha da olgunlaştığını gösteriyor.