Arena'da bir Madonna ayini

Arena'da bir Madonna ayini
Arena'da bir Madonna ayini
Merakla beklenen MDNA turnesinin İstanbul ayağı önceki gün gerçekleşti. Sonuç; Madonna'nın canlı performans ışığına yetişebilmek hâlâ bayağı zor
Haber: ERMAN ATA UNCU - erman.uncu@radikal.com.tr / Arşivi

Aslında Madonna’nın pek telaş etmesine, ‘Express Yourself’ performansına Lady Gaga’nın ‘Born This Way’inden parçalar yerleştirip sonrasında da ‘She’s Not Me’ye bağlamasına pek de gerek yok. ‘Küçük canavarlar’ın yorum hakkı saklı kalsın. Ama yeni çağın ‘postmodern divası’ Lady Gaga’, öncülü Madonna’nın canlı performans ışığına yaklaşmak için daha çok çalışmak durumunda. Hem de bir pop star için 54 yaşın arazlarını yavaş yavaş göstermeye başlamış bir Madonna söz konusu olduğunda bile.
Doğrudur, Madonna’nın 80’lerde açtığı, 90’larda herkesin ufkunu genişletecek bir konuma getirdiği ‘dev kadın popstar’ yolu, tam da onun takipçileri tarafından çiğnene çiğnene bir hayli eskidi, ilginçliğini biraz yitirdi. Backdrop videolarda aşırı milliyetçi Marine Le Pen’in alnına gamalı haçı yerleştirmek gibi çıkışlar biraz Oliviero Toscani’nin 90’lardaki sansasyonlarını hatırlatabilir. Haç ve silah yoğunluklu gösteriler yine 90’lardaki etkisini, çarpıcılığını yitirmiş de olabilir. Ama bu numaralar, Madonna tarafından yapıldığında yine kaydadeğer. Fatih Özgüven’in bir J’Lo filminin eleştirisinde yaptığı ‘bunların yanında, manevi ablaları ‘maddi kız’ Madonna kavramsal sanat gibi kalıyor’ yorumunu haklı çıkartacak bir ışık var 50’yi devirmiş pop efsanesinde.
Önceki gün TT Arena’da da en çok bu ışığı gösterdiği bölümlerle hafızalara kazındı Madonna. Oğlunun da dahil olduğu bir gospel korosu eşliğinde ‘Like A Prayer’a başladığında, konsere çocuklarını da getirmiş, tüm performanslarda yerlerinde salınmakla yetinmiş anne babaları bile ayağa kaldırması görmeye değerdi. ‘Candy Shop’ ve ‘Erotica’yı birleştirdiği performansında 30’ların genelevi / kabare kıvamını alan sahnede bir dominatrix misali salınmaya başladığında böylesi ‘yaramazlıkları’ hâlâ kendine çok yakıştırdığını gösterdi. Belki bir önceki ‘Hard Candy’ albümüyle kendini iyice ana-akım isimlerin ellerine bırakıp onu kariyeri boyunca besleyen ana-akım dışı damarını tıkamış olabilir. Ama ‘Express Yourself’ performansı sırasında ekrana Of Montreal videolarının çıkıntılığını akla getiren retro desenlerin yansıması Madonna’da hâlâ böylesi bir damarın olduğunu müjdeliyordu sanki. MDNA’deki ‘Like A Virgin’ performansı, şarkıyı Marlene Dietrich usulüyle söylediği ‘Girlie Show’ turnesindeki kadar yaratıcı değildi belki. Ama bu hareketli 80’ler hitini sırf bir piyano eşliğinde söyleyerek iddiasını ortaya koydu. Performans sırasındaki orgazm iniltileri yine de seyircinin coşkusuyla karşılandı. Ve gecenin kuşkusuz en iyi performanslarından ‘Vogue’da Jean –Paul Gaultier’nin o meşhur sutyen tasarımının yenilenmiş versiyonuyla sahneye çıktığında o eski güzel Madonna günlerini yine hatırladık. Keşke kendisi de o eski güzel Madonna günlerini nostaljiye hapsetmese, onu o yapan yaratıcılığını ardından gelenlerle aşık atmaya feda etmese… 

Konserden notlar
Madonna ve ekibinin konsere beklenen saatten 45 dakika sonra başlaması, izleyicinin sabırsızlanmasına yol açtı. Konser başlayana kadar saha içinde de, tribünde de sık sık protesto alkışları yükseldi.
50 bin biletin satıldığı Madonna konserinde TT Arena, bir GalatasarayFenerbahçe derbisini aratmayacak, hatta saha içini de hesaba katarsak - haliyle - onu katbekat aşan bir doluluğa ulaştı.
Madonna’nın oğlu Rocco Ritchie, MDNA turnesinin kadrolu dansçısı gibiydi. Birçok performansta izleyiciyi coşturan Rocco, final şarkısı ‘Celebration’da da neredeyse başroldeydi.
Sanatçının, ‘Erotica’da sevgilisi Braihm Zaibat’la yaptığı erotik dans, konserin en çok alkış alan bölümlerinden oldu.
Biz de tekrarlayalım: Madonna konserinin hafızalara en çok kazınacak görüntülerinden biri, yıldızın ‘Like a Virgin’de memesini açmasıydı.