Artık onlar da birer Bond

Artık onlar da birer Bond
Artık onlar da birer Bond
Dile kolay tam on yıl olmuş. On yıla sığdırılan dört filmle 'Buz Devri' serisi bir kuşağı da kendisiyle birlikte büyüttü. 'Buz Devri 4: Kıtalar Ayrılıyor'u vesile edip 'animasyon çağı'nın en başarılı örneklerinden biri olan seriyi mercek altına aldık
Haber: ERMAN ATA UNCU - erman.uncu@radikal.com.tr / Arşivi

Onlarla tanışalı tam on yıl olmuş. Bir tembel hayvan, bir mamut ve bir kedigil smilodondan mürekkep (yeni filmde ‘bir fıkranın başlangıcı gibisiniz’ tanımlaması yapılıyor ki, gayet yerinde bir tespit) ‘Buz Devri’ çetesi, soylarının tükenmesinin arifesindeki mücadeleleriyle 2002’den beri seyredenleri eyliyor. Sincap özellikleri taşıyan –ama dünya üzerinde var olan bir türe de gönderme yapmayan– Scat’in olay örgüsü haricinde meşe palamuduna ulaşma maceraları, Buz Devri’nin sınırlarından da taştı artık. Televizyonda görmüşsünüzdür: O artık bir reklam yıldızı.
Malum her üç-dört senede bir yeni bir ‘Buz Devri’ macerası çıkması, artık gelenek. Ekibimizin bir insan yavrusunu smilodların elinden kurtardığı ilk film de hafızalarımızda iyi bir hatıra olarak kalsa sorun olmazdı. Ama ‘Buz Devri’ ekibi her filmde buzul çağının bitişini türlü yaratıcı formüllerle ertelemeyi, her seferinde ilerisinde de ekmek çıkartacak yeni sürüm buzul yaratıklarını servis etmeyi başardılar. Keseli sıçanlar Crash ve Eddie, tek gözlü maceraperest çakal Buck ve son filmde doğuştan korsan şempanze Kaptan Gutt, ‘Buz Devri’ndeki karakterler geçidinden sadece bir örnek.
Hepsi klasik Hollywood anlatısında sıklıkla kullanılmış, ‘gider’ özellikleri test edilmiş tiplemelere denk geliyor. Ama komik espriler, tutarlı olay örgüsü, onları çevreleyen cazip atmosfer ve dersini iyi çalışmış bir ekibin titizliği sayesinde bu karakterlerin aşinalığı ilgi çekici bir noktaya çekiliyor. Eninde sonunda yol maceralarının standart yapısını izleyen ‘Buz Devri’ filmleri –rutinleri sekteye uğrayan karakterler, türlü maceralardan sonra düzeni tekrar tesis ederler– eğlenceli bir deneyime dönüşüyor.
Bu 10 yıl içinde smilod Diego, sinsi bir işbirlikçiden grubun sadık bir elemanına dönüştü, Mamut Manny, ilk filmden bu yana agresyonunu biraz törpülemeyi başardı (Belki de bu, serinin orijinal seslendirme kadrosunda Manfred’i seslendiren ve ‘agresife bağlama’ konusundaki yeteneksizliği malum Ray Romano’nun işine de yaramıştır.) Fakat ‘Buz Devri’ senaryo ekibi, devam filmlerinin tuzaklarına düşmeden yeni ve inandırıcı çatışmalar bulmayı becerdi. İlk filmde uyumsuz karakterlerin birliğinden güç doğar düsturunu harekete geçiren ekibimiz, ikinci film ‘Buz Devri: Erime Başlıyor’da adı üstünde buzulların erimesiyle başa çıkmak durumundaydı. Aşk da bu noktada devreye girdi tabii. Manfred, kendini keseli sıçan sanan eşi Ellie’yle karşılaştı. 

‘Shrek’ boy ölçüşebilir
Üçüncü film ‘Dinozorların Şafağı’nda tarihöncesi maceralarda gelenek olduğu üzere başrolde dinozorlar işin içine girdi. Malum, bugün gösterime giren dördüncü filmde de olay, kıtaların ayrılması… Tabii Manny ile Ellie’nin dişi yavrularının ergenlik hezeyanları ve popülerlikle imtihanı gibi yan hikâyeler, ‘Buz Devri’nde ezelden beri var olan aile güzellemelerinin daha da pekişmesine vesile. Filmin açık uçlu finaline bakılırsa bu ailesel hezeyanlar, ileride daha çok doğal felakete eşlik edecek. Seri boyunca karakteri değişmeyen ender unsurlardan Sid, ‘naifliğe’, komik unsurluğa tüm gücüyle devam edecek. Scat’in maceraları, klasik çizgi dizi hırgürünü (‘Roadrunner’dan ‘Tom ve Jerry’ye uzanan bir külliyatı aklınıza getirin) değişik şekillerde güncellemeye devam edecek. Artık ‘Buz Devri’ de misal Bond gibi en güvenli limanlardan. Hem endüstri hem de neyle karşılaşacağını az çok bilen seyirci için.
Animasyon furyasında belki bir tek ‘Shrek’, bilinirlik ve süreklilik konusunda ‘Buz Devri’yle boy ölçüşebilir. Ama onun da postmodern esprilerinin yetişkinlere biraz daha hitap ettiğini akılda tutmalı. Zira son dönem animasyonlarda, çocuklarını sinemaya götüren anne-babaların sıkıntıdan patlamadığı bir durumdan bahsedersek, ‘Buz Devri’ bunun şahikalarından. İtiraf edin, ne kadar yetişkin olsanız da hâlâ televizyonda bir ‘Tom ve Jerry’ bölümüne denk geldiğinizde kahkahalarla gülüyorsanız, Scrat’in düşmeli kalkmalı, çarpmalı maceraları da yaş sınırına bakmaksızın size keyif vermeye devam edecektir. Son macera ‘Buz Devri: Kıtalar Ayrılıyor’un gayet eğlenceli siren sahnesinde çocukların da kavrayabileceği düşük dozda bir erotizm üzerinden yetişkinleri de güldürebilen ‘Buz Devri’ yaratıcıları da bunun farkında. Çocukluktan beri güldüren bir çizgide işler yapmak (inanılmaz derecede ‘aptal’ karakterler, sakar hayvanlar) ne sofistike olmamayı gerektirir ne de baştan savmacılığı…

Sevenlerİ anlattı
‘Hep kaybetmek ama hiç vazgeçmemek’ (Meltem Bilir, 29, özel sektör çalışanı): ‘Buz Devri’ demek Scrat’in tutkulu hayatı demek, bir palamudun peşinde binlerce yıl süren kovalamaca, onu kimselerle paylaşamamak, uğrunda dünyayı değiştirmek, tam kavuşacakken yine kaybetmek, hep kaybetmek ama hiç vazgeçmemek demek. 

‘Buz Devri 5’i merakla bekliyorum’ (Derviş Şentekin, 45, Radikal Kitap Editörü) : Manny, Sid ve Diego... Bu üçlüyü tanıdıktan sonra ‘Buz Devri’ serisinin müptelası oldum. Hayatta; Manny kadar bilge, Sid gibi beceriksiz ama komik ve Diego kadar bencil olmak istediğimden midir bu müptela olma hali, bilmem... Onlarca neden sayılabilir ama Buz Devri’ni neden seviyorum sorusunun en belirgin yanıtı şu olmalı benim için: İçimdeki çocuğu yeniden ortaya çıkardı... 

‘Didaktik olmadan bilgilendiriyor’ (Aydın İleri) : Kahramanların saflıkları, sakarlıkları öne çıkarken, tarihi, coğrafi, eğitici bilgiler izleyenlere didaktik olmadan eğlenceli olarak veriliyor. 

‘Scrat’in mücadelesine hayranım’ (Tamer Gökçe, 34, banka çalışanı) : Zavallı sincap Scrat’e ve onun meşe palamuduna sahip olabilmek için giriştiği amansız mücadelesine hayran olduğum için ‘Buz Devri’ diyorum. 

‘Ekolojik toplum demek’ (Emre Cingöz, 33, tiyatrocu) : ‘Buz Devri’ dünyadaki en temel ihtiyacın barınma ve yemek olduğunu bize tekrar hatırlatıyor. Bu ihtiyaç için tüm canlıların örgütlenmesi gerektiğini gösteriyor. Benim için ‘Buz Devri’ ekolojik toplum demek. Örgütten ayrılanı aslanın kapması demek. En zayıf halkaya bile tahammül edip ona “Sen de bizdensin” demek. 

‘Sincap tek başına bile fenomen olur’ (Ece Orallar, 29, kimya mühendisi): Filmin genel konusu içinde, ayrı bir konusu olan ve film boyunca meşe palamudu peşinde koşan sincap karakterini ayrı bir filmde tek karakter olarak alıp, bir sessiz film çekseler bile, o ‘Buz Devri’nin hasılatını yakalar ve fenomen olur. 

‘En iyi animasyon’ (İpek Ören, 23, öğrenci): ‘Buz Devri’ daha fragmanını izler izlemez ne kadar eğlenceli olduğunu anlayabileceğiniz filmdir. 

‘2000’lerin Aslan Kral’ı (Büke Tozlu, 23, öğrenci): ‘Buz Devri’ bence 2000’li yılların Aslan Kralı’dır. Hem çocuklara, hem yetişkinlere hitap etmesiyle, ince esprileriyle ve neredeyse animasyondan daha ünlü hale gelen Scrat karakteriyle çok sevdiğim bir animasyon serisi... 

‘Espriler büyüklere göre’ (Efe Çelik, 29, restoran işletmecisi ): Ben ‘Buz Devri’ni çocuklar için görünüp aslında büyüklere göre esprilere sahip olduğu için seviyorum. Bütün seriyi izledim, dördüncüsü vizyona girer girmez izlemeyi düşünüyorum.