Asil bir sesten aşk hikâyeleri

Spice Girls'ü gömdük, ortalığı kasıp kavurma sırası Britney Spears ve Christina Aguilera'da... Madonna'nın tahtına göz dikmişler.
Haber: RAİFE POLAT / Arşivi

İSTANBUL - Spice Girls'ü gömdük, ortalığı kasıp kavurma sırası Britney Spears ve Christina Aguilera'da... Madonna'nın tahtına göz dikmişler. Ancak listelerde bir numara olmak gerçekten yaratıcı, yeni, farklı bir ses olduğunuz anlamına geliyor mu? Hayır. Pop dünyasında yaratıcı olmak kimsenin umurunda değil, sansasyonel olmak yetiyor. Şimdi bakirelik moda!
Konumuz Kelly Joyce. Çok parıltılı ya da yaratıcı mı? Hayır, ama en azından sesi, dili, müziği biraz daha farklı. Üstelik sarışın da değil! Bu kadarcık farklılıkla bile, bunca pop albümünün içinden sıyrılmayı başarıyor.
Joyce 1982 Paris doğumlu, asil bir ailenin mensubu. Babası King Joe Bale eski Bantu İmparatorluğu'nun prensinin oğlu, annesi de Kontes Emanuelle Vidal De Fonseca. Ailesi sanata düşkün; babası kompozitör, annesi ünlü grup The Chocolats'ın hem kurucusu hem de solisti.
Piyano dersi aldı
Sekiz yaşında Londra'da keman dersleri alarak müziğe başlayan Kelly Joyce, daha sonra piyano çalmaya başladı. 12 yıl boyunca da Kraliyet Akademisi'nde dans dersleri aldı. Eh eğitim ve genler birleşince de ortaya taze bir pop şarkıcısı çıktı.
Kelly Joyce'un ilk albümü 'KJ', Universal Music'ten yayımlandı. Albümün ilk single'ı 'Vivre la vie', Fransız listelerine girerken, klibi de müzik kanallarında boy göstermeye başladı. Joyce, geçen ekim ayında özel bir gecede Ankaralılara da seslenmişti.
Albümün melodik yapısı eski Paris şarkılarını anımsatıyor, ritmik yapısı ise oldukça modern, tüm sesler 'computer' ortamında düzenlenmiş. Gitar, bas ve perküsyonları da çalan Paul Manners, tüm parçaların düzenlemelerini ve kayıtlarını yapmış. Şarkı sözleri ve müziklerin bazılarına da imzasını atmış.
Anne Fonseca'nın da şarkı sözlerine katkısı büyük. Sözler genellikle Fransızca. İçinde aşk olan hikâyeler anlatıyor. Kelly Joyce'un ses rengi oldukça ilginç. Bazen ahkâm kesiyor (Avec l'amour) bazen çekingen, ürkek (Moonlight Tango).
İlk single 'Vivre la vie', trompet ve keyboard'un katkısıyla albümün melodik olarak yüzü en geçmişe dönük parçası. 'Avec l'amour' ve 'Cherchez la Femme'ın iki ayrı versiyonu var. Ama bize sorarsanız tek versiyon yeterli.
'Close to you', naif bir şarkı. Kelly fısıldar gibi söylüyor. Vokal geri planda, aslında müzik de öyle. Bir garip buğulu şarkı.
Benim en favori parçam 'The Tree' oldu. Kelly, Stefano Vagnini'nin çaldığı akordeonla diyaloğa girmiş bu parçada. Gitar bir ara vokalin yerini alıyor. Albümün bütünü içerisinde ritim ve melodik yapısıyla hemen sıyrılan hoş bir ara sanki bu parça.
'KJ', tabii ki, Amerikan pop müziğinden biraz daha farklı çizgide. Teen-ager'lara ne kadar hitap eder bilemem ama Fransız müziğine düşkün olanlar için kesinlikle iyi bir seçenek.