Asırlık 'hayaller' antolojisi

Asırlık 'hayaller' antolojisi
Asırlık 'hayaller' antolojisi
Haber: SEDA NİĞBOLU / Arşivi

  TÜRKİYE SANATININ KADINLARI
Üç kuşak kadın sanatçı, İstanbul Modern’deki sergi açılışında küratörleriyle birlikte tarihi bir poz verdi. Ayaktakiler, soldan sağa: Gül Ilgaz, Ceren Oykut, Gülay Semercioğlu, Nancy Atakan,
Şükran Moral, Tomur Atagök, Meriç Hızal, Azade Köker, Oya Eczacıbaşı (müze yöneticisi), Gülçin Aksoy, Handan Börüteçene, Yasemin Nur Toksay, Arzu Başaran, Gözde İlkin, Elif Çelebi,
Burcu Pelvanoğlu (küratör), Zeynep İnankur(küratör), Ekin saçlıoğlu. Oturanlar: Canan, Nur Koçak, Nezaket Ekici, Nil Yalter, Levent Çalıkoğlu (küratör), Canan Dağdelen.

 

Bienal’in rüzgarını arkasına alan hemen hemen tüm sanat kurumları seçkilerini çağdaş sanatın yakın dönemi üzerine kuradursun, İstanbul Modern’in sezon açılışı dönemler ve akımların ötesinde çok daha geniş bir kavramla oldu. ‘Hayal ve Hakikat’ modern Türk sanatında kadının konumunu hem malzeme hem tema anlamında hiçbir boyutunu ıskalamadan sunuyor izleyicilerine. Sergi, Fatmagül Berktay, Levent Çalıkoğlu, Zeynep İnankur ve Burcu Pelvanoğlu küratörlüğünde 74 kadın sanatçının 100 yıllık üretimini bir araya getirerek bir nevi antoloji işlevi görüyor.
Basın toplantısında küratörlerden Zeynep İnankur’un da dediği gibi daha önce Beral Madra ve Tomur Atagök tarafından düzenlenmiş kadın sergilerimiz olsa da ‘Hayal ve Hakikat’ kadar kapsamlısı daha önce hiç gerçekleşmedi. Öyle ki feminist sanat kolektifi Guerilla Girls’ün sergide de yer alan bir posterinde yazdığı gibi, Türk resminde kadın imgesine ayrılan bir sergide bile sadece iki kadın sanatçıya yer vermeyi başarabilmişiz.
Kadın kelimesinin binlerce klişe kullanımına, cinselliğin altı çizilirken ötekileştirmenin erkek gözünden sürdürülmesine defalarca şahit olduk. İstanbul Modern’in çıkış noktası tam da bu yüzden çok önemli. Ne kadın olmanın yalnız bedensel kodlarına vurgu yapıyor ne de sadece feminist söylemlere yer vererek belli politikaların sözcülüğünü üstleniyor. Mesele sadece kadın zihninden, bedeninden taşan yaratının, hayalgücünün her türlü dışavurumu. Bu zenginliğin içinde Şükran Moral’in ‘Bordello’ performasında satılığa çıkan sanat ve kadın bedeni arasında kurduğu bağ da var, Nil Yalter’in Paris’te yasadışı çalışan Türk göçmenlerini anlattığı yerleştirmesi ‘Şu Gurbetlik Zor Zanaat’ da, Canan Tolon’un fotoğrafın gerçekçiliğine ve teknik şartlanmalara meydan okuduğu resimleri de… 

Büyük bir hayalgücü
Politika, sosyal tartışmalar ya da cinsel kimlikler zamanı yansıtan bu resimlerin içinden doğal bir şekilde zaten akıyor. İçlerinde üretildikleri erkek egemen sanat ortamında çok da alışık olmadığımız fantastik söylemler ve büyük bir hayalgücüyle hem de. Serginin ismi de buna gönderma yapıyor zaten. ‘Hayal ve Hakikat’, Fatma Aliye’nin Ahmet Mithat ile yazdığı 1891 tarihli aşk romanının adı. Romanda hayali kadın simgeliyor, hakikatiyse erkek. Bu sergiyse küratörlere göre kadınların hayallerini hakikate dönüştürme sürecinin bir resmi.
Hayaller ilk kadın sanatçılarımızdan Mihri Müşfik ile başlıyor. Aliye Berger, Hale Asaf, Semiha Berksoy, Leyla Gamsız gibi sanatçıların işlerinin arasından kronolojik sırayla ilerlerken hayallerin giderek somutun tekelinden çıkıp soyut şekillerde aktarıldığına şahit oluyoruz. Ancak kadın sanatçılar, gerçek anlamda sanatsal özerklikleriniyse ancak 70’lerden sonra kazanıyor.
Resmin egemenliğini alt eden video, yerleştirme, enstalasyon gibi ifade araçlarıyla canlılık kazanan düşler Füsun Onur, İnci Eviner, Hale Tenger, Selma Gürbüz gibi sanatçıların toplumsal cinsiyet, kimlik gibi meselelere kırılgan olmayan bir duygusallıkla yaklaştıkları işlerinde belirginleşiyor. Leyla Gediz, Esra Ersen, Nilbar Güreş, Gözde İlkin gibi sanatçılarla yakın döneme vardığımızdaysa artan bir özgüvene şahit oluyoruz. Bu süreçte çok fazla duygu, acı ve yakarış var. Bunun yanında çok fazla renk, samimiyet ve özgünlük.
Levent Çalıkoğlu, “Aşkla kurulmuş, tutkulu bir sergi” diyor zaten ‘Hayal ve Hakikat’ için . En büyük başarısı da burada zaten.
‘Hayal ve Hakikat- Türkiye’den Modern ve Çağdaş Kadın Sanatçılar’ sergisi 22 Ocak tarihine kadar İstanbul Modern’de görülebilir.

Emine Erdoğan açılıştaydı
‘Hayal ve Hakikat’ sergisinin açılışına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın eşi Emine Erdoğan ile kızı Sümeyye Erdoğan da katıldı. Açılışta konuşan Emine Erdoğan, kadın sanatçıların 1900’lü yılların başından günümüze uzanan eserlerini bir arada görmenin herkese yeni ilhamlar sunacağını ve yeni ufuklar açacağını belirtti.