Aslan için büyük kapışma

Dünyanın en eski film festivali Venedik, kısa adıyla La Mostra, aynı zamanda en çok yönetici tüketen festival özelliğine sahip. İlk kez 1932 yılında düzenlenen Venedik Film Festivali bugüne kadar 20 küsur yönetici eskitti.
Haber: MEHMET BASUTÇU / Arşivi

VENEDİK - Dünyanın en eski film festivali Venedik, kısa adıyla La Mostra, aynı zamanda en çok yönetici tüketen festival özelliğine sahip. İlk kez 1932 yılında düzenlenen Venedik Film Festivali bugüne kadar 20 küsur yönetici eskitti. Cannes Film Festivali'nde bu sayı bir elin parmaklarını bile doldurmazken La Mostra, yaratıcı sinemasını savunan sanat çizgisinden fazla taviz vermeden tutarlı bir yol izlemeyi başarsa da kaptan değiştirmekte üstüne yoktur.
Berlusconi iktidara geldikten sonra, kaptan köşkü fırtınaları daha da çılgın bir havaya girer. 2002 yılı başlarında, üçüncü festivalini düzenlemeye hazırlanan sinema tarihçisi, eleştirmen Alberto Barbera başarılı çalışmalarına karşın apar topar işinden istifa etmek zorunda bırakılır; gelen tepkiler karşısında da Berlin Film Festivali'ni uzun süre yönetmiş olan Moritz de Hadeln kaptanlığa getirilerek, uluslararası saygınlık bir ölçüde kurtarılmış olur. Deneyimli de Hadeln de başarılı iki festival düzenlemeyi, hem de zor koşullarda başarır ama Italya'da, o ülkenin kültüründen nasibini almamış bir insan için uzun süre barınmak zordur...
FIPRESCI: Bizi kızdırmayın
Bu bahar, kültür bakanlığının Venedik Bienali yönetiminde yeniden görev değişikliğine gitmesiyle de Hadeln'in de işine son veriliyordu. İki yıl önceki senaryonun yenilenmesi bu kez daha sert tepkiler doğuruyor, Uluslararası Sinema Yazarları (FIPRESCI) La Mostra'nın politik oyunlara kurban olması durumunda alternatif bir festival düzenleme yoluna gideceklerini duyuruyordu. İşte yakın geçmişi böylesine fırtınalı olan La Mostra, bu akşam Steven Spielberg'in yarışma dışı sunulacak 'Terminal' filmiyle başlayacak. Tom Hanks ve Catherine Zeta-Jones'u başrollerde izledikten sonra, açılışın tatlı esintileri, yerini yarışmalı ana bölümün sert rüzgârlarına bırakacak.
Rotterdam ve Locarno festivallerindeki yönetimiyle saygınlık kazanan, eleştirmenlikten yapımcılığa kadar sinemanın farklı alanlarında çalışmış olan Marco Müller, polemikleri aşan bir programla önümüze geliyor. Yoğun politik baskılara karşın bağımsız, özgür bir seçim sonucu oluşturulduğu izlenimi veren listeler, La Mostra'nın temelde 'sanat sinemasının kalesi' özelliğini sürdürdüğünü de göstermekte.
Popüler sinemanın en başarılı örnekleriyle öncü denemeler arasındaki dengeyi koruyan, Amerikan sinemasını dışlamadan, Asyalı ve Avrupalı yönetmenlerin yaratıcı çalışmalarına geniş yer veren programda başarılı bir sinemasal diplomasi sergileniyor. Michelangelo Antonioni, Claude Chabrol ve Manoel de Oliveira gibi usta yönetmenlerin yanı sıra, ticari sinemanın Jonathan Demme, Spike Lee, Michael Mann, Micheal Radford ve Spielberg imzalı kalburüstü örnekleri Venedik'te de yarışma dışı izlenecek. Bu filmlerin, Hanks ve Zeta-Jones yanında Lido perdelerine taşıyacağı ve en iyi oyuncu ödüllerine aday olamayacak yıldızları, Cannes'ı bile kıskandıracak düzeyde: Robert De Niro, Meryl Streep, John Turturro, Tom Cruise, Al Pacino, Jeremy Irons, Denzel Washington...
Altın Aslan adayı 21 yönetmen arasında, Gianni Amelio, Alejandro Amenabar, Claire Denis, Arnaud Desplechin, Amos Gitaã, Mike Leigh, François Ozon ve Wim Wenders bulunuyor. Dört adayla Fransızların başı çektiği 'Venezia 61' adlı bu ana bölümde Avrupa ve Asya sinemaları önemli bir yer tutarken, Amerikan sinemasının Jonathan Glaser ve Todd Solondz yanındaki üçüncü Altın Aslan adayı, Hint asıllı yönetmen Mira Nair.
Türkiye'den film yok
Bu arada, kadın yıldızlar, erkeklere fark atmış durumda: Catherine Deneuve, Beatrice Dalle, Nicole Kidman, Hanna Schygulla, Jennifer Jason Leigh ve Charlotte Rampling, La Mostra'nın en iyi kadın oyuncu adayı konukları arasında yer alırken, öte yanda, kitlelerin tanıdığı tek isim Bob Hoskins...
Geçen güz Derviş Zaim'in 'Çamur'unu, ödüllü bir yan bölümde izlemiştik. Bu kez ne ana yarışmada ne de 'Venezia Orizzonti' (Venedik Ufukları) adını alan bu yan bölümde bizden film yok. Sinemamızı yakından tanıyan 'Çamur'un yapımcısı Marco Müller, programına alabileceği kadar ilgisini çeken bir Türk filmi bulamamış. En ciddi adaylardan Yeşim Ustaoğlu'nun filmi 'Bulutları Beklerken'i de tutuk ve fazla akademik bulduğu için geri çevirmiş. Festivalin geleneksel yaşam boyu onur ödülü, bu yıl iki yönetmene, Manoel de Oliveira ile müzikal filmler ustası Stanley Donen'e verilecek. Sinema dünyasının en yaşlı ve en üretken yönetmeni, 1908 doğumlu Portekizli usta Manoel de Oliveira, Cannes yanında özellikle Venedik'te defalarca yarışmış, ödüller almış, bakış açısı ve sinema diliyle hep taze ve öncü kalmayı başarmış yaratıcı kimliğiyle, son filmi eşliğinde alkışlanacak.
Venedik Film Festivali'nin uzak /yakın tarihine ve bugunüne bakarak, beylik deyişi, 'Hükümetler gelir geçer, sinema sanatını savunan festival yürür gider' diye değiştirmek yanlış olmasa gerek...