Aslında tango bizim toplum yapımıza çok uygun

Aslında tango bizim toplum yapımıza çok uygun
Aslında tango bizim toplum yapımıza çok uygun
1900'ların başında Kayseri'den Buenos Aires'e giden dedesini araştırırken tangoya ilgi duymaya başlayan Türkiye'nin sayılı arp sanatçılarından Şirin Pancaroğlu, Kalan Müzik etiketiyle çıkan 'Cafe Tango' albümüyle karşımızda. Albümün tanıtım konseri kapsamında ekibiyle birlikte bu akşam Salon İKSV'de sahneye çıkacak Pancaroğlu, Radikal'in sorularını yanıtladı.

Tangoya olan ilginiz nasıl başladı, anlatabilir misiniz?Tangoya olan ilgim bir aile hikayesine dayanıyor. Dedem, 1900’ların başında akın akın Amerika’ya göç edildiği yıllarda, Ermeni arkadaşlarıyla birlikte Kayseri’nin Develi ilçesinden Buenos Aires’e gitmiş. 6 yıl kadar orada kaldıktan sonra evlenmek için doğduğu yerlere geri dönmüş. Dedemi hiç tanımadım ama onun hayat serüvenine olan merakım ve saygım benim tangoya olan ilgimin çıkış noktası oldu. Üniversite yıllarında ise ABD’de Latin Amerikalı arkadaşlarım oldu. Böylece onların hem yerel müzik kültürlerini, hem de kendi içinde oldukça melez bir müzik yapısına sahip olan tangoyu daha yakından tanıma fırsatı buldum.

“Cafe Tango”nun serüvenini bize anlatabilir misiniz?
Uzun yıllar tango çalan bir topluluğun içinde olmayı arzu ettim. Bunun için oldukça uzun bir zaman bekledim. Bir gün, oğlum bir yaşındayken, onu uyuması için bahçede pusetinde sallarken gözümün önünde bir görüntü belirdi: İçerisinde Arjantin ve Türkiye’den tangoların, dansın, teatral bir boyutun olduğu bir sahne gözümde canlandı. Önce sadece bir fikirle başlayan proje, daha sonra giderek çoğalan ekibimizle bir sahne gösterisine dönüştü. ‘Cafe Tango’, albümünde çok değerli isimlerle birlikte çalıştık. İstanbul’da yaşayan Arjantinli usta gitarist Ricardo Moyano, deneyimli bandoneoncu Carlos Gustavo Battistessa ve usta kontrbasçı Volkan Topakoğlu müzikal üslupları ile parçalara albüme apayrı bir renk ve tad kazandırdılar. İlk gösterimizi 2010’un sonunda İş Sanat’ta izleyici ile buluşturduk. 2013 yazına kadar Türkiye’de çeşitli sahnelerde oldukça beğeni toplayan performanslarımız oldu. Daha sonra, tangonun olmazsa olmazı, bir erkek ses katmak istedik ekibimize ve Bora Uymaz ile bir araya geldik. Türk müziği alanında büyük bir okuyucu olarak biliyordum kendisini. Sesinin tango için çok uygun olduğunu düşündüm. Böylece projemizin hem aranan erkek solisti hem de bestecisi olarak aramıza katıldı.

Ve “Cafe Tango” daha sonra bir albüme dönüştü...
Evet. Türkiye’de çıkacak bir albümün şarkı sözlerinin de Türkçe olması gerekiyordu. Türkçe tango parçaları için yaşanan bir takım telif sorunları sebebiyle, albüm fikrimizi ilk etapta hayata geçiremedik. Fakat bu bizi kendi bestelerimizi yapmaya yöneltti. Ben klasik Batı, Bora Uymaz ise klasik Türk müziği geleneğinden geliyor. İlk adımı Bora attı ve bir tango parça besteleyip benimle paylaştı. Daha sonra, onun da cesaretlendirmesi ile ben de besteci yönümü keşfettim. Bu albümü bir konser havasında kaydettik. Çoğunluğu Bora Uymaz’a ait yeni besteler ve sözler ile bana ait bestelerin yanı sıra, albümde ayrıca Astor Piazzolla’nun eserleri başta olmak üzere Arjantin tangosunun klasikleri de yer alıyor. “Cafe Tango” aslında sadece eski İstanbul’un romantik aşk hikayelerini, operet ve taş plakların nostaljik anılarını zihinlerinizde tekrar canlandırmakla kalmıyor; tangonun vatanı Buenos Aires’in tutkulu atmosferini de evlerimize, sahnelerimize taşıyor. Albümümüzün lansman konserini 27 Ocak Salı günü saat 21:30’da Salon IKSV’de gerçekleştireceğiz. Bu müziğe ilgi duyan, daha yakından tanımak isteyen herkesi konserimize bekliyoruz.

Türkiye’de Tango müziğinin konumu nasıl, insanlar bu müzik türüne aşina mı?Türkçe sözlü tango bizde Cumhuriyet döneminde başlayan bir gelenek. Bu müzik Cumhuriyet balolarında sık sık çalınır ve eşliğinde dans edilirmiş. Tango içerisinde espri ve nükte de barındırıyor, bu Türk toplumunun yapısına da çok uygun bir özellik. Dünyanın en ünlü tango parçası La Cumparsita’nın düğün marşı olarak çalındığı tek ülkede yaşıyor olmamız bu köklü geleneğin de bir göstergesi. Fakat ne yazık ki uzun zamandır Türkiye’de bu gelenek unutulmaya yüz tutmuş durumda. Yeni besteler yapılmadığı gibi eski besteler de teliflerden dolayı seslendirilemiyor. Biz Cafe Tango ile bu durumu tersine çevirmeyi, bu özel geleneği ülkemizde tekrar canlandırmayı hedefledik.

Şirin Pancaroğlu’nun ‘Cafe Tango’ albüm lansman konseri 27 Ocak Salı günü saat 21:30’da Salon IKSV’de.