'Auster doğru söylüyor ama burada da söylesin'

'Auster doğru söylüyor ama burada da söylesin'
'Auster doğru söylüyor ama burada da söylesin'
ABD'li ünlü yazar Paul Auster'in "Hapisteki yazar ve gazeteciler yüzünden Türkiye'ye gelmiyorum" açıklaması tartışılıyor. Auster'in çıkışı doğru bulunurken, okurlarını cezalandırması eleştiri konusu oldu
Haber: ŞENAY AYDEMİR - senay.aydemir@radikal.com.tr / Arşivi

Son kitabı ‘Kış Günlüğü’ ABD’den bile önce ve ilk olarak Türkçe basılıp, Türkiye ’de yayımlanan ünlü yazar Paul Auster’in “Hapiste yatan yazar ve gazeteciler yüzünden Türkiye’ye gelmeyi reddediyorum” sözleri tartışılıyor.
Dünyaca ünlü yazar Paul Auster dün Hürriyet gazetesinden Buket Şahin’e verdiği röportajda “Hapiste yatan yazar ve gazeteciler yüzünden Türkiye’ye gelmeyi reddediyorum! Kaç kişi oldu? 100’ü geçti mi? Biz demokratlar Bush’lardan kurtulduk. Bir savaş suçlusu olarak yargılanması gereken Cheney’den kurtulduk. Neler oluyor Türkiye’de! En çok endişelendiğim ülke. Demokrat yasaları olmayan ülkelere gitmiyorum davet alsam da. Aynı sebeple Çin’den gelen davetleri de geri çeviriyorum. Bu hükümetleri protesto ediyorum” ifadelerine yer vermişti.
Auster’in görüşleri dün sosyal medyanın en fazla konuşulan gündemlerinden birisi oldu. ABD’li ünlü yazar sosyal medyada genel olarak destek görse de çok sert eleştirilerin de hedefi oldu. 

‘Gelsin ziyaret etsin’
Auster’in açıklamaları üzerine görüşlerine başvurduğumuz Yayıncılar Birliği Başkanı Metin Celâl, ABD’li yazarın Türkiye’deki durumdan haberdar olması ve endişelenmesini aydın duyarlılığı açısından olumlu bulduğunu ifade etti. “Ama ‘Hükümeti protesto ediyorum’, diyerek Türkiye’den gelen davetleri reddetmesini anlamak mümkün değil. Paul Auster’in Türkiye’ye gelmemesinden Başbakan Tayyip Erdoğan ’ın ya da diğer hükümet üyelerinin üzüleceğini sanmıyorum. Üzülecek olan Auster’i sevenlerdir, okurlarıdır” diyen Celâl, Auster’in Türkiye’ye gelmesi, yazarları hapiste ziyaret etmesi, duruşmalara katılması, basın toplantıları yapmasının gerçek anlamda bir protesto, dayanışma olacağına dikkat çekti. Celâl sözlerini şöyle tamamladı: “Auster’in Türkiye’de yazarların, yayıncıların hapiste olduğunu bilmesine rağmen gelmemesi ‘Göz görmeyince gönül katlanır’ şeklinde ifade edebileceğimiz bir devekuşu politikasıdır. Duyarlı bir aydının tavrı bu olmamalı.
Yazar İnci Aral ise “Tavrını ortaya koymuş. Bence iyi etmiş. Başkalarının da Türkiye için söylemesi gerekiyor. Bir tavır konulması lazım. Beğendim bu tavrı” şeklinde konuştu.
Bir başka yazar Ahmet Ümit de “Her aydının, gazeteciler tutuklanıyorsa, düşünce üzerinde bir yasak varsa, kendi tavrıyla protesto etmesi ahlaki bir tavırdır. Türkiye’de son dönemde özellikle gazeteciler yazdıklarından dolayı tutuklanıyorlar, düşüncelerinden dolayı yargılanıyorlar. Bunun kabul edilmesi mümkün değil. Bu tavrı, Türkiye’ye değil mevcut iktidarın uygulamalarına karşı bir tavır, bir protesto olarak okumak lazım” dedi.
Yönetmen Derviş Zaim ise Auster’in söylediklerine katıldığını belirterek başka bir noktaya dikkat çekti. Bir ülkedeki duruma dikkat çekmek için bu tür açıklamaların yapılabileceğini ifade eden Zaim “Ama bunu sistematik hale getirmek, o ülkede başka şekilde sağlıklı ve yaratıcı ilişkiler kurabileceği insanlarla buluşma fırsatını da ortadan kaldırmak anlamına geliyor” diye konuştu.
Auster’in kitaplarını yayımlayan Can Yayınları yöneticisi Can Öz ise bütün yazarlarını okurlarıyla buluşturmak için ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini söyledi. Öz, yazarların aralarında Türkiye’deki demokrasi sorunlarının da olduğu çeşitli gerekçelerle gelmemeyi tercih ettiklerini, buna da saygı duyduklarını ifade etti. Okurların da Paul Auster’e aynı saygıyı duyacaklarına inandığını belirten Öz, ünlü yazarı her kitabı çıktığında ya da fuar zamanı davet ettiklerini ama henüz getirmeyi başaramadıklarını aktardı.

Auster ilk örnek değil
Ünlü polisiye yazarı Johannes Mario Simmel de 12 Eylül darbesini protesto etmek amacıyla 2007’ye kadar Türkiye’de kitaplarının yayımlanmasına izin vermemişti. 1990’lı yılların başında ise Ankara Film Festivali yöneticilerinin festival programına bir filmiyle dahil ettiği ünlü Finli yönetmen Aki Kaurismaki, festival yönetimine bir mektup yazarak “Ben insan hakları ihlallerinin yaşandığı bir ülkeye filmimi göndermem” demişti.
Öte yandan ünlü rock grubu U2 da uzun yıllar boyunca Türkiye’deki insan hakları ihlallerini gerekçe göstererek konser vermeyi reddetmişti. Grup, 2010 yılı eylül ayında İstanbul ’da bir konser verdi.

twitter yorumları
Paul Auster: Demokratik yasaları olmayan ülkelere gitmiyorum.Türkiye ve Çin gibi. (İstediğiniz kadar demokrasi nutku atın, algı bu)
(Gani Müjde) 

Günümüzün en önemli yazarlarından Paul Auster söylemiş “Türkiye Çin gibi” diye. Kacak üretimden söz etmiyor Auster abimiz anlayabildiniz:)
(Metin Uca) 
Paul Auster Türkiye’ye hapisteki yazar ve gazeteciler yüzünden gelmediğini söylemiş. Endişeliymiş. (Hürriyet) 1 Auster 10 devlete bedeldir. (Haluk Şahin) 

Paul Auster, demokrat yasaları olmayan ülkelere gitmediğini açıklamış, sorumluluk taşıyan gerçek bir aydın o! Ya Türkiye’deki yazarlar? (Suzan Samancı)


Paul Auster yorumlarına bakıyorum da; milliyetçilik zekâyı gölgeliyor. Tabu ve dogmaların eşliğinde düşünen adam düşünen adam değildir.
(Doğu Yücel)