AYIN CAZ ALBÜMLERİ

Son çeyrek yüzyıl içinde büyük bir gelişme yaşayan iletişim teknolojisi, siyasal globalleşme, müzik dünyasını, algısını gitgide aynılaştırırken, müzik endüstrisindeki 'bağımsız firmalar'ı da hızla çoğalttı.
Haber: ORHAN KAHYAOĞLU / Arşivi

Çokuluslu bir müzik tavrı
İSTANBUL - Son çeyrek yüzyıl içinde büyük bir gelişme yaşayan iletişim teknolojisi, siyasal globalleşme, müzik dünyasını, algısını gitgide aynılaştırırken, müzik endüstrisindeki 'bağımsız firmalar'ı da hızla çoğalttı. Bu firmalar yoluyla sayısız müzisyen, kategorilere-türlere sığmayan ölçüde bir bireysellikle ön plana çıktılar.
Dolayısıyla her müzik türünde olduğu gibi, caz müziği de kategorize edilemeyen müzikal çizgiler ortaya çıktı. Hatta olay biraz da tersine döndü; cazın karakteristik birçok özelliğini müziğinin ana ekseni olarak alsa da, bir bütün itibarıyla yapılan müziğe caz diyemeyeceğimiz, tamamen bireysellikleriyle var olan birçok virtüöz, özellikle bu bağımsız firmalar içinde yeşerdi, büyüdü. Bu isimler, daha çok çokkültürlü, çokuluslu hatta çokkıtalı bir müzik vizyonuyla varolmayı seçtiler.
Son 10 yılın Avrupa müzik ortamındaki en önemli kontrbasçılarından Bask kökenli bir Fransız-İspanyol ailenin çocuğu Renaud Garcia-Fons'un, hiçbir müzik kalıbına tam anlamıyla sığmayan bir sound'lar dünyası var. Onun müziğinde klasik müzik, caz ve Güneybatı Avrupa folklarının üç temel müzikal kaynak olduğunu belki ilk elde düşünmek mümkün. Ama yapıtlarında flamenkodan tango'ya, Endülüs müziğinden Afrika ritimlerine, Latin Amerika'nın zengin folklor ve ritimlerinden Hint müziklerine uzanan geniş bir müzik dağarcığının izlerini bulmak mümkün.
Albümde stilistik açıdan da sınırları gözetmemesinin kaçınılmaz bir sonucu olan sound' larla karşılaşılıyor. Sanatçının kendi müzikal, kültürel coğrafyası, yani Güneybatı Avrupa folklorları, çoğu kez ön plana çıkıyor. Ama tüm bu müzikler altyapısal olarak bazen kendi kaynaklarına bağlı yorumlanırken, çoğu kez klasik veya caz bir altyapının açık izleriyle de karşılaşılıyor.
Özel beş telli kontrbasıyla ürettiği sesler ve benzersiz doğaçlama teknikleriyle ortaya dünyevi ama o denli de biricik sound'lar çıkıyor. Garcia-Fons Akdeniz'in melodik duyarlılığını, farklı kavislerden oluşan sound'un içinde apayrı bir lezzete dönüştürüyor.
'Entremundo'da bu müzikal özelliklerin çoğunun izine rastlamak mümkün. Bir ucu Akdeniz lirizmine, bazense Doğu mistisizmine kayan tamamen kişisel bir bas üslubu albümde ağırlığını koymuş. İnanılmaz bir folklorik imgelem, sound'unun ilginç altyapısıyla buluştuğunda, dünyevi olduğu kadar tekil bir tarz albümde belirginlik kazanmış. Garcia-Fons albümü tek başına yapmamış Garcia-Fons. Albümün çekirdek üçlüsünde Garcia-Fons'un yanında, davul ve perküsyonuyla Jorge 'Negrito' Trasante ve flamenko gitarıyla Antonio Ruiz 'Kiko' öneme sahip.
'Entremundo', umuda bir çağrı; yüreğin gücüyle buna transe olmayı işaretliyor. Bu umudun içinde dünyevi kardeşliğin özlemi de yatıyor. Albümdeki 11 parça, bir yanıyla tamamen birbirinden bağımsızlar; öte yandansa tamamen bir duygu bütünlüğünü oluşturuyor. Dünyada böyle bir kontrbas anlatımına rastlamak imkânsız. Aynı durum, parçaların müzikal özellikleri açısından da böyle. Ufku 'standartlaşmamış' cazseverleri ve müziğin günümüzdeki büyülü dünyeviliğine ilgiyle yaklaşanları heyecanlandıracak bir albüm 'Entremundo'.
Entremundo/Renaud Garcia-Fons/Enja



Mahmoud Turkmani adını bir kenara not edin!
Moskova'da gitar eğitimi alan Lübnanlı müzisyen Mahmoud Turkmani, 90'ların ortasından itibaren ise ülkesi ve coğrafyasının temel enstrümanı udda da yetkinleşti. Sanatçı bu süreçle birlikte geleneksel Arap müziği ve teknikleriyle, Batı müziğinin benzeri özelliklerini ilginç biçimde buluşturup yeni bir müzikal çizgi ve tavrı geliştirmeye yönelip, son yılların Arap ve Avrupa dünyasındaki gözde isimlerinden biri oldu.
'Zakira' adlı albümü, sanatçının değindiğimiz kaynaşım arayışının tipik bir örneği. Albümde büyülü bir çokkültürlü müzik tavrı çıkıyor ortaya. Nadir de olsa doğaçlama kesitlerine bile rastlanan uzun ve etkili yedi parça var albümde. Şarkıcı Rehab Metawee'nin yorumu ve Mısırlı müzisyenlerin virtüöz kimlikleri ortaya benzerine az rastlanan bir sound'u çıkarmış. Turkmani, Arap müziğini yeni bir çizgiye, eğilime taşıma çabasında. Benzersiz sound'uyla sanırız bu müzisyen, gelecek yılların en parıltılı isimlerinden biri olmaya aday.
Zakira/Mahmoud Turkmani/Enja