AYIN CAZ ALBÜMLERİ

Bu ayın albümü olarak konu edeceğimiz çalışma, 1980'ler cazında bir belirginlik kazanan neoklasizmin klarnetteki sembollerinden olan etkili müzisyen Don Byron'un yeni yapıtı 'Ivey-Divey'.
Haber: ORHAN KAHYAOĞLU / Arşivi

Köklere uzanan yolculuk
Bu ayın albümü olarak konu edeceğimiz çalışma, 1980'ler cazında bir belirginlik kazanan neoklasizmin klarnetteki sembollerinden olan etkili müzisyen Don Byron'un yeni yapıtı 'Ivey-Divey'. Byron, 1970'lerdeki klasik klarnet çalışmaları ve salsa gruplarında çalmanın ardından, Boston'daki New England Müzik Akademisi'nde caz eğitimine yöneldi ve o zaman diliminden sonra hep bir caz klarnetçisi olarak büyük bir yükseliş yaşadı.
1980'lerin ortalarıyla, cazın avangart ortamında David Murray, Craig Harris, Marc Ribot veya Bill Frisell gibi sayısız ustayla çalan ve stilini-stillerini pekiştiren Byron'un kendi adına çıkan ilk albümü ancak 1992'de 'Tuskeegee Experiments' adıyla yayımlanmıştı. O dönemden elimizdeki son albüm 'Ivey-Divey'e kadar biri konser kaydı 10 albümü yayımlandı. Byron'un temel ayrıcalığı, birçok müzikal stili sound'unda bir arada kullanabilmesi. Dolayısıyla devamlı eklektik bir caz algısı oldu. Ta ki 1993'te çıkan 'Don Byron Plays The Music Of Mickey Katz' albümüne kadar klazmer müziğiyle yakın bağı oldu. Enstrümanındaki teknik perspektifi ve eklektik tavrı onu 1990'lardan günümüze, benzerine nadir rastlanan bir virtüöze dönüştürdü.
Onun için, bir tür 'kavramsalcı' diyenler bile oldu. Her albümü farklı stilleri çağrıştırdı. Albümlerinin çoğunda dikkat çeken humor duygusuysa, 2001 yılında çıkan 'More Music For Six Musicians' da onun avangart arayışlarının zarif bir sembolü durumundaydı. Caz geleneğinden tam anlamıyla hiç kopmadı. Özellikle de onun bop ve hard-bop duyarlılığı sound'larında çoğu kez temel bir unsur oldu.
Açık fikirli ve maceraperest yanı hep ön planda olan Byron yeni albümü 'Ivey-Divey'de bu kez daha farklı, modern cazın köklerinde gezinen ilginç bir caz edasını önümüze çıkarıyor. Bu albümünde bir trio projeyle karşımızda. Bu trio'da iki büyük ustayı yanına almış Byron; piyanist Jason Moran ve davulcu Jack DeJohnette. Ortaya çıkan sound'lar arasından mainstream'in yanında bop, hard-bop ve cool-caz ana akımlar durumunda. Uçuk doğaçlama tekniği ve ilginç melodi cümleleriyle, klarnetine bu kez apayrı bir kimlik kazandırıyor Byron. Bas klarnet ve tek bir parçada da tenor saks çalıyor. Kendi ruhaniliği ve caz algısıyla ortaya zaman ve uzamla hesaplaşan bir virtüöz tablosu çıkıyor.
Byron'ın köklere yaslanan yenilenme arayışlarında Jason Moran ve Jack DeJohnette'ın tartışılmaz katkıları var. Evet, Byron bu kez avangartın peşinde değil. Köklerinde yolculuk yapmış. Ama, yarın ne yapacağını da kimse kestiremez.
Ivey-Divey/Don Byron/Blue Note-EMI
Charlie Parker'a minnet borcunu ödedi
Stefano Di Battista, İtalya'da yetişen yeni kuşak caz müzisyenlerinin en önemlilerinden biri. 'Parker's Mood' adlı yeni albüm sanatçının, Charlie Parker özelinde, bebop müziğine olan tutkulu bağının bir sonucu. Albümde Parker'ın yanında yine bebop'ın yaratıcılarından Dizzy Gillespie ve Thelenious Monk'un da kompozisyonları yer alıyor. Di Battista'nın bu yeni albümünde çok önemli bir konuk olarak, caz piyanonun büyük ustalarından Kenny Baron da yer alıyor. Günümüzün gözde bir alto ve soprano saksçısı kabul edilen Battista hemen tüm cazcılar gibi, bu sanata yeni ufuklar açan bebop akımı ve öncüsü Parker'a hep minnetlerini sunagelmiştir. Bu kez de söz konusu işi Di Battista üstlenmiş. Bu caza günümüzün duyarlılığıyla nasıl bakıldığının, bu müziğin nasıl yeniden yorumlanıldığının izleriyle dolu bu albüm. Özellikle 'Bird' tutkunlarına tavsiye etmek gerekiyor.
Parker's Mood/Stefano di Battista/Blue Note-EMI