Ayna ayna, söyle bana...

Ayna ayna, söyle bana...
Ayna ayna, söyle bana...
'Recep İvedik' serisinin rekortmen filmlerinin sonuncusu, Acun Ilıcalı fabrikasının ekran fenomenlerinden 'Survivor'dan nasiplenip, bir tür 'melez' çalışmaya dönüşüyor.
Haber: MURAT ÖZER - cinemozer@gmail.com / Arşivi

RECEP İVEDİK 4 (1 Yıldız)
Yönetmen: Togan Gökbakar
Oyuncular: Şahan Gökbakar, İrfan Kangı, Barış Gül, Cem Korkmaz
Süre: 117 dk.

Şahan Gökbakar’ın ekrandan beyazperdeye transfer ettiği ve her filmiyle rekorlara imza atan ‘Recep İvedik’ serisinin dördüncüsü de ilk üç günlük seyirci sayısıyla (1.641.474) yeni bir rekor kırdı. Gözümüz yok, Allah arttırsın! Ancak, bizim işimiz rekorların peşinde koşmak değil, filmlerin neyi nasıl anlattıklarını dilimiz döndüğünce sayfalara yansıtabilmek. Hal böyle olunca, ‘Recep İvedik 4’ün rekor açılış rakamı da sektörün ekmek yemesi dışında bir anlam taşımıyor bizim için (Şahan Gökbakar’ın da en büyük derdiydi bu zaten!).
Filme dönüp de neler olup bittiğine odaklandığımızdaysa karşımıza çıkan şu oluyor: Özellikle serinin üçüncü filminde (‘çoklar’ içinde en az seyirciye ulaşanı), karakteri başıboş biçimde ortalığa salmayıp bir hikâye anlatmaya çalışan, böylece bir ‘ sinema dili’ oluşturur gibi görünen Gökbakar kardeşler, bu ‘yöntem’in seyirci toplama anlamında geçer akçe olmadığını kavramış olmalılar ki ‘Recep İvedik 4’te hikâye anlatımı meselesine pek kafayı takmıyorlar. Acun Ilıcalı fabrikasının ekran fenomenlerinden ‘Survivor’dan nasiplenip, bir tür ‘melez’ çalışma içine giriyorlar bu bölümde. İki fenomenin bir bedende hayat bulmasıysa önüne geçilmesi zor bir ‘başarı’yı getiriyor haliyle. Evet, bunun ticarî anlamda büyük bir başarı olduğunu yadsıyacak değiliz, ki Gökbakar kardeşlerin de temel motivasyonlarının bu olduğu açık. Yoksa, ‘iyi sinema yapmak’ gibi ulvî bir amaç uğruna kamerayı çalıştırmış değiller!
Filme dair söylenebilecek çok şey de yok aslında, bildiğiniz numaralar işte. Recep ‘bir halk kahramanı’ İvedik’in ‘kabalık’ı merkeze alan eylemlerini izliyoruz iki saat boyunca. Mahalledeki çocukların top oynadığı tek yeşil alanı korumak gibi ‘karşı çıkılmaz’ bir amaçla hareket ediyor Recep ama bunu yaparken kullandığı enstrümanların aynı ‘değer’de olduğunu söylemek zor. Memlekete uzunca bir süredir hâkim olan ‘dil’in bir yansıması Recep, bir tür ‘ayna’ görevi görüyor aslında. Bu anlamda toplumbilimcilerin didik didik etmesi gereken bir karakter. Hiçbir şekilde ‘uzlaşmayan’, buna karşılık sürekli bağırıp çağırarak (fırça atarak) gücünü hissettirmeye çalışan bir zihniyetin ‘komik’ (!) versiyonu o. Memleketin ruh halinin nereden nereye evrildiği konusunda da önemli bir gösterge.
İyi film /kötü film hesabına girmeden, ‘Eyyvah Eyvah’ serisinin antitezi gibi ‘Recep İvedik’ serisi. Bu noktada Ata Demirer ile Şahan Gökbakar’ı da oyunculuklarından ziyade senaristlikleriyle karşılaştırmak ve bir sonuca varmak mümkün. Demirer’in karakter ve hikâye oluşturmada gösterdiği hassasiyetin zerresi yok Gökbakar’da. Aslında ikisi de ‘sevilen’ karakterlerin serüvenlerini seriye dönüştürüyorlar, yani benzer ticarî motivasyonlara sahipler. Ancak, ‘iyi ile kötünün bahçesi’ndeki iyi ile kötü gibiler ve gittikçe birbirlerinden uzaklaşıyorlar, tıpkı memleketin mecbur bırakıldığı ‘kutuplaşma’ gibi...

VİZYONU DEVAM EDEN YERLİLER

Bi Küçük Eylül Meselesi (2 yıldız)
Balayı (1 yıldız)
Daire (2 yıldız)
Eyyvah Eyvah 3 (2 yıldız)
Çılgın Dersane 3 (1 yıldız)
Sağ Salim 2: Sil Baştan (1 yıldız)
Patron Mutlu Son İstiyor (2 yıldız)
Düğün Dernek (1 yıldız)
Sen Aydınlatırsın Geceyi (3 yıldız)